BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KKTC, AİHM’nin (Arestis kararı) ile sağladığı imkânı iyi kullanmalıdır

KKTC, AİHM’nin (Arestis kararı) ile sağladığı imkânı iyi kullanmalıdır

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 22 Aralık 2005 günü (Ksenides-Arestis) davasında verdiği bir kararla, Türkiye’nin tazminat ödemesini gerekli bulmazken, KKTC’ye, Türkiye’nin mülkiyet ihlali konusunda etkin bir “iç hukuk yolu” oluşturmasını da talep ve tavsiye ederek, muhtemelen 40 milyar dolara varacak bir tazminat ödeme yükünden Türkiye’yi kurtarmış bulunuyor.



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 22 Aralık 2005 günü (Ksenides-Arestis) davasında verdiği bir kararla, Türkiye’nin tazminat ödemesini gerekli bulmazken, KKTC’ye, Türkiye’nin mülkiyet ihlali konusunda etkin bir “iç hukuk yolu” oluşturmasını da talep ve tavsiye ederek, muhtemelen 40 milyar dolara varacak bir tazminat ödeme yükünden Türkiye’yi kurtarmış bulunuyor. Bu davanın temelinde, Ksenides-Arestis’in yerleşime kapalı Maraş bölgesinde 1974’te terk ettiği taşınmaz mallarını geri almak için 1999’da Türkiye’ye karşı dava açması yatıyor. Ne var ki, AİHM Türkiye’nin, AİHS’yi ve mülkiyet hakkını garanti altına alan 1. Protokolü ihlal ettiğine karar verirken, Türkiye’nin bu davada tazminat ödemesi yönünde bir karar almayarak, Türkiye’den üç ay içinde, sayısı şimdiden 1400’ü aşan benzer davalar için örnek oluşturabilecek bir çözüm yolu bulmasını talep ediyor. Ancak, Türkiye’nin bu dava ve benzerleri için AİHM’ye sunacağı çözüm yönteminin, hem AİHS’ye uygun, hem de AİHM’nin beklentilerini karşılar ve belirlenen ihlalleri giderici nitelikte olması gerekiyor. Oysa AİHM’nin 18 Aralık 1996’da sonuçlanan ve bu davaya paralel unsurlar içeren Loizidu Davasında davacı Rum vatandaşı Bayan Loizidu’nun hem malının iade edilmesi, hem de 1974’ten bu yana malını kullanamadığı için, kendisine maddi tazminat ödenmesine hükmettiğini ve bu kararın emsal sayılarak, Kıbrıs Rumları tarafından Türkiye’ye karşı açılan mülkiyet davalarının sayısının şimdiden 1400’ü geçtiğini biliyoruz. İşte, Ksenides-Arestis kararının önemi, mülkiyet sorunları konusunda Loizidu kararının ‘Emsal Olmak’ durumunu değiştirmesi ve KKTC’deki ‘Tazmin Komisyonu’nun Rumlar için de bir ‘İç Hukuk Yolu’ olabileceği, ancak bunun için KKTC’de uygulanacak tazmin esaslarının AİHM’ninkine denk olması gereğinin vurgulanmasıdır. Ksenides-Arestis Kararı Türkiye’de ve KKTC’de memnuniyet oluştururken Kıbrıs Rum Yönetiminin, vatandaşlarının bu komisyona başvurmalarının KKTC’nin tanınması anlamına geleceğinden endişe ederek, KKTC’deki tazmin komisyonuna işlerlik kazandırılmasını önlemek amacı ile, bu komisyona başvuracakların en az 4 yıl hapis ve 20 bin Kıbrıs Lirası para cezasına çarptırılmalarını öngören bir kanun tasarısı hazırladığı haber veriliyor. Buna mukabil Dışişleri Bakanlığımızın, KKTC’de Taşınmaz Malların Tazmini Takası ve İadesi Kanununda yapılan son değişikliklerin AİHM’nin beklentilerini karşılamaya yönelik adımlar olarak ve memnuniyetle karşıladığını biliyor, AİHM’nin, Ksenides-Arestis kararında KKTC’ye sağladığı imkânın üç ay içinde en iyi şekilde değerledirileceğine inanmak istiyorum. ..... Not: Okuyucularımın Kurban Bayramını kutlar, sağlık ve afiyetler dilerim. İ.G.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106630
    % -0.15
  • 5.6904
    % -0.06
  • 6.3089
    % 0.08
  • 7.3689
    % 0.1
  • 269.298
    % -0.19
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT