BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uyarıları dinleyin

Uyarıları dinleyin

TGRT Haber TV’de Fuat Bol ve İsmail Kapan’ın sunduğu “Çerçeve’den Yansımalar”a katılan Haseki Hastanesi Baştabibi Opr. Dr. Ertürk, “Kuş gribinin yayılma sebebi cehalet. Uzmanların uyarıları dikkate alınmalı. Tedbirlere uyulmalı, temizliğe mutlaka riayet edilmeli” dedi.



> Hüseyin Türkoğlu İSTANBUL - Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabibi Opr. Dr. Haldun Ertürk, sağlık sektöründe gerçekleştirilen reformun Türkiye’de bir devrim olduğunu belirterek, “Özellikle SSK’lılar büyük bir külfetten kurtuldu” dedi. Dr. Ertürk, devletin sağlık sektörenden elini çekmemesi, en azından sıkı bir denetim sürdürmesi gerektiğini kaydetti. TGRT HABER TV’de yayınlanan “Çerçeve’den Yansımalar” programında Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Fuat Bol ile yazarımız İsmail Kapan’ın bu haftaki konuğu, Haseki Hastanesi Baştabibi Opr. Dr. Haldun Ertürk oldu. Dr. Ertürk, son günlerin güncel konusu kuş gribi ve sağlık reformunun uygulamasındaki meselelerle ilgili olarak Bol ile Kapan’ın sorularını cevaplandırdı. Panik tedbirleri artırdı Son günlerde Türkiye’nin en önemli gündemini oluşturan kuş gribi ile ilgili olarak Yalova’dan kendi hastanelerine bir ailenin gönderildiğini belirten Dr. Ertürk, “Gelen hastaların Çapa’da yapılan tetkiklerinde kuş gribi olmadıkları anlaşıldı ve aile taburcu edildi” dedi. Kuş gribinin temasla geçtiğini ifade eden Dr. Ertürk, “Hastalık dolayısıyla bir panik havası oluştu. Ancak bu panik sayesinde gerekli tedbirlerin alındığını görüyoruz. Hastalığın göçmen kuşlarla yayıldığını biliyoruz. Dolayısıyla açık alandaki kanatlılara bulaşma riski fazla” diye konuştu. Kuş gribinin insandan insana bulaşmadığının bilindiğini ifade eden Ertürk, “Şu an için böyle, ancak ilerisi için bulaşma olmayacak manasına gelmez. Kurbanlık hayvanlar içinse böyle bir tehlike yok. Temastan uzak durulmalı. Bizim halkımızda ‘bize bulaşmaz’ gibi bir düşünce var. Bu tür konularda fazla hassas değiliz. Bunlar eğitimsizlikten, cehaletten kaynaklanıyor. Halbuki gerekli tedbirleri ve uzmanların uyarılarını dikkate almalıyız. Temizliğe çok dikkat etmeliyiz” diye konuştu. Yığılma artık kalmadı Sağlık sektöründe yapılan reformları da değerlendiren Dr. Ertürk, “Bu konuda çok önemli çalışmalar yapılmıştır. SSK hastanelerindeki yığılma diğer hastanelere kaymıştır. Mesela bu süreçte Haseki Hastanesi ve bağlı polikliniklerde muayene edilen hasta sayısı 2003’e göre yüzde 100’e yakın oranda artmıştır. Ayrıca bu işin özel sektöre de kaydırılması kalite ve verimliliği artırmıştır. Yapılmakta olan yeni hastaneler de bu yükü azaltacaktır. Hastanelerimizde eskiden bakkal defteri gibi kayıt yapılıyordu. Şimdi ise inanılmaz bir bilgisayar sistemi oluşturduk” dedi. Kararlara saygılıyız Dr. Ertürk, başhekimlerin muayenehanelerinin kapatılması uygulaması konusunda ise şunları söyledi: “Türkiye’de hastanelerde yapılan işlemler için dışarıdan para alma uygulamaları maalesef oluyor. Bu bir ahlak meselesi. Diğer sektörlerde de var. Bu karara karşı olanlardan birisi de bendim, ancak alınan karara da saygılı olmak durumundayız. Bu kararın altında yatan bir diğer sebep ise, hastanelerin büyük birer müessese olması dolayısıyla başhekimlerin bütün mesailerini buraya vermeleri gerektiği düşüncesidir. Ancak elbette bir insanın çalışabileceği süre de bellidir.” Tedavi şeklimiz aynı Sağlık sektöründeki reformun Türkiye’de bir devrim olduğuna dikkati çeken Dr. Ertürk, “Bu uygulama iki aşamada oldu. Hastanelerin birleşmesi ve ilaçların serbest eczanelerden verilmesi. SSK’daki ilaç kuyrukları insanları bıktırmıştı. Çoğu insan ilacını alamıyordu. Şimdi bunun önüne geçildi. SSK’lılar büyük bir külfetten kurtuldu. Bu bir devrim oldu” dedi. Sağlığın pahalı bir hizmet olduğunu söyleyen Dr. Haldun Ertürk şöyle devam etti: “Türkiye, ekonomisi dolayısıyla hizmet henüz batı seviyesinde değil. Ancak hedef budur. Tedavi olarak ABD’deki, Avrupa’daki tedavi şeklini aynen uyguluyoruz. Otelcilik hizmetinde ise yeterli değiliz. Bir de öteden beri uygulanagelen koğuş sistemi var. Bunun dönüşümü de kolay değil, ancak oraya doğru bir gidiş var.” Hekim anlayış bekliyor Sağlık sektörünün rahatlamasının öncelikle eğitimle ilgili olduğuna dikkati çeken Dr. Ertürk, “Bizim eğitim sistemimizde insan ilişkileri konusu ele alınmıyor. Bu eskiden de böyleydi, şimdi de böyle. Ülkemizde hastaneler ve doktor başına düşen nüfus oranı çok yüksek. Hastalar her türlü tedavilerinin hemen yapılmasını istiyor. Buna karşılık mesai yapan, gece nöbet tutan ve ertesi gün tekrar mesaisine devam eden bir hekim ise anlayış bekliyor” dedi. Batı’dan daha ucuzuz Haseki Hastanesi Baştabibi Dr. Ertürk, tıp eğitimi ve Türkiye’deki tedavi seviyesi konusunda da şunları söyledi: “Bizim öğrencilik dönemlerimizde yabancı bir tıp dergisine ulaşmak çok zordu. Şimdi ise bilgiye ulaşmak çok daha kolay. Ancak teknolojiyi yenilemek konusunda halen yeterli durumda sayılmayız. Bu çalışmalar imkan ölçüsünde sürüyor. Bilgi ve beceri konusunda ise aramızda bir fark olduğunu sanmıyorum. Dolayısıyla yabancı hastaların tedavisi de mümkün. Çünkü Türkiye’de sağlık hizmeti Batı’ya göre çok daha ucuz. Eğer hastanelerimizdeki otelcilik hizmetlerimizi de geliştirir, onların seviyesine ulaştırırsak Batı’dan hastaların gelmesini sağlayabiliriz.” Döner sermaye verimi artırdı Türk halkının sağlık bilincini de değerlendiren Dr. Ertürk, “Türkiye’de ekonomik ve eğitim durumu iyi olanlar bu konuda hassas. Ancak genelde henüz sağlık konusunda yeterli hassasiyeti kazanamadık. Bu da tedavinin başarısı ve süresini etkiliyor. Fakat zamanla eğitim düzeyimiz arttıkça bunun da düzeleceğini söyleyebiliriz” diye konuştu. Opr. Dr. Ertürk, hastanelerde uygulanan döner sermaya konusunda şunları söyledi: “Döner sermaye uygulaması hastanelerdeki performansı artırdı. 2002’de yılda 7 binlerde olan ameliyat sayımız şu anda 12 binlere çıktı. Hekimler döner sermayeden ilave bir gelir temin ettikleri için daha fazla çalışarak daha yüksek bir performans göstermekte. Bu uygulama insanların motivasyonu açısından da önemlidir.” Dr. Ertürk, doktorların Doğu ve Güneydoğu’ya gitmemesi konusunun ise farklı sebepleri olduğunu söyledi. Hekimliğin artık alet edavatla icra edilen bir meslek olduğunu, ancak o bölgelerde bu tür imkanların olmadığını söyleyen Dr. Ertürk, “Bu hususta sosyal çevre de önemli. Bu bölgelerde hekimlerin sosyal aktivitelerini sürdürme imkanları yok. Bunu mecburiyetle sağlarsınız fakat mecburiyet bittiğinde de hemen döner. Ancak şu anda uygulanan mecburi hizmet uygulaması sebebiyle her yerde hizmet veriliyor” dedi. Haseki Hastanesi olarak hemşire yetersizliği çektiklerini belirten Dr. Haldun Ertürk, “Sanıyorum yılbaşı itibarıyla döner sermayeden karşılamak üzere talep ettiğimiz hemşireler alınacak. Göreve geldikten sonra hizmet sayımız artmasına rağmen hemşire sayımız azaldı. Bu da hastaları da bizi de sıkıntıya sokuyor” diye konuştu. Aile hekimliği başarılı oldu Aile hekimliğinin Düzce’de pilot il uygulaması ile yapıldığını belirten Dr. Ertürk, “Bu önemli bir proje. Şu anda Düzce’de gerçekleştirilen uygulama verimli oldu. İl sayısı artırılacak” dedi. Kapalı alanlarda sigara içilmesi yasağını da değerlendiren Dr. Ertürk, “Biz de yeni binamızda sigara yasağı uyguluyoruz. Eski binada da bunu gerçekleştireceğiz. Sigaranın birçok hastalığa yol açtığı artık herkesçe biliniyor. Ayrıca beslenme konusunda da ben her şeyin tabii olanından yanayım. Sun’i gıdalara karşıyım. Ben yaz dışında domates yemem. Sun’i şeyler insan fıtratına da aykırı. Her şeyin tabiisi güzel. Beslenmenin de yerinde ve zamanında olması gerekir” dedi. Medyada yer alan diyet haberlerine fazla itibar edilmemesi gerektiğini belirten Opr. Dr. Ertürk, uzmanların halkı bilinçlendirmek maksadıyla katıldığı TV programların ise faydalı olduğunu söyledi. Devletin sağlık sektöründen elini çekmemesi gerektiğini belirten Dr. Ertürk, “En azından çok sıkı bir denetim olmalı. Denetleme olmadığı zaman gevşeklikler başlar. Gerek özel ve gerekse devlet hastaneleri titiz bir şekilde denetlenmeli” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT