BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayallerini enkaz aldı

Hayallerini enkaz aldı

Depremede annesini, babasını ve kardeşini kaybeden Asiya, evlilik hayallerini de, yıllardır hazırladığı çeyizini de enkazda bıraktı. Şimdi Türk Kızılayı’nın yardımlarıyla hayata yeniden tutunmaya çalışıyor.



>> Türkiye ekibi Pakistan’da - Osman Sağırlı - Ziya Sandıkçıoğlu MUZAFFERABAD - Depremden önce mütevazı bir hayat sürüyordu Pakistan halkı. Elindekiler kıt kanaatti ama, değerini depremde kaybedince daha iyi anlıyorlardı. Depremden önce turistik bir şehir olan ve ortasından gürül gürül akan Neelam Nehri ile adeta cenneti andıran Muzafferabad, depremle birlikte savaş geçirmiş bir kenti andırıyordu. Her yer harabeye dönmüş, kent yok olmuştu. Depreme gece yakaladığından halkın kaybı çok ağırdı. Ölü sayısı yüzbinleri buluyordu. Ya yıkıntılar altında kalanlar... Enkazda üç gün Onlardan biri de Asiya Jandahn’dı. Uykuda yakalamıştı deprem onu. Yıkıntılar altında kalmış, üç gün boyunca güçlükle hava alarak hayatta kalmaya çalışmıştı. Enkaz altında yaşadıklarını hatırlamıyordu bile. Yardım ekipleri ancak üç gün sonra ona ulaşabilmişti. Asiya yıkıntılar altından çıkarılmıştı ama ailesi onun kadar şanslı değildi. Annesi, babası, erkek kardeşi ve aynı evde kalan amcası ne yazık ki hayatını kaybetmişti. Ailesi hayattayken her güçlüğü aşmasına yardım ediyordu, peki şimdi kim yardım edecekti, destek olacaktı ona? Ailesinden geriye sadece bir erkek ve bir kız kardeşi kalmıştı. Onlar şimdi, depremin ardından bölgeye gelerek yardım çalışmaları başlatan Türk Kızılayı’ndan aldıkları çadırda yaşıyorlardı. Her ne kadar hayat zor da olsa, kardeşleri için hayata bağlanması gerekiyordu, öyle de yaptı. En çok istediği şey üniversiteye gitmekti ama bu hayalini ertelemek zorunda kaldı. Çünkü daha çetin bir mücadele bekliyordu onu. Hayatta kalma mücadelesiydi bu. Ailesinin yasını bile tutamadı. Geceler artık onun için kâbusa dönmüştü. Aşırı korku ve panik tüm benliğini sarmıştı. En ufak bir artçı sarsıntı bile aynı korkuyu yaşamasına sebep oluyordu. Yaşadığı korku sonucu kendini çadırdan dışarı atıyordu. Kardeşlerine hissettirmekten kaçınsa da, onlar da yaşıyordu her artçı sarsıntıda o tarifsiz korkuyu. Erkenden büyümek zorunda kalmıştı Asiya. Kendini aşan bir sorumluluğu omuzlarında taşıyordu. Ailesini düşününce elini kalbine götürdüğünü ve saatlerce ağladığını söylüyordu. O henüz genç bir kızdı. Hayallerini bilinmez bir geleceğe ertelemişti. Şimdi geleceği düşününce çığ gibi problemler görüyordu. Oğlunu en kazda bıraktı Abdülhamid Malik de depreme uykuda yakalanmıştı. Kardeşinin kendisine emanet ettiği 3 yeğeni ile birlikte 4 yaşındaki oğlu Safeer’i enkaz altında bıraktı. Onları yıkıntının altından kurtarmak için karısı Subjan ile birlikte çok uğraştı ama, başaramadı. Çevreden yardım istediyse de kimse gelmedi. Çünkü, deprem bütün halkı esir almış, herkes kendi ailesini kurtarmak için çırpınıyordu. Çoğu boş bir çaba olarak kaldı ama, yine de kimse yılmadı. Abdülhamid, ancak 2 gün sonra ulaşabildi onlara. Ama ne yazık ki, suskundu küçük bedenler. Depremden sağ kurtulan 5 çocuğu daha vardı Abdülhamid’in fakat, tesellisi olmayan bir acıydı yaşadığı. Deprem, kentin yamacındaki büyük Dhni Mi Saba dağını ikiye bölmüş, yıkılan kayalar Neelam Nehrini durdurmuştu. İnsanlar kıyamet gününün geldiğini düşünüyordu. Dağ gibi, aileler de parçalanmıştı. Abdülhamid her ne kadar “Biz hiçbir şeyiz, deprem Allah’ın isteğiydi” dese de yine de feryatlar dinmiyordu. Daha önce çiftçilik yapan Abdülhamid, şimdi sadece çadırkentte yaşamaya çalışıyor. Ne bir iş var, ne de evleri. Kampın bütün ihtiyaçları şimdilik yardımlarla karşılanıyor, peki ya sonra? Bir hayat böyle ne kadar daha devam edebilirdi? Düzenli bir işe, depreme dayanıklı bir eve nasıl kavuşacaklardı? Kaybettiklerinin dönüşü yoktu ama, Abdülhamid’in 5 çocuğu daha vardı. Onlar için güvenli bir hayatı nasıl kuracaktı? Halk acısını haykırıyordu haykırmasına da, nedense kulaklar pek duymuyordu. Ateş bile ısıtmıyor Hava kararmaya başladı mı depremzedenin içini bir korku kaplıyor. Pakistanlı Küçük Ahsan da buz gibi çadıra girmeden önce adeta ısı depoluyor. Ama onun soğuktan buz kesmiş bedenini artık ateş bile ısıtmıyor. Kızılay izcileri burada En acı bayramlarını yaşayan, Pakistan halkını yalnız bırakmayan Türk izcileri bayramda Pakistanlı çocuklara yardım malzemesi dağıttı. Türk Kızılayı ve Türkiye İzcilik Federasyonu izcileri, derneğin yardım faaliyetlerini yerinde görmek ve Türkiye’de topladıkları yardımları Pakistan halkına ulaştırmak için geldikleri Pakistan’da Kızılay çadır kentlerinde yardım çalışmalarına katıldı. Türkiye’nin değişik illerinden gelen 24 kişilik izci grubu, Kızılay Lojistik Merkezi’nde yardım malzemelerini düzenleyerek çadır kentlerde çocuklara oyuncak ve giysi dağıttı. 8 Ekim’de meydana gelen depremden en çok zarar gören Muzafferabad’da hasta çocuklarla yakından ilgilenen gönüllü Kızılay izcileri yanlarında getirdikleri ilaçları Kızılay doktorlarına teslim etti. Sağlık meslek lisesi öğrencisi izciler Kızılay Sahra Hastanesi’nde hemşirelere yardım ederek Pakistanlı hastaların acılarını dindirmek için uğraştı. Türk Kızılayı’nın getirdiği ve Kızılay çadırlarında kalan izciler bayramlık yardım paketlerini de afetzedelere dağıtarak en acı bayramlarını yaşayan Pakistan halkını yalnız bırakmadı. Bayramın ilk gününde Muzafferabad’ın Chatterkalas bölgesindeki Kızılay çadır kentine giden izciler Pakistanlı çocuklar tarafından sevinçle karşılandı. Pakistanlı öğrencilere Kızılay’ın hazırladığı okul çantası ve kırtasiye malzemelerinden oluşan yardım paketlerini dağıtan izciler, çocuklarla oyunlar oynadı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT