BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Artık beni yadırgamıyor!”

“Artık beni yadırgamıyor!”

Sermet ile şefin konuşması azıcık uzamıştı. Önce toparlanan şef oldu:



ermet ile şefin konuşması azıcık uzamıştı. Önce toparlanan şef oldu: - Keyifli hatıralara daldık. Neredeyse kendi işimizi unuttuk, dedi: İclâl meselesinde son vaziyet ne merkezde? İşi hızlandırmak için ne yapacaksınız? - Çok mükemmel gelişmeler meydana geldi. Ona rastladığım zaman artık beni yadırgamıyor. İlk karşılaşmamızda asıl harekata başlayacağım. Vaziyet tam tavına geldi. Yalnız başka bir mesele var. - Nasıl?... “Başka” diyorsunuz. Tuhaf!... - Yine de işimizi alâkadar ediyor. İclaller’in karşısındaki evde bir genç oturuyor. Midemi bulandıran bu genç. Aslına bakarsan göze batan bir şey görmedim. Fakat, içimde huzursuzluk meydana getiriyor. Tuhaf bir his. - Orasını hiç düşünme. Gerekirse... Şey... Bakarsın bir kazaya uğrayıvermiş. - Mümkündür. Fakat öyle sıradan insanlara benzemiyor. - Son derece haklısın. Bunu biliyoruz. - Biliyor musunuz? Şaşırdım doğrusu. - Hiç şaşırmayın: Elbette ki uyumuyoruz. İclal’in karşı komşusu olduğunu düşünerek araştırdık. Bâbıâlîde bir gazetede mürettip olarak çalışıyor. Zekî, kültürlü, cesur, mert kabadayı fakat son derece efendi biri. Adı Ali Cengiz. - Vay canına. Pes doğrusu. - Ne sandın ya!... Annesi ve üç beş akrabasından başka kimsesi yok. Adı Ali Cengiz. Sana kaç kuruş maaş aldığını nelere meraklı olduğunu, soyunu sopunu bile söyleyebilirim. -Anlattıklarına göre işimi zorlaştırabilir. İclâl karakterinde biri, söylediğin bu değerlere büyük ehemmiyet verebilir. - İşte her şey karışmadan acele etmeni icab ettirecek en kuvvetli sebep. Ali Cengiz’in, onun dikkatini çekmesine vakit kalmamalı. - Bu hususta hiç endişeniz olmasın. Her şey tam kıvamına geldi. Bütün mesele onun, yakıcı bakışlarımla bir defa karşılaşmasından ibaretti. Nihayet bu oldu. Artık hiçbir kuvvet onu gaddar bakışlarımın büyüsünden kurtaramaz. Şef, bu tarz konuşmaya için için kızdıysa da renk vermedi. Düşündü: - Sermet’in haklı tarafları da var. Onun suyuna gideyim. Hevesini, kendine karşı itimadını kırmayayım. Ve yüksek sesle: - Doğrusunu söylemek gerekirse, ne desen haklısın. Seni tanıdıkça bütün kızlar gibi İclal’in de sana dayanamıyacağına inanıyorum. Diğer arkadaşlarımla artık aynı kanaatte değilim. - Birkaç defa ona göründüğüm halde ya konuşmadım, yahut görmemiş gibi yaptım. Artık sık sık rastlaşsak bile bu karşılaşmalarda kasıt bulunmadığını zannedecektir. Yarın sabah bu husustaki dahice ustalığımı harekete geçiriyorum. - Öyleyse kolay gelsin. Sana güveniyorum. Ha!.. Unutmadan söyleyeyim: İclâl’in okul hayatını araştıranlar, ciddi olmakla beraber neşeli, şenlikten hoşlanan biri diye bahsettiler. - Bunu nazar-ı itibara alacağım. Benim huyuma da uygun. Bu bilgi işime yarayacak. - Haydi hoşça kal... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93173
    % 1.22
  • 5.4376
    % -0.81
  • 6.2181
    % -1.18
  • 6.9703
    % -0.61
  • 225.882
    % -0.2
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT