BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TEMSİLDE ADALET KİMİN DERDİ

TEMSİLDE ADALET KİMİN DERDİ

950’den beri çok çeşitli seçim sistemleri denenmiş..60’a kadar liste usulü çoğunluk, 61’de barajlı d’Hondt, 65’te milli bakiye sistemi, sonra 83’e kadar barajsız d’Hondt vs.. Her seferinde görünürde iki şey aranmış: İstikrar ve temsilde adalet.



950’den beri çok çeşitli seçim sistemleri denenmiş..60’a kadar liste usulü çoğunluk, 61’de barajlı d’Hondt, 65’te milli bakiye sistemi, sonra 83’e kadar barajsız d’Hondt vs.. Her seferinde görünürde iki şey aranmış: İstikrar ve temsilde adalet. Temsilde adaletle kastedilen, partilerin aldıkları oy oranı ile porlamentoda sahip oldukları milletvekili oranının birbirine yakın olması. Bugüne kadar yapılan seçimlerde bir tek, 65’te partilerin aldıkları oy oranı ile parlamentodaki temsil oranları birbirinin aynı. Bunun dışında 60’tan önce liste usulü çoğunlukta, bir seçim bölgesinde çok oy alan milletvekillerinin tamamını almış. 80’den sonra yüzde 35 oy oranı ile yüzde 65 temsil hakkı kazanan partiler olmuş. Bu konunun Türkiye’de hep tartışılıyor olması en iyinin, en ehveni arama telaşından kaynaklanmıyor. Her arayışa bir gerekçe bulunmuş ama asıl sebeb, günün şartlarına göre arzu edilen sonuca yaklaşmak olmuş. Temsilde adalet parlamento dışında kalanların derdi olmuş. Üstelik biz hep istikrar diye diye gelmişiz ama en istikrarsız sonucu verecek milli bakiye sisteminde tek parti iktidarı çıkmış. Barajlı sistemde koalisyonlar gelmiş. Aynı sistemde iki parti dışındaki bütün partiler hezimete uğramış. Yani seçim sistemi ile istikrar arasında çok tutarlı bir bağ yoktur. Ama temsilde adalet hakikaten derdimiz ise seçim sistemi önemli. Temsilde adalet için en sağlıklı yol, milli bakiye sistemi. Ondan sonraki yol, iki turlu dar bölge usulü. Dar bölgeden kasıt, her bölgeden tek milletvekili çıkması. Bu sistem temsilde adaletin dışında milletvekillerini parti merkezlerine mahkumiyetten de kurtarıyor. Şuna buna şirin görünme ihtiyacı olmuyor. Dileyen herkes dilediği bölgeden aday olabiliyor. Filan seçim bölgesinde tek yer için onlarca aday olmasının bir önemi kalmıyor. İlk turda adaylardan herhangi biri oyların yüzde 50’den fazlasını alırsa ikinci tura gerek kalmadan seçiliyor. Oylar dağılırsa en çok oy alan iki kişi ikinci tura kalıyor. Türkiye eninde sonunda bu yola girecek. Ama bu yolun sağlıklı işleyebilmesi için yürütmenin başını doğrudan halkoyu ile seçmek gerekiyor. Buna kısaca Başkanlık Sistemi deniyor. Nedense biz pek sevmiyoruz. Başkanlık sistemi olmadan, iki turlu dar bölge sistemi ile oluşan parlamentonun yarıdan fazlasını bir araya getirmek, içinden hükümet çıkarmak, tek başlılığı sağlamak kolay iş değil. Kimbilir..Belki yine bir kriz sonrasında biri tek ilaç olarak bu sistemi önümüze koyar. >> Marko Paşa TMSF’nin Bilgi Edinme Bölümü’ne gelen telefonlar, dilekler insanı şaşırtıyor. Örneklere bakın: 600 milyona pencere yaptırdım, firmadan hiç memnun kalmadım, yardımcı olur musunuz? Sizde ikinci el bisiklet var mı, oğluma bir bisiklet alacağım. Tasarrufu Teşvik Fonu hesap numaramı öğrenebilir miyim. Kredi kartı derdime bir çözüm bulun. Sizde Boğaz’ı gören satılık bir arsa var mı (herhalde en makul soru) TMSF’nin bankalarından kredi veriyor musunuz? Nasıl böyle bir film çekersiniz (Döngel Karhanesi)? Telsim satıldı, şimdi biz kontür kartlarımızı Vodafone’dan mı alacağız? Geçen sene 12.000 başvuruya cevap vermişler. ... Aklıma Haldun Simavi geldi. Mehmet Barlas’a, demiş ya..Sen bu gazeteyi kimin için hazırlıyorsun? Sonra bir tavsiyede bulunmuş: Bir sabah Sirkeci’ye in, vapur boşalırken fotoğrafını çek, büyüterek karta bastır, çalışma masanın karşısına as..Gazeteyi hazırlarken hep o fotoğrafa bak..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT