BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Harika olmuşsun Gülcan Hanım...”

“Harika olmuşsun Gülcan Hanım...”

Gülcan aynaya bir kez daha baktı. Eflatun ipek bluzu ve siyah eteğinin altına siyah rugan ayakkabı giymişti. Fabrikadan bir saat erken çıkıp kuaföre gitmiş, saçlarını yıkatıp fönletmişti. Hafif bir gece makyajı yapmış,



Gülcan aynaya bir kez daha baktı. Eflatun ipek bluzu ve siyah eteğinin altına siyah rugan ayakkabı giymişti. Fabrikadan bir saat erken çıkıp kuaföre gitmiş, saçlarını yıkatıp fönletmişti. Hafif bir gece makyajı yapmış, boynuna geçen sene Mehmet Ali Beyle Ebru’nun anneler gününde hediye ettiği inci gerdanlığını takmıştı. Son derece sade ama zarif kıyafeti ve aksesuarları içinde yıllar geçmesine rağmen kaybetmediği tazeliği ve güzelliği daha çok ortaya çıkıyordu. İş hayatına atıldığından beri bu tür toplantılardan kaçınmıştı. Hoşlanmıyordu göz önüne çıkmaktan. Ama son bir sene içinde işinde daha çok ilerleme kaydettiği için iş adamları derneğinden gelen ısrarlı teklifler sonuncunda derneğin yönetim kuruluna katılmak konusuna sıcak bakmaya başlamıştı. O nedenle bu yemek oldukça mühimdi. Mehmet Ali Bey de destekliyordu kızını. Siyah çantasını alarak odasından çıktı. Çok istemesine ve sürekli ısrar etmesine rağmen Mehmet Ali Bey yemeğe gelmemekte kararlıydı. Yalnız katılacaktı Gülcan. Salona indiği zaman her zaman olduğu gibi, Ebru ile yaşlı adamın bilgisayarın başında oyun oynadıklarını gördü. Hafifçe gülümsedi: - Ben gidiyorum gençler! Ebru annesine dönüp baktı. Çok şık görünüyordu. Bir ıslık çaldı: - Vay canına Anneme bakın! Harika olmuşsun Gülcan Hanım... - Teşekkür ederim bir tanem. Mehmet Ali Beye döndü: - Gelmemekte kararlı mısın hâlâ baba? Yaşlı adam elini kaldırdı: - Bana dokunma kızım. Git işini kendin gör. Ben artık karışmıyorum o işlere. Ben torunumla vakit geçirmekten çok ama çok memnunum. Başını yana eğdi Gülcan: - Sen bilirsin babacığım. O zaman bana müsaade... Yemeğinizi güzelce yiyin. Geç yatmayın. Baba, yemeğini kontrollü ye, perhizine uy lütfen. Ebru, sen de süt içmeyi unutma. Genç kız kaşlarını kaldırdı: - Ay anne! Tamam... - Annene diklenme bakayım... Ben bunları sen elli yaşına da gelsen hep söyleyeceğim. Mehmet Ali Bey kıs kıs gülüyordu. Ebru’nun kolunu tuttu: - Elleme kızım, onun dediği gibi, ben yüz yaşına, sen elli yaşına da gelsen bu huyundan vazgeçmez... Gülcan gözlerini kıstı: - Ay ne yaparsanız yapın, ben gidiyorum, zaten geç kaldım. Ebru ani bir hareketle fırlayıp annesinin boynuna sarıldı, iki yanağından öptü genç kadını. Gülcan gülmeye başlamıştı: - Haydi git, dediklerimi unutma. - İyi eğlenceler anneciğim.. Gülcan kapının önünde hazır bekleyen arabasına ilerledi. Muhsin saygıyla açtı kapıyı. - Gidelim Muhsin ağabey... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT