BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zorlu yarış

Zorlu yarış

Genç oyuncu Dakota Fanning, diğer filmlerindeki yükselişini ‘Dreamer’da da sürdürüyor.



>> Erol Bilem Dreamer *** Yönetmen: John Gatins Senaryo: John Gatins Oyuncular: Kurt Russell, Dakota Fanning, Kris Kristofferson, Elisabeth Shue, David Morse Uzun zamandır özlemini duyduğumuz ailece seyredilecek bir film var karşımızda. ‘Dreamer’, kızına duyduğu sevgi sebebiyle, sakatlanan bir yarış atının hayatını kurtarmak ve bu umut vaat eden kısrağı eski ihtişamlı günlerine geri döndürebilmek için neredeyse her şeyini feda eden bir babanın öyküsünü anlatıyor. Ben Crane (Kurt Russell), bir zamanlar efsane olmuş usta bir at terbiyecisidir. Ancak şartlar onu yeteneğini hep zengin adamları daha da zengin etmek için harcayacağı günlere sürüklemiştir. Günün birinde zengin patronu tarafından işten çıkarıldığında yanında bir miktar para ve bir de tazminat olarak verilmiş bir at kalır. Sonya diye çağrılan at kırılan bacağı yüzünden yarış pistlerinden uzak kalmaya mahkumdur. Yarış pistlerinin gözde kısrağı ile Ben’in beklentileri tuhaf bir şekilde kesişmektedir. İkisi de gözden düşmüş yeteneklerdir. Kızının bu talihsiz ata olan bağlılığı Ben’i imkansız gibi görünen bir maceraya sürükler. Sakat atı yeniden yetiştirecek ve kupa için yarıştıracaktır. Ailesinin umutları bu zorlu yarışın ucunda duran kupaya bağlamıştır artık... Genç ve başarılı Usta oyuncu Kris Kristofferson da filmde, oğluyla arasındaki gergin ilişkinin, at için besledikleri ortak umuda bağlanan, Ben’in babası olarak karşımıza çıkıyor. Filmin kadrosunda ayrıca Oscar’a aday olan Elisabeth Shue, David Morse, Freddy Rodriguez gibi sevilen oyuncular da yer alıyor. Dreamer, senaryosunu da yazan ve ilk yönetmenlik denemesi olan John Gatin’in imzasını taşıyor. Filmin bu zengin oyuncu kadrosunun yanında küçük oyuncu Dakota Fanning’in önemi büyük. Dakota Fanning geçen yıl, Tom Cruise’in karşısında rol aldığı Steven Spielberg’in bütün dünyada çok iş yapan ‘Dünyalar Savaşı’ filmiyle adını duyurmuştu. Daha sonra rol aldığı filmler arasında Robert De Niro ve Elisabeth Shue’yle birlikte oynadığı gerilim filmi ‘Saklambaç’, Denzel Washington’ın karşısında rol aldığı aksiyon gerilim ‘Man of Fire’ ve Holly Hunter, Sissy Spacek ve Glenn Close’la birlikte rol aldığı bağımsız film ‘Nine Lives’ bulunuyor. Hayallerin filmi Dakota, aralarında Julia Roberts, Oprah Winfrey ve Robert Redford gibi usta oyuncuların rol alacağı ve önümüzdeki yaz vizyona girecek olan çocuk klâsiği Charlotte’s Web’den uyarlanan filmde de rol alıyor. Fanning, yedi yaşındayken, Sean Penn’le birlikte rol aldığı zekâ özürlü bir adamın kızı rolüyle şimdiye kadar Screen Actors Guild ödülüne aday gösterilen en genç oyuncu ünvanına da sahip. Filmi hem yazıp hem de yöneten John Gatins ise filmiyle ilgli şöyle diyor: “Bu film hayallerlerimizle ilgili. Babasını çok seven genç bir kızın, aynı zamanda zor anlar geçiren bir ailenin ve bir at için biraraya gelmelerinin hikayesi. Umarım beğeneceksiniz...” >> Kasabada sis kâbusu 1871 yılında dört adam, bir teknenin bütün mürettebatı ve yolcularının ölümüyle sonuçlanacak olan korkunç bir suç işlerler. Aradan uzun zaman geçmiştir ve suçun sislere gömüldüğü kasabada hayat sakin bir şekilde devam etmektedir. Günün birinde Nick ve yardımcısı Brett tekneyle demir atmaya çalışırken denizin derinliklerindeki bir çantayı yerinden oynatırlar. Bu andan sonra tuhaf olaylar yaşanmaya başlar. Sahile vuran eşyaların ardından kasabanın üstüne bir de sis tabakası çöker. Korku sinemasının ustalarından John Carpenter’in ‘Sis’i, Rubert Wainwinght’ın ellerinde teknolojinin bütün nimetlerinden faydalanılarak yeniden çevrilmiş. >> Irak’ta Italyan aşkı ‘Hayat Güzeldir’le Oscarlı bir aşk hikayesine imza atan oyuncu ve yönetmen Roberto Benigni bugün gösterime giren ‘Kar ve Kaplan’la tekrar gündeme geliyor. Attilio, başarılı bir edebiyatçıdır ve Roma’da Yabancılar Üniversitesi’de ders vermektedir. Hayranı olduğu şair ve yazarların yazılarıyla beslenen bu yazarın son kitabı ‘Kar ve Kaplan’ yeni yayınlanmıştır. Bunun da heyecanı ile hayatının aşkı Vittoria’ya bir defa daha evlenme teklif etse de sonuç yine değişmez. Kendisi gibi edebiyatçı olan Vittoria, Attilio ile evlenmeyi aklının ucundan bile geçirmemektedir. Kadın yazarın tek amacı Amerikalıların savaş açmadan önce vatanına dönmek isteyen Iraklı şairin biyografisini tamamlamaktır. Günün birinde Attilio’nun telefonu çalar. Vittoria, şairle birlikte Bağdat’a gitmiş ve ilk Amerikan saldırısında başından yaralanmıştır. Attilio aynı gün Irak’a gider ve sevdiği kadına ulaşmak için ne gerekirse yapar. Hastane ve doktorlar savaş şartlarında çaresizdirler. Ne ilaç, ne de gerekli malzeme yoktur. Vittoria’nın beyninde ödem oluşmuştur ve bunu geçirmeye yarayan ilaç hiçbir hastanede bulunmaz. Attilio, umutsuzluğunu asla kaybetmeyen tavrıyla şehirde ilaç aramaya başlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98028
    % 0.96
  • 5.7029
    % -0.53
  • 6.3956
    % -0.91
  • 7.0772
    % -1.06
  • 258.521
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT