BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sıkı giyinin

Sıkı giyinin

Soğuk havalarda direncin azalması yüzünden hastalıklara karşı zayıf düşen vücudu kalın giyinerek dış etkilerden korumak gerekiyor.



Türkiye son yılların en soğuk günlerine hazırlanırken, uzmanlardan da “hastalıktan korunma” uyarıları gelmeye başladı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emel İrgil de soğuk havanın insan sağlığını olumsuz etkileyen dış etkenlerin başında geldiğini belirterek “Bu günlerde hasta olmamak için sıkı giyinin” hatırlatmasında bulundu. Soğuk havalarda, direncin azalması sonucu vücudun hastalıklara karşı zayıf düştüğünü ifade eden Doç. Dr. İrgil, “Vücut soğuk havalarda kendisini korumak için savunma mekanizmalarını çalıştırır. Ancak kişinin sağlığı tam yerinde değilse, bu yeterli gelmez ve soğuk havalarda direnci düşürecek ufak birşey bile kişiyi hasta etmeye yeter” dedi. Soğuk havalarda giysi seçiminin önemli olduğunu dile getiren İrgil, bu konuda şunları söyledi: “Elbiselerin yünlü olması soğuktan korunmada önemli rol oynar. Soğuk havalarda vücut, enerjisini kendisini ısıtmaya yönlendirdiği için iş yapma kalitesi de azalır. Bu sebeple sıkı giyinilmelidir. Özellikle, baş, ayak ve eller iyi korunmalıdır. Soğuk havanın cilt üzerinde de etkileri vardır. Derinin kurumasına ve çatlamasına yol açar.” Doç. Dr. Emel İrgil, soğuk havalarda beslenmede enerji verecek gıdaların tercih edilmesi gerektiğine de işaret ederek, “Isınmak amacıyla alkol alınması kesinlikle yanlıştır. Alkol damarları açar, bu da vücudun daha fazla ısı kaybetmesine neden olur, donma olayları daha fazla gerçekleşir. Bu nedenle alkol almaktan kaçınılması gerekir” diye konuştu. >> Prostat büyümesini brokoli kürü ile durdurun Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardan beri yaygın bir şekilde üretilen ve çok sevilerek tüketilen mükemmel bir sebze var. Hem vitaminler hem de mineraller yönünden son derece zengin olan bu harika sebze, içerdiği antikanserojen maddeler sebebiyle meme, prostat, kalın bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı vücudu bir kalkan gibi koruyor. Düzenli olarak uygulanan “kür”lerle, prostat büyümesini önlediği gibi büyüyen prostat dokusunun küçülmesini de sağlıyor. Evet... Beslenme ve insan sağlığı açısından önemi her geçen gün biraz daha iyi anlaşılan “Brokoli”den söz ediyoruz. Son zamanlarda üretimi ülkemizde de artmaya başlayan brokoli, ne yazık ki insanlarımız tarafından hak ettiği ilgiyi görmüyor. Bu sebeple bugün köşemizde, brokoliye ve prostat büyümesine karşı mükemmel bir ilaç olan “brokoli kürü”ne ayırmak istiyoruz. Vitamin ve mineral deposu Brokoli bol miktarda A, C ve E vitamini içermektedir. Orta büyüklükteki bir brokoli günlük C vitamini ihtiyacımızın tam iki katını karşılar. Aynı büyüklükteki brokoli günlük A vitamini ihtiyacımızın da yüzde 15’ni karşılar. Bildiğiniz gibi; besinlerdeki A vitaminini, doğrudan A vitamini olarak değil, “beta karoten” olarak alırız. Besinlerde bulunan beta karoten, A vitamininin ön basamağıdır ve vücumudumuz tarafından A vitaminine dönüştürülür. A, C ve E vitaminleri antioksidan özelliğine sahip vitaminlerdir. Antioksidanlar ise, başta kanser, kalp-damar rahatsızlıkları, eklem romatizması ve alzheimer olmak üzere vücutta çeşitli hastalıkların oluşmasına yol açan serbest radikalleri (free radicals) yok edici özelliğe sahiptir. Kanser savaşçısı Aynı zamanda iyi bir kalsiyum, magnezyum ve selenyum kaynağı olan brokolinin en önemli özelliği çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebze olmasıdır. Bunlardan biri; kadınlarda meme, erkeklerde ise prostat kanserine karşı koruyucu gücü olan sulforafen maddesidir. Bu madde, oluşmaya başlayan prostat kanserinin tedavisinde de çok etkilidir. Sulforafen aynı zamanda yeşil taze soğan, havuç, brüksel lahanası ve karnabaharda da bol miktarda bulunmaktadır. Prostatın en iyi ilacı Prostat, günümüzde erkekleri etkileyen en önemli sağlık problemlerinden birini oluşturuyor. İyi huylu prostat büyümesi (benign prostate hypertrophy) 40-45 yaşından sonra erkeklerin yüzde 43’ünde, 50-55 yaşlarında yüzde 50’sinde, 60 yaşlarından sonra da yüzde 55’inde görülen bir rahatsızlıktır. Genel olarak başlangıç şikayetleri geceleri sık idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma ve çatallanma, idrar kesesini tam boşaltamama (miksiyon) şeklinde olmaktadır. Daha ileri safhalarda ise idrar yaparken yanma ve idrar tutmada zorlanma baş göstermektedir. Prostatta mühim olan, dokudaki büyümeyi durdurmak ve büyümüş olan prostat dokusunu mümkün olduğu kadar tekrar küçülebilmektir. Bu konuda “brokoli kürü” mükemmel sonuçlar sağlıyor. Hem hazırlanması, hem de uygulanması son derece kolay olan bu kür, prostat şikayeti olanlar için harika bir çözüm sağlayacaktır. BROKOLİ KÜRÜ İşte, Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu’nun “Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi” adlı kitabında yer alan ve prostat dokusundaki büyümeyi durduran hatta küçülmesini sağlayan “Brokoli kürü”nün hazırlanması ve uygulanması. 1- İyi huylu prostat büyümesi şikayetleri 1-2 yıldan beri devam edenler ve prostatite (prostat iltihabı) şikayeti olanlar için: Bir litre kaynakta olan suyun içine 200-250 gram brokoli atınız. En fazla hafif ateşte 4-5 dakika pişiriniz. Soğuduktan sonra süzünüz ve üçte birini sabah, üçte birini öğlen ve son kalan üçte birini de akşam aç karnına içiniz. Brokoli suyunu içtikten sonra yirmi dakika su hariç hiçbir şey yeyip içmeyiniz. Eğer çalışıyorsanız ve öğlen saatlerinde evinizde bulunamıyorsanız, yarısını sabah, diğer yarısını da akşam aç karına içebilirsiniz. Pişmiş olan brokoliyi de yemeklerinizin arasında salata olarak tüketebilirsiniz. Her 7 günlük uygulamanın sonunda üç gün ara veriniz. Toplam uygulama zamanı 21 gün olacaktır (Bu süreye 3 günlük aralar dahil edilmeyecektir). Uygulama tamamlandıktan sonra ileriki zamanlarda şikayetleriniz tekrar ortaya çıkmaya başlayınca bu defa 15 günlük brokoli kürü uygulamanız gerekir. 2: İyi huylu prostat büyümesi şikayetleri 2 yıldan fazla süredir devam edenler ve prostatite (prostat iltihabı) şikayeti olanlar için: Hazırlama ve uygulama birinci maddedeki gibidir. Sadece uygulama süresi daha uzundur. İkinci gruba girenler brokoli kürü uygulamasına 21 gün değil, en az 45 gün devam ederler (3 günlük aralar hariç). Uygulama tamamlandıktan sonra ileriki zamanlarda şikayetleriniz tekrar ortaya çıkmaya başlayınca bu defa 15 günlük brokoli kürü uygulamanız gerekir. >> Brokoli alırken dikkatli olun Brokoliyi satın alırken ve satın aldıktan sonra da dikkat edilmesi gereken noktalar şunlar: * Satın alırken taze olmasına dikkat edin. * Brokolinin renginin yeşil olmasına dikkat edin, sararmış olanları almayın. * Uzun müddet kullanacağınız için, 250 grm’lık porsiyonlar halinde derin dondurucuda saklayın. * Pazardan taze olarak satın aldıysanız, buzdolabınızın normal bölümünde 3 günden fazla bekletmeyin. En doğrusu yine porsiyonlar halinde derin dondurucuda koruma altına almaktır. * Derin dondurucuda koruma altına aldığınız (stokladığınız) brokoli özelliğini kaybetmeden altı ay kalabilir. * Süpermarketlerin dondurulmuş sebze reyonlarında paketler halinde satılan brokolinin de yeşil olmasına dikkat edin. >> Çocuklara süt içirin Kuş gribi sebebiyle tavuk ve yumurta yiyemediği için sağlıklı büyüme açısından risk altında bulunan çocukların, bu ürünlere alternatif olarak balık eti ile süt ve süt ürünlerini tüketmeleri tavsiye edildi. Hayvansal proteinlerin çocukların zihinsel gelişiminde önemli rol oynadığını belirten Selçuk Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç . Dr. Mustafa Karakaya, A, D, C, E ve B grubu vitaminlerini bünyesinde barındıran yumurtanın göz, kemik, dişler ile hücrelerin gelişimi için şart olduğunu söyledi. Böylesine önemli bir besin maddesinin kuş gribi korkusu sebebiyle çocuklardan uzak tutulduğunu belirten Karakaya, bu yüzden tavuk eti ve yumurtaya alternatif ürünlerin tüketilmesini önerdi: “Öncelikle kırmızı eti öneriyoruz, ancak orta ve dar gelirli ailelerin bugünün şartlarında çocuklarına kırmızı et alabilmesi zor. Bu nedenle en iyi alternatif biraz daha ucuz olan balık eti. Sağlıklı gelişimin vazgeçilmezi olan aminoasitlerin mutlaka alınması gerekir. Bu da balıkla sağlanabilir. Yumurta yerine ise süt ve ürünlerinden olan yoğurt tüketilebilir. Beslenme için gerekli, yağda ve suda çözünen neredeyse tüm vitaminleri içeren süt ile bu açık kapatılabilir.” Bugünlerde bol C vitamini alın En fazla kış mevsiminde tüketilen portakal, içerdiği C vitamini sayesinde soğuk günlerde sağlığımızın kurtarıcısı olma özelliği taşıyor. İçerdikleri zengin C vitaminiyle kış boyunca vücudumuzun doğal bekçileri olan portakal önemli özelliklere sahip. Mesela; portakal kolesterol, mide ve yemek borusundaki kanser riskini düşürürken; içerdiği B vitamini damarları güçlendirerek damar sertliği ve kireçlenmeyi önlüyor. Varislerin iyileşmesini de sağlayan portakal, sinir sistemini düzenliyor. Mutfakta ise bir lezzet kaynağı olan portakalın suyu ve kabuğunu her türlü tatlıda, et ve sebze yemekleri ile çorba, pilav, makarnada kullanabilirsiniz. Portakalın kabuğunu kurutup robotta ezin, pasta ve sütlü tatlılarda kullanın. Karaciğer, mide ve bağırsakları çalıştırıp gazı önleyen portakal kabuğu reçeli, vücudun zehirlenmesini engelliyor. Felç hastalarına da tavsiye edilen portakal, içerdiği folik asit, kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT