BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Beni rahat bırak anne!”

“Beni rahat bırak anne!”

Korkuyordu Erol... Akşamüzeri tekrar fabrikanın önüne dönmüştü. Gülcan’ın çıkışına kadar bekleyip ardından onun peşine takıldı. Yaşadığı yeri merak ediyordu. Siyah araba büyük bahçe kapısından içeri girdiği zaman Erol arabasını karşı sokağa çekmiş merakla takip ediyordu. Sonunda onun yaşadığı yeri de öğrenmişti...



Korkuyordu Erol... Akşamüzeri tekrar fabrikanın önüne dönmüştü. Gülcan’ın çıkışına kadar bekleyip ardından onun peşine takıldı. Yaşadığı yeri merak ediyordu. Siyah araba büyük bahçe kapısından içeri girdiği zaman Erol arabasını karşı sokağa çekmiş merakla takip ediyordu. Sonunda onun yaşadığı yeri de öğrenmişti... *** Ferit Bey hayretle baktı karısına: - Erol evde mi? Aysel Hanım başını salladı: - Evet... İki gündür erken geliyor. Odasından dışarıya çıkmıyor.. Adam dudak büktü: - Hastadır, o hayata hangi bünye dayanır ki... Bugün daha milyonlarca liralık fatura ödedim. Kredi kartları limitlerini aşmış... Bu değirmenin suyunun bir gün kuruyacağını bilmiyor. İşlerim iyi değil. İki tane ihale kaybettim arka arkaya... Bu adam ise asalak gibi kanımı emiyor... Aysel Hanım adeta çığlık atarcasına bağırdı: - Yeter Ferit! Çocuğun bir derdi var... Ben ne diyorum sen ne diyorsun? Ferit Bey ellerini kaldırarak anlaşılmaz bir şeyler mırıldandı. Aysel Hanım bağırmaya devam etti: - Ölse sevineceksin adeta... - Sen bu şekilde devam edersen daha beter duruma düşecek... Hep senin yüzünden... Senin gösterdiğin müsamaha yüzünden oldu bunlar... Bir baltaya sap olamadı. Böyle serkeş bir şekilde yaşayıp gidiyor işte. Yarından sonra ben öldüğümde sürünecek! Aysel Hanım daha fazla dinlemeyerek çıktı salondan. Erol alışıldığının tersine akşamüzeri eve gelip yemek bile yemeden odasına kapanmıştı. Aysel Hanım ısrarla ne olduğunu sormuş ama bir cevap alamamıştı. Merdivenleri çıkarak oğlunun odasının önünde durdu. Derin bir nefes alıp usulca açtı kapıyı. Erol yatağına uzanmış, ellerini başının altında birleştirmiş, tavana bakıyordu. Yanındaki kül tablası ağzına kadar doluydu. - Erol? Yavrum? Neyin var aslanım? Genç adam yan gözle annesine baktı, ama hiç cevap vermeden gözlerini kapattı. Aysel Hanım korkak adımlarla yaklaştı yatağa, kenarına oturdu. - Derdin ne oğlum? - Beni rahat bırak anne! Yalnız kalmak istiyorum... Kadın dudaklarını ısırdı. İçindeki korku rahatsız ediciydi: - Ama ben senin annenim yavrum, bir sıkıntın olduğu belli... Erol ani bir hareketle fırlayıp ayağa kalktı: - Anne, karışma benim hayatıma... Rahat bırak beni... Hafif bir çığlık attı Aysel Hanım: - Erol! Neler söylüyorsun? Genç adam sinirli bir şekilde ceketini alıp fırladı. Koşar adımlarla indi aşağıya. Biraz sonra sert bir şekilde kapanan sokak kapısının sesi duyuldu. Aysel Hanım bitkin bir şekilde salona geri döndü. Merak içinde kendisini izleyen kocasına döndü: - Bir şey oldu, mutlaka bir şey oldu.... Konuşmuyor benimle.... Ferit Bey yüzünü buruşturdu: - Ne zaman konuştu ki... Hep senin suçun bunlar... Mahvettin çocuğu!.. > DEVAMI YARIN
Kapat
KAPAT