BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hükümet arayışlarında MHP ciddiyeti

Hükümet arayışlarında MHP ciddiyeti

Uzun süredir ciddi devlet adamına susamış; ben, artık o eski Ecevit değilim diyen Bülent Bey’le avunmaya ve teselli bulmaya çalışıyorduk ki...



Uzun süredir ciddi devlet adamına susamış; ben, artık o eski Ecevit değilim diyen Bülent Bey’le avunmaya ve teselli bulmaya çalışıyorduk ki, onun da Meclis’teki türban krizindeki fevrî davranışı karşısında sukût-u hayale uğramıştık. Sadece bizde değil, bütün dünyada aranan, devlet adamlığı kumaşının örgüsündeki ciddiyetin kesafet (yoğunluk) kazanmasıdır. Toplumda herşeyin cıvık cıvık olduğu bir ortamda, siyaset ve devlet adamları da cıvıklaşırsa, meydan yeri kimlere kalıyor. Bu halden cüret alan bir kısım medya mensuplarının, devlet ve siyaset adamlarına sordukları sorulardan, cidden hicap duymaktayız! Devlet ve siyaset adamı denilenin sözü, sohbeti yerinde olmalı; nerede, ne diyeceğini bilmeli. Az ve öz konuşmalı, konuşmasının ve hatta sükûtunun bir mana ifade etmesi lazım gelir. Bizde öyle mi? Devlet ve siyaset adamlarımız her salataya maydanozlar. Bilmedikleri konu yok; ve her konuda ahkâm kesme mecburiyetleri var! Böyle olunca da, ne işin ne de kendilerinin ciddiyeti kalıyor. Kısaca, ortam sulanıyor ve herşey cıvık cıvık oluyor. Maalesef bir kısım medyamız ve meslektaşlarımız, bu işte son derece maharet göstererek işin kepazeliğini çıkarmışlardır. Devlet Bahçeli’nin kişiliğinde, uzun seneler susamış olduğumuz devlet adamına nihayet kavuşuyoruz. Onun bu tavrı, başta o bir kısım medya mensupları olmak üzere, meydan yerini cıvıklaştıran herkese haddini bildirecektir! Onun için söylenen, (Devletin başına Devlet gelecek) sözü, şahsiyetten öte, onun şahsiyetinde tebellür eden ciddiyetin özlemi olsa gerektir. Bülent Ecevit’in, hükümet kurma çalışmaları ile alakalı olarak yapmış olduğu liderler turunda ziyaret ettiği MHP lideri Devlet Bahçeli, ilkeli yaklaşımları ile göz doldurmuştur. Dileğimiz, milletimizin ona duyduğu güveni ve beslediği umutları, bu ilkeli ve onurlu yaklaşımlarını sürdürerek boşa çıkarmamasıdır. Devlet Bahçeli koltuk sevdalısı olmadığını vurgulayarak, bir kısım şom ağızlıların heveslerini kursaklarına bırakırcasına, gösterişe değil, ülkenin acil çözüm bekleyen meselelerine bir an evvel eğilinip hizmete talip olmuştur. Bülent Ecevit’in 80 öncesi kaygılar meselesine, (onlar karşılıklıdır!) diyerek, temiz bir sayfayla 2000’li yılları hedeflemenin ve bunun için de laftan öte icraatın gerçekçi olduğunu ve zamana ihtiyaç bulunduğunu belirtmesi, onun dava ve devlet adamlığı kumaşının kalitesini göstermektedir. Başörtüsü konusunu bir kısım siyasilerin iç tüketim malzemesi olarak kullanmalarının yanlışlığına değinen Bahçeli, bu konunun, özellikle üniversitelerimizde eğitim hakkının zedelenmeden dikkate alınması gereğini vurgulaması, yüreklere su serpmiştir. Dedik ya ciddi ve ilkeli devlet adamına susamıştık.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT