BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Festival gözdesi

Festival gözdesi

Amerikalı bağımsız yönetmen Mark Milgard’ın festivallerden ödülle dönen filmi ‘İlk Aşk’ bugün gösterime giriyor.



> Erol Bilem Filmin künyesi İlk Aşk ‘Dandelion’ *** Yönetmen: Mark Milgard Senaryo: Mark Milgard, R.D. Murphy, Robb Williamson Oyuncular: Vincent Kartheiser, Taryn Manning, Arliss Howard, Mare Winningham, Michelle Forbes Bağımsız sinemacıların buluştuğu Sundance başta olmak üzere, Rotterdam, Karlovy Vary, Londra gibi ulusal ve uluslararası pek çok festivalin gözdesi olan ‘İlk Aşk’, eleştirmenlerin yanı sıra izleyiciyle de derin bir bağ kurmayı başaran, son dönem Amerikan bağımsız yapımlarının sivrilen örneklerinden biri. Film, sevginin es geçildiği bir topluluğa ayak uydurmaya çalışan Mason’ın (Vincent Kartheiser), kasabaya yeni taşınan Danny (Taryn Manning) ile tanışmasıyla kasvetli hayatının kurtuluşunu sevgide bulmasını konu alıyor. Annesiyle birlikte yeni bir hayata başlamak üzere kasabaya gelen Danny, kısa süreli rastlaşmaların ardından Mason ile tanışıp yakın arkadaş olurlar. Günlük hayattaki açmazlardan, kendisini çevrelemiş uçsuz bucaksız doğada vakit geçiren Mason, samimiyetinden etkilendiği Danny sayesinde zihnini sıkıntılarından kurtarmaya çalışır. Trajik sona doğru Ne var ki, katı kuralları ve işi arasında gidip gelen babasının vurdumduymazlığı, diğer yandan kocası ile arasındaki iletişimsizliğin çaresini alkol ve haplarda bulmaya çalışan annesi, savaşın üzerinde bıraktığı izlerin içinde yaşadığı gerçeklik ile tek bağı olan büyükbabası, Mason’ın duygularında gel-gitlere sebep olur. Babasının işlediği bir kaza sonucu, Mason ve Danny’nin aşkı derin bir darbe alsa da, bu iki genç tekrar bir araya geldiğinde aralarında eskisinden çok güçlü bir bağ kurulur. Ailelerinin ve çevrelerindeki insanların bu aşka olan duyarsızlıkları ise genç aşıkları trajik bir sona götürecektir. Filmin, melankolik atmosferinin en önemli faktörü, görüntülerinin ardındaki isim Tim Orr, aynı zamanda ‘George Washington’ ve ‘The Baxter’ gibi son dönemin popüler Amerikan bağımsız yapımlarının görüntü yönetmenliğini de üstlenmiş. Filmin dramatik yapısına yakışan müziklerin seçimlerinde ise Cat Power, Doves ve Sparklehorse gibi yine bağımsız sanatçıların parçalarına rastlanıyor. Genç yönetmen Mark Milgard, anlattığı trajedinin hakkını verirken şaşırtıcı bir duyarlılık göstererek ilk filmiyle gelecek vaat ediyor. >> Yalnızlık duygusu Her yıl yeni sinemacılar kuşağına birkaç isim ekleniyor. Bu isimlerden bazıları kendilerine özgü bir tarzla aradan sivriliyor. Uygar Asan da bunlardan biri. Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğrenciyken bir deneysel filmle yönetmenliğe başlayan Asan, daha sonra edebiyatla ilgilenir, çeşitli gazete ve dergilerde şiirler ve yazıları yayınlanır. 2002 yılında tekrar sinemaya dönüp senarist olarak çalışmaya başlar. Uygur Asan, bu hafta karşımıza tamamı dijital projeksiyonla gösterime girecek olan ‘Kış Bahçesi’ filmiyle çıkıyor. Film, bir kadın ve bir erkeğin çevresinde, yalnızlık, aşk ve kötülük kavramlarının işlendiği yalın bir üslup çalışması. Erkek, bir fabrikanın şişe yıkama bölümünde çalışmaktadır. Kendisi gibi adada yaşayan bir kadına ilgi duyar. Uzaktan kadını takip etmeden öteye götürememiştir iletişimi. Genç kadının ise yufkacıda çalışmasını, ev işlerini yapmasını, televizyon seyretmesini ve sıkıntısını dağıtmak için kırlarda dolaşmasını sabırla izliyoruz. Yalnız yaşamaktadır ve tek isteği, İstanbul’a taşınmaktır. Erkek, kadının gitme isteğinden habersiz, uzaktan takip etmeyi sürdürmektedir. Ta ki, o gün gelinceye kadar... Mehlika Kandemir ilk filmi olmasına rağmen son derece iyi ve başarılı bir oyunculuk çıkarıyor. >> Spielberg’ün son filmi 1972’nin Eylül ayında, dünyanın en büyük spor organizasyonu olimpiyatlar Münih’te barış havası içinde devam etmektedir. ‘Keyif ve Neşe Olimpiyatları’ olarak da adlandırılan oyunlarda heyecan her geçen gün artmaktadır. Alman yüzücü Mark Spitz ve cimnastikçi Olga Korbut madalya üstüne madalya kazanırken tribünleri dolduran izleyiciler onları ayakta alkışlamaktadır. Her ülke başarı ve madalya beklerken Münih’ten gelen bir haber olimpiyatlara gölge düşürür. Kendilerini ‘Kara Eylül’ olarak tanıtan bir grup terörist, atletlerin kaldığı yatakhaneyi basmış, iki sporcuyu öldürdükten sonra 9 kişiyi de rehin almıştır. İstekleri rehinelerle birlikte Münih Havaalanı’na götürülmektir. Bu saldırıyla birlikte bütün dünya şiddet kavramıyla tanışacaktır. Alman hükümeti hayati bir karar alır ve rehineleri kurtarmak için bir operasyon başlatır. Ancak timin başarısızlığı katliama dönüşür ve bütün rehineler ölür. Sağ kalan teröristlerin peşine ise bir Mossad ajanı düşer. Ünlü yönetmen Steven Spielberg, ‘Münih’te yaşanan terör olaylarının gizli kalmış yönlerini gözler önüne seriyor. >> Üç boyutlu Simpsonlar Görsel şöleni ile üçüncü boyutta ilgi görecek bir IMAX filmi olan ‘Sanal Dünyada Yolculuk’, sadece AFM Maltepe IMAX Sineması tarafından vizyona çıkarıldı. Yeni karakterlerin yanı sıra televizyonlardan tanıdığımız Simpsonlar ile Karınca Z’yi buluşturan bu sıradışı bilgisayar-animasyon filmi, şimdiye kadar bilinmeyen bir üç boyut tecrübesi sunuyor. Gözlükle izlenen bu filmde karakterler sinema perdesinden dışarı fırlayıp gerçek boyutta izleyicilerle buluşuyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT