BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sana bile kin duymadım Erol”

“Sana bile kin duymadım Erol”

Gülcan irkilmişti. Umutsuz bir tavırla başını iki yana salladı: - Sadece ailenin ve kendi hayatını değil Erol, hiçbir günahı olmayan, gençliğinin, eğitimsizliğinin, acemiliğinin getirdiği eksilerden başka hiçbir suçu olmayan insanların da hayatını allak bullak ettin.



Gülcan irkilmişti. Umutsuz bir tavırla başını iki yana salladı: - Sadece ailenin ve kendi hayatını değil Erol, hiçbir günahı olmayan, gençliğinin, eğitimsizliğinin, acemiliğinin getirdiği eksilerden başka hiçbir suçu olmayan insanların da hayatını allak bullak ettin. Yani benim hayatımı! Ardından bir çocuğun, pırıl pırıl bir genç kızın hayatına eksiklikler soktun. Babasızlığın ne olduğunu öğrettin ona. Onun da bir günahı yoktu Erol. Bütün bunların sebebi neydi? İntikam duygusu... Ne geçti eline, sorarım sana, ne kazandın? Arkasına yaslandı Gülcan. Erol boncuk boncuk terlemişti. - Allah’tan şansım yaver gitti. Karşıma dünya tatlısı iyi kalpli bir insan çıktı. Bana bunca sene, hasretini çektiğim aile şefkatini, sevgiyi verdi. Babam oldu. Annem oldu. Elimden tuttu. Ben de sarıldım hayata Erol. Her şeyi bir kenara atıp hayata asıldım. Olanları kabullendim. Geçmişim bana aitti. Yaşanmışlarımı inkar etmedim, kimseden de onlar için hesap sormaya kalkmadım. Sana bile kin duymadım Erol! Onurumu, kişiliğimi bir paçavra gibi ayaklarının altında ezdiğini düşünerek sana hiddetlenmedim. Çok da iyi etmişim. Şu halini gördükçe, eğer bunca sene bu duyguyla yaşamış olsaydım, senelerin nasıl boşa gittiğini şimdi, seni görünce anlayacaktım. Değmez demiştim. Gerçekten değmezmiş... Karşımda o kadar acınacak bir haldesin ki... Ama bütün bunlar seninle benim aramda geçen şeyler, bunlar tabii ki Ebru’dan ayrı şeyler. Ben Ebru’ya gerçeği anlattım ama yorum yapmadım. Senin hakkındaki düşüncelerimi söylemedim. O kendi değerlendirsin, kendi karar versin. Benim canımdan çok sevdiğim evladımı babasından mahrum etmek gibi bir hakkım yok. Hatta seni görmesi, seninle bir diyalog kurması için teşvik bile ederim. Ama karar onundur. Senin de onun vereceği kararlara saygı duymanı istiyorum. Bizim mükemmel bir hayatımız var. Lütfen bu hayatı da allak bullak etme. Erol’un canı bıçaklanmış gibi acıyordu. Yanaklarından süzülen yaşlar gömleğinin yakasını ıslatmıştı. - Gülcan! Yeterince acı çekiyorum zaten... Genç kadın acıyarak baktı onun yüzüne: - Biliyorum acı çektiğini... Ama ne fayda ki gerçekleri değiştirmek elimde değil benim. Erol ayağa kalktı: - Ona kendimi anlatmak fırsatını bana vereceksin değil mi? Gülcan dikkatle baktı onun yüzüne: - Bunda kararlı mısın? Başını salladı Erol “evet” anlamında. Gülcan başını eğdi: - Peki Erol. Senden bahsedeceğim ona. Ama dediğim gibi kararını bilemem. Erol minnetle başını salladı. Gözleri hâlâ yaşlıydı. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT