BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Düğünde bürokratlar ve akademisyenler susar politikacılar konuşursa

Düğünde bürokratlar ve akademisyenler susar politikacılar konuşursa

Mustafa’yı cumartesi günü Cemre Demirkan ile evlendirdik.



Mustafa’yı cumartesi günü Cemre Demirkan ile evlendirdik. Ankara’nın en nezih ve pahalı semtlerinden Bilkent’te, eski YÖK Başkanı Prof. İhsan Doğramacı’nın Bilkent Oteli aynı gün bir tarihi birlikteliğe imza attı. Otelin dışında konuklardan gelen bir çiçek cenneti var. Bir o kadar da otoparkta araç. İçeri girerken çiçekler sizi ta salona kadar takip ediyor. Sakarya Balo Salonu’nda Baba Hasan Celal Güzel kim ve ne olursanız olun sizi yine el ense çekerek kucaklıyor. İsveç’te ticaret ataşemiz anne Ülker Güzel bu düğüne aylardır desem az gelebilir, birkaç yıldır bu mürüvveti görmek için hazırlanıyordu. Yine kibar, yine mütevazı ancak nezih ve asil, birikimli bir anne, bir bürokrat, bir devlet adamı, bir yönetici. Otel, insan kaynıyor. Miting alanı gibi. 2000’i aşkın davetli var salonda. Bilkent de tam bu davete göre. Damadın ve gelinin aileleri sırayla misafirleri içeri alırken benim aklım Fenerbahçe-Bursaspor’un son 15 dakikasında. Berabere bırakmıştım çünkü. Mustafa Veysi Güzel balayında Bali Adaları’na gidecek. 1980 yılında bir Endonezya seyahatimde oralara kadar uzanmıştım. İç savaşı sordu. Bali daha aşağıda kalıyor. Üzücü çatışmalar Kuzey’de Doğu Timor ve Sumatra’da. Endonezya’nın önemli bir geliri petrol ve orman ürünleri gibi aynı zamanda turizm. Çok da ekonomik fiyatlar. Geçen Malezya Sefareti’nin bir yemeğindeydim. Büyükelçilik yetkilileri anlattılar; en az iki kişi olmak kaydıyla 5 yıldızlı otellerde, 5 günlük seyahat, konaklama, uçak, yeme-içme dahil 500 dolar alıyormuş Malezya Hava Yolları. Mustafa Güzel sağlık sorunuyla onca uğraştıktan sonra Siyasal Bilgiler’den ancak mezun oldu. Bunda babasının oğlu olmasının da rolü yok değil. Bir dersten epeyi gezdirdiler delikanlıyı. Şimdi gelelim düğüne... Mini bir Türkiye’ydi adeta. Sadece Gaziantep ve Malatya’dan konuklar yoktu. Ülkenin dört bir yanından gelmiş bürokratlara değin vardı. İnan olsun onca vali, müsteşar, genel müdürün kursundan yetişmesine ve atamasına kadar Hasan Celal Güzel’in imzası vardı, söz konusu misafirlerde. Mini bir Türkiye diyorum, bütün siyasi partiler Erol Al ve Uluç Gürkan (DSP), Şevket Bülent Yahnici, Sebahattin Çakmakoğlu, Murat Sökmenoğlu (MHP), Recai Kutan, Yasin Hatipoğlu, Bülent Arınç, Abdullah Gül (FP), Mustafa Taşar, Vehbi Dinçerler (ANAP), Saffet Arıkan Bedük (DYP), Muhsin Yazıcıoğlu (BBP) her görüş temsil edilmişti. Şık, dekolteli hanımların yanında, daha mütevazı ve muhafazakâr bayanların da gözlendiği düğün, başkentin ünlü bir folklor topluluğu TUFAK’ın Antep oyunlarıyla, barak havalarıyla başladı. Daha sonra da yoh yohları, zılgıtları Bilkent’in Orkestrası gerek klasik, gerek modern, gerekse dans müziği ile geride bıraktı. Biraz da nostalji yaşattı. Mönü dikkat çekecek kadar değişik ve yeniydi. Işık düzeninden, salonun dizaynına kadar her şey mükemmeldi. Böyle bir düğünün benzerini Ali Talip Özdemir ve Veysel Atasoy bakan iken evlendiklerinde yaşamıştık. Dedeman yıkılacak zannetmiştim, tehacümden. Akay’a taşmıştı konuklar. Neyse ki, Hasan Celal Güzel bakan falan değil, artık partisini kapatmak üzere olağanüstü kurultay toplamaya çalışan, bugün-yarın düşüncelerinden dolayı cezaevine girmek üzere olan bir lider, bir devlet adamı, fazilet ve demokrasi mücadelesi veren bir güzel insan. İki ayrı mahkemeden 27 aya mahkûm olmuş. Devam eden dava sayısı ise 78. Ancak hiç beis yok, ülke sorunları karşısında heyecanlanan yeni bir üniversite öğrencisi gibi şevkle hayata gülüyor pembe pembe. Nikahı Melih Gökçek kıydı. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da şahit. Rauf Bey usta ve ünlü bir profesyonel sanatçı aynı zamanda. Fotoğrafları Ziraat Bankası’nın Tandoğan’daki fuayesinde “Bir Avuç Kuzey Kıbrıs” adıyla sergileniyor. Nefesinizi kesiyor bu enstantaneler, bu yansımalar. Düğünde bürokratlar, akademisyenler, medya mensupları ve siyasiler ağırlıklıydı. Ne konuşuldu peki? Bittabi hükümet nasıl kurulacak? TBMM Başkanı DSP’den mi olacak? Ülkedeki mevcut gerilim azalacak ve Türkiye’nin gerçek sorunlarına eğilinecek mi? TUFAK’ın gösterisi, orkestranın büyülemesi, Mustafa’nın damatlığı ve Cemre’nin gelinliğinin harikalığı da dikkat çekti ama, siyaset ağır bastı. Onca takı bile görmezlikten gelindi. Güzeller; güzelliğin yansımasını yaşadılar. Ancak politika hepsinin tepesine geldi oturdu. İşte birkaç satırbaşı: “-Parti kapatmakla sorun çözümlenmiyor. Kimsenin de gerilimi bu kadar artırmaya hakkı ve yetkisi yok. Parlamento sorunun kaynağı değil, çözüm yeri olmalı. Demokratikleşme hız kazanmalı. Uzlaşma, hoşgörü, hukuk devleti, insan hakları öne çıkmalı.” Mesut Yılmaz’ın Yüce Divan’da yargılanmak istemesini açıklaması pattadanak düştü düğün salonuna. Hemen yorumlar gelmeye başladı. “Tansu Hanım’a kapı aralanmak isteniyor” biçiminde. Hem de böyle bir şey olunca “MHP dışlanacak. Sayın Çiller de böyle bir jest ve taleple hükümete girmezse, “koalisyonu DSP-ANAP-DYP kuracak.” Varsayım ama olur mu olur. Hatta bir deneme ile “ANAP-DYP birlikteliği” sağlanacak, “başına da geçici olarak Aydın Menderes” getirilecek. “Güldürmeyin beni” diyenler de oldu, fakat “neden olmasın” diyenler de. “Düğünde böyle şeyler konuşulmaz” biçimindeki ikazlara hiç kimse aldırmadı bile. YDP, MKYK üyesi Ahmet Rüştü Çelebi partisinin kapatılmasına karşı. “Gelişmeler o kadar hızlı ki, bir de bakmışsınız devredeyiz. Aksi yaşanırsa, yazık olur. Beklemekte fayda var.” Sayın Hasan Celal Güzel’e hatırlatması benden, üyeleri YDP’nin hayatına nokta koymasına sıcak değil. Mustafa’nın düğünü “yeni bir başlangıç” da olabilir diyenler hayli fazla. Çünkü torunlara yaklaşıyor bir eski kuşak. Onlara mahcup olmak da var. Benim içim içime sığmıyor. Fenerbahçe-Bursaspor maçının neticesini almaya çalışıyorum. Bir züğürt tesellisi; “şampiyon olamadık, ikinci olalım da Avrupa Şampiyonlar Ligine katılalım hiç olmazsa.” Bana gülüyor dostlarım, hem de güzel dostlarım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT