BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yıl 2070... Temiz su bitti!

Yıl 2070... Temiz su bitti!

TEMA’nın yayınladığı “2070 Yılından Mektup Var” adlı makalede su kaynaklarının bitmesiyle neler yaşanacağı gözler önüne seriliyor



KONYA - TEMA, çevreye gereken özenin gösterilmemesi durumunda, yıllar sonra dünyanın ne hale geleceğini anlatan “2070 Yılından Mektup Var” adlı makaleyi, e-posta olarak gönderiyor. 2002 yılının Nisan ayında ‘Cronicas de los Tiempos’ dergisinde yayınlanan “2070 Yılından Mektup Var” adlı makaleyi, Türkçeye çeviren TEMA, çevre bilincinin artırılması maksadıyla bu makaleyi internet kullanıcılarına e-posta olarak göndererek, dikkat çekmeye çalışıyor. Böbrek hastalıkları arttı Bir kişinin ağzından, 2070 yılındaki çevreyi ve susuzluk sebebiyle yaşanan olayların anlatıldığı makalede, “50 yaşıma henüz girdim. Fakat görünüşüm 80 yaşında birininki gibi. Ciddi böbrek problemlerinden zarar görüyorum çünkü yeterince su içmiyorum. Korkarım artık yaşamak için fazla zamanım yok” deniliyor. Anlatan kişinin, o yıllarda toplumun en yaşlı insanlarından biri olduğunun belirtildiği makalede, şunlar kaydediliyor: “5 yaşımdaki çocukluğumu hatırlıyorum. O zamanlar parklarda birçok ağaç, güzel bahçeli evler vardı ve ben yarım saat boyunca duş almaktan çok hoşlanıyordum. Şimdi ise vücudumuzu temizlemek için mineral yağlı havlular kullanıyoruz. Önceleri, kadınların güzel saçları vardı. Şimdi ise su kullanmadan temiz tutmak için kafamızı kazıtmak zorundayız. Sonra, babam arabasını hortumdan gelen suyla yıkardı. Şimdi, oğlum suyun bu şekilde israf edilmiş olabileceğine inanmıyor. Posterlerde, radyo ve televizyonda (suyu koru) uyarıları yapıldığını hatırlıyorum, fakat kimse dikkate almadı. Suyun hiç tükenmeyeceğini düşünüyorlardı. Şimdi, bütün nehirler, göller, barajlar ve yeraltı suyu yatakları hem kuru hem de kirli.” Oksijen seviyesi azaldı 2070 yılında endüstrinin hemen hemen durma noktasına geldiği ve işsizliğin çarpıcı oranlara ulaştığının vurgulandığı makale, şöyle devam ediyor: “Tuzu alınmış bitkiler istihdamın ana kaynağı haline geldi ve işçiler maaşlarının bir bölümünü içilebilir su olarak alıyor. 20 litre su için sokaklarda saldırılar çok yaygınlaştı. Önceleri, yetişkinler için tavsiye edilen su içme miktarı günde 8 bardaktı. Şimdilerde, sadece yarım bardak için izinliyim. Mikroplu su tanklarını kullanıyoruz, çünkü kanalizasyon sistemi su eksikliği yüzünden çalışmıyor. Halkın dış görünüşü korkunç. Cilt kanseri, mide ve bağırsak ve idrar yolları hastalıkları ölümlerin ana sebebi. Cildin çok fazla kuruması yüzünden 20 yaşındaki gençler 40 yaşında gibi görünüyor. Bilim adamları araştırıyor, fakat problemin hiçbir çözümü yok. Su üretilemez. Ağaç ve bitki yoksunluğundan dolayı oksijen seviyesi de azaldı. Yeni neslin zeka kapasitesi şiddetle bozuldu.” Temiz hava parayla O yıllarda birçok erkekte sperm şeklinin değiştiğinin ifade edildiği makalede, “Sonuç olarak, bebekler özürlü, mutasyona uğramış ve fiziksel bozuklukla doğuyor. Hükümet soluduğumuz hava için (yetişkin bir insan için günde 137 metreküp) bizi ödeme yapmak mecburiyetinde bırakıyor. Bunu ödeyemeyen insanlar güneş enerjisiyle çalışan büyük mekanik akciğerlerle havalandırılmış bölgelerden kovuluyor. Hava çok kaliteli değil ama en azından insanlar nefes alabiliyor. Ortalama hayat süresi 35 yıl” deniliyor. Irmakların geçtiği yerlerde oluşmuş yeşil alanlara sahip bazı ülkelerin ağır silahlı askerler tarafından korunduğunun vurgulandığı makalede, suyun, altın ve elmastan daha değerli hale geldiği kaydediliyor. Dünyada hayat bitecek 2070 yılında kaydedilen yağışların asit yağışları olduğunun belirtildiği makale, şöyle sürüyor: “Çevreyi korumak için uyarıldık fakat hiç kimse dikkate almadı. Oğlum benimle gençliğim hakkında konuşmak istediğinde ona yeşil tarlaları, çiçeklerin güzelliğini, yağmuru, yüzmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu, ırmaklardaki ve barajlardaki balıkları, içebildiğimiz kadar su içmeyi ve insanların ne kadar sağlıklı olduklarını anlatırım. Suçlu hissetmekten kendimi alamıyorum çünkü ben, çevre tahribatına katkıda bulunan veya en basitinden uyarı işaretlerini dikkate almayan bir nesle aitim. Şimdi çocuklarımız çok ağır bir bedel ödüyor. İçtenlikle inanıyorum ki, doğanın tahribatı geri döndürülemez bir safhaya ulaştığı için çok kısa bir zaman içinde dünyada hayat mümkün olmayacak.” Vakit geçirmeyelim Makaleyi Türkçe’ye çevirerek yüzbinlerce kişiye ulaştırılmasını sağlayan TEMA’nın makalenin sonundaki notunda ise “Gelecek nesillerimizin bu acıları yaşamaması için vakit kaybetmeden herkesi doğal kaynaklarımızı korumaya davet ediyoruz” deniliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT