BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > LOJMANLAR VE MEMURLAR

LOJMANLAR VE MEMURLAR

İlk defa bir sendika, lojmanlar memurlara satılsın diyor. Devletin elinde 234 bin lojman, 2600 sosyal tesis varmış. Bu sayı her sene artıyormuş. Mesela 2002’de 224 binmiş.



İlk defa bir sendika, lojmanlar memurlara satılsın diyor. Devletin elinde 234 bin lojman, 2600 sosyal tesis varmış. Bu sayı her sene artıyormuş. Mesela 2002’de 224 binmiş. Bağımsız Eğitimciler Sendikası Başkanı, 57 bin lojmanla kamu kuruluşları arasında birinci sırada olan Milli Eğitim Bakanlığı lojmanlarının önemli bir kısmının Ankara’da olduğunu, yine tamamına yakınında öğretmenler yerine merkez teşkilatta görevli bürokratların oturduğunu söylüyor. Memurlara satılsın, derken içinde oturanlara değil, düşük maaş alan memur ve öğretmenlere makul bir taksitle satılmasını istiyor. Teklif cazip. Esas olan elden çıkarılmasıdır. Mesela geçen yılın ilk on ayında lojmanlardan 1 milyon 746 bin YTL kira geliri toplanmış, aynı sürede 8 milyon 55 bin lira (8 trilyon 55 milyar TL) bakım onarım masrafı yapılmış. Rakam o kadar önemli değil. Zaten hayat toplama çıkarma çarpmadan ibaret de değil. Önemli olan tarafı şu: İnşaat maliyetleri de hesaba katıldığında, yapılan masraf kadar fayda elde edilemiyor. Oturana da faydası olmuyor, oturtana da..Aradan başkaları geçiniyor. Elden çıkarılabileceğine ihtimal vermiyorum. Ama becerilebilse, bunu az da olsa bir gelir kapısı olarak düşünmek yerine, taksitle satıştan elde edilen gelirin de yine belli oranda bütün memurlara kira yardımı olarak dağıtılması... Hatta mümkünse yüksek bürokratlara görevlerine uygun yerlerde ev kiralayabilecek kadar ilave para verilmesi hem daha cazip olur hem daha az masaraflı olur. Ama şimdilik tatlı bir hayal gibi görünüyor. Niye elden çıkarılabileceğine ihtimal vermediğime gelince.. Bunun tartışması 5-6 ay sürer. Beş altı ayın sonunda kararlaştırılan görüş muhtemelen şöyle olacaktır. 234 bin lojmandan istisnaları çıkarınca elde kalacak olan sayı ya 10 bin olacaktır, ya 15 bin..Onların da talibi çıkmayacaktır. Ve bu konu bir sonraki bahara kalacaktır. Bizim AİHM Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de “sizin”i “bizim”i oluyor mu? O hangi kararından sonraydı, “Hukuk son sözü söylemiş, noktayı koymuştur” demiştik. Hatta artık bu konunun tartışılacak yanı kalmadı, gibi bir şey de mi söylemiştik. Hukuk, geçenlerde bi nokta daha koydu, “vicdani retçi”nin davasını karara bağladı. Biz de olur mu öyle şey, dedik. Bu AİHM’de hiç muzip bir adam yok mu? İki kararı aynı anda açıklasaydı, keyifli olurdu. Belki o zaman “hukuk son noktayı koydu” diyenler, “noktalı virgül” koydu, demeyi tercih ederdi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT