BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mimar Sinan “Yüce Divan”da

Mimar Sinan “Yüce Divan”da

Koca Sinan yaşlanmıştır. Artık evinde münzevi bir hayat sürmektedir. Bir gün kapısına birisi gelir ve der ki: “Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi Divan’a çağırıyorlar!” Mübarek, “Hayırdır inşallah” diyerek sarayın yolunu tutar...



Sinan Ağa (Mimar Sinan), bir gün aniden Topkapı Sarayına çağırılmıştır... Bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini eserleri inşaat halindeyken görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, “Acaba niye çağrılıyorum?” diye bastonuna dayana dayana düşünceler içinde Saraya gider... Bakar ki “Divan”da bir soruşturma heyeti kurulmuştur... Kadılar, ulema, müftüler, o günün vükelası... Sinan’a şöyle derler: -Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasaktır. ‘Hiç kimse evine özel olarak su almasın’ diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su hattı varmış öyle mi? “Şu fermanı görelim!” -Evet, der Koca Mimar: Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul’a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma mahsus su müsaadesi vermişti. -O zaman şu müsaadenizi, fermanı görelim de, kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin. Sinan’ın cevabı şu olur: -Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor. Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: -Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın!.. Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar şudur: -Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre, suyu kesilmeli, fakat şimdiye kadarki için de bir cezaya mucip olmamalıdır... Bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir değildir. Çünkü o, hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık tanınsın, özel bir mükafat verilsin diye değil... “Hiç müteessir değiliz” Ve Koca Sinan 100 yaşına girerken hastalanır yatağa düşer. Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmıyor. İstanbul’a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder. Vefat sırasında bu olayı başında konuşanlara verdiği cevap enteresandır: -Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT