BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Danimarkalı ders verdi

Danimarkalı ders verdi

Karikatürleri yayınlayan Posten gazetesinin önünde toplanan 3 bin kadar Danimarkalı, Rasmussen’i ve gazeteyi protesto etti. Danimarkalı yazar Carsten Jensen, “Ben Müslümanları insan yerine koymayan bir hükümetin yönettiği ülkede yaşamak istemiyorum” dedi.



> Hayrettin Turan Karikatür olayında özür dilemeyerek gerginliği tırmandıran Danimarka Başbakanı’na en güzel dersi kendi halkı verdi. Peygamber Efendimizin sözde karikatürlerini yayınlayarak İslam dünyasındaki öfke fitilini ateşleyen Danimarka’da halk sokağa dökülerek “Müslümanlardan özür diliyoruz” yürüyüşü yaptı. Hükümete tepki İslam dünyasının ‘bir özür’ beklediği Danimarka Başbakanı Rasmussen, “Özür dilemeyeceğim” diyerek gerginliği tırmandırırken, Danimarkalılar, ellerinde “Özür diliyoruz” pankartları taşıdı. Kopenhag’daki Opera meydanından, karikatürleri yayınlayan Jyllands-Posten gazetesinin merkez binası önüne kadar yürüyen üç bin Danimarkalı, hükümeti ve gazeteyi protesto etti. Film yönetmeni Annette K. Olesen’in öncülüğünde bazı sanatçı ve yazarların da katıldıkları toplantıda Danimarka’nın tanınmış simaları Carsten Jensen, Anders Jerichow, Omar Marzouk birer konuşma yaptılar. Carsten Jensen, “Ben böyle bir kültüre mensup bir insan olarak yaşamak istemiyorum, Ben Müslüman göçmenleri insan yerine koymayan bir hükümetin yönettiği bir ülkede yaşamak istemiyorum. Bu konuda Müslümanlar’ı çok iyi anlıyorum. Burada basın özgürlüğü var. Ama basın insanların dini hassasiyetlerine karşı kendisinin de yükümlülüğü bulunduğunu bilmelidir” dedi. Hakkınız yok Siyasetçi ve Ortadoğu üzerine birçok kitabı bulunan Anders Jerichow da “ifade özgürlüğü” kavramının belli bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini söyleyerek, insanlara saygının önde tutulması gerektiğini belirtti. Anders Jerichow, “ifade özgürlüğü”nün insanlara hakaret etme hakkı tanımadığını” kaydetti. Jerichow konuşmasının devamında basın özgürlüğünün en temel haklardan biri olduğunu belirterek bunun sorumsuzca kullanılamayacağını bildirdi. Jerichow, belirli bir dini grubun aşağılanmasının karşılıklı anlaşmaya katkı sağlamayacağını belirtti. Bu arada, Fransa’da geçen hafta sözde karikatürleri yayımlayan France Soir gazetesinin bürosunun, bomba ihbarı nedeniyle boşaltıldığı bildirildi. Gazetenin muhabiri Ariane Dollfus, başkent Paris yakınındaki bürolarının, bomba ihbarı sebebiyle öğleden sonra boşaltıldığını söyledi. Olayla ilgili olarak ayrıntılı bilgi verilmedi. Times’tan çağrı: Özür dile İngiliz gazetesi The Times, çirkin karikatürleri savunan Danimarka Başbakanı Rasmussen’e seslenerek, “Yayımlanan bu karikatürler tahrik edici ve onur kırıcı. Bunları yayımladıktan sonra yapılacak en iyi şey, özür dileyip susmak. Bu özür, bugünkü olayların yaşanmasını önlemiş olacaktı. Bir insanın barışçı olup olmadığını anlamak için gidip suratına yumruk atmazsınız. Burada problem, Müslümanların ifade özgürlüğüne saygı duymaya hazır olup olmadığı değildir. Asıl mesele, bu dünyayı, bizden farklı değer ve dini inançlara sahip olan insanlarla paylaşmaya hazır olup olmadığımızdır. Düşünce özgürlüğünü savunmanın en iyi yolu, onu bazı aşırılıklardan arındırmak ve nezakete önem vermektir” diye yazdı. Sağduyuya davet Annan: Müslüman affedicidir DUBAİ- BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Müslümanlara, yayımlanan karikatürler için dilenen özürleri kabul etmeleri çağrısında bulundu. BM çevre konferansı için bulunduğu Dubai’de açıklamalarda bulunan Annan, Müslümanların ıstıraplarını anladığını ve paylaştığını ifade etti. Annan, “Ancak bu durum, suçsuz insanlara yönelik saldırıları mazur gösteremez. Müslümanlardan, dilenen özrü kabul etmelerini, bağışlayıcı ve her şeye kadir Allah’ın onlardan yapmalarını istediği gibi, sakin ve onurlu biçimde davranmalarını istiyorum. Çatışmadan çok, barış arayışında olmalarını talep ediyorum” dedi. ABD de kınadı Karikatürler çok çirkin ANKARA- ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerle ilgili olarak, ABD’nin bu karikatürleri “rahatsız edici ve ahlaki yönden çirkin” bulduğunu bildirdi. Büyükelçilikten yapılan açıklamada, “Hz Muhammed’i terörist olarak gösteren karikatürlerin çok güçlü münakaşa ve tartışmalara yol açtığı” belirtilerek, konuyla ilgili olarak ABD’nin görüşünün net biçimde anlaşılmasının önemi vurgulandı. Açıklamada, “Bu görüntülerden dolayı Müslümanların duyduğu rahatsızlığı paylaşıyoruz. ABD, bu karikatürleri rahatsız edici ve ahlaki yönden çirkin bulmaktadır. Müslümanlık karşıtı görüntüler, Yahudilik ve Hıristiyanlık karşıtı görüntüler kadar kabul edilemezdir.” ABD’nin, “aynı zamanda, özgür toplumlarda, insanların kırıcı ve yanlış bile olsa görüşlerini ifade etme hakkına inandığına” da işaret edilen açıklamada, “Bu görüşlere karşı çıkanlar, bunları kınama hakkına sahiptir, ancak bunu barışçı yollarla ve şiddete yer bırakmayacak şekilde yapmalıdır. Bizim için, ifade özgürlüğü demokrasinin özüdür” denildi. İK֒den toplantı kararı BEYRUT - İslam Konferansı Teşkilatı’na üye ülkelerin büyükelçileri ve örgütle bağlantılı ülkelerin temsilcileri, 14 Şubat’ta Cidde’de örgütün merkezinde toplanma kararı aldı. İslam Konferansı Teşkilatı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, örgütün Cidde’deki merkezinde yapılacak toplantıda, Mekke’de yapılan olağanüstü liderler zirvesinde alınan, örgütün önümüzdeki 10 yılını içeren kararlar hakkında görüş alışverişinde bulunulacak. Özellikle de bütün dünyada öne çıkan ‘’İslamafobi’’ ile ilgili mücadele için ne gibi kararlar alınacağı görüşülecek. Açıklamada, bütün dünyada gelişen karikatür kriziyle ilgili olarak, İslam Konferansı Teşkilatı’nın geliştireceği yeni stratejiler üzerinde tartışılacağı ve İslamın ve Müslümanlığın gerçek yüzünün batı dünyasındaki ülkelere anlatılması için daha etkin politika geliştirilmesi amacıyla neler yapılabileceği tartışılacak. >> Bir ders de AİHM’den Danimarka’nın ardından bazı Avrupa ülkelerinde Peygamber Efendimizle ilgili “fikir özgürlüğü” adına sözde karikatürlerin yayınlanmasına ilişkin tartışma ve tepkiler artarken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin daha önce aldığı örnek karar günyüzüne çıktı. 1994 yılında Avusturya’da bir sinemada gösterilen Hıristiyanlık aleyhindeki film, Katolik derneklerin talebi üzerine Avusturya makamlarınca yasaklandı. Bunun üzerine konu AİHM’ne taşındı. İşte örnek karar Otto Preminger Davası kararında AİHM’den dokuz hakim “Hıristiyanlığa ve Hz. İsa’ya hakaret içeren film, fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. Avusturya yasaklamakta haklıdır” kararı aldı. Davacı sinema sahibini haksız bulan AİHM, 20 Eylül 1994 tarihli kararında ayrıca sinema sahibine hitap edilerek, “Sinema sahibi olarak tabii ki senin fikir ve ifade özgürlüğün vardır. İstediğin filmi gösterebilirsin ama bu özgürlüğü kullanırken başkalarına hakaret edemezsin. Filmin yasaklanması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin ihlali değildir. Dinlere karşı hakaret içeren yayınlar fikir özgürlüğü kapsamına giremez” dedi. > Hayrettin Turan >> Tahrikçiler saklanıyor ANKARA- Peygamber Efendimize hakaret içeren çirkin karikatürlere tepkiler artarak sürerken, 12 Danimarkalı karikatüristin, saldırıya uğramaktan korkarak polis korumasında saklanmaya başladıkları bildirildi. Danimarka Gazeteciler Sendikası Başkanı Mogens Blicher Bjerregaard, ‘’Danimarka’da bir yerlerde saklanıyorlar. Bazıları gerçekten korkuyor’’ diye konuştu. İngiliz The Times gazetesi de, yaşamlarından endişe eden karikatüristlerin, çizdikleri karikatürlerin başka gazetelerde de yayımlanmasına engel olmaya çalıştıklarını ama başarılı olamadıklarını yazdı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT