BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bilâl’i bugün âzâd ettim”

“Bilâl’i bugün âzâd ettim”

Bilâl-i Habeşî hazretleri, Müslüman olduktan sonra hayâtında bambaşka bir safha başladı. Artık o, hak ile bâtıl arasında vukû bulmak üzere olan çetin bir mücâdelenin azimli bir kahramanı, kararlı bir mücâhidi olmuştu.



Bilâl-i Habeşî hazretleri, Müslüman olduktan sonra hayâtında bambaşka bir safha başladı. Artık o, hak ile bâtıl arasında vukû bulmak üzere olan çetin bir mücâdelenin azimli bir kahramanı, kararlı bir mücâhidi olmuştu. Zâlim Ümeyye; O’nun Müslüman olduğunu anladığı zaman, daha da hâinleşti. Çâresiz kölesini sırtüstü veya yüzükoyun, kızgın çöllere yatırırdı. Sonra da çıplak vücuduna, kocaman kaya parçaları koyar ve Peygamber efendimizi inkâr etmesini emrederdi. Ama o Habeşli Mü’min, alnındaki boncuk boncuk terlerle inleyerek seslenirdi: “Allah birdir, Allah birdir. Muhammed, O’nun elçisidir. Ey topraklar, ey taşlar, ey taş yürekliler! Allah birdir ve O’ndan büyük yoktur.” Bütün bu işkencelerle hıncını alamayan Ümeyye, onu böylece bîtap düşürdükten sonra da, boynuna bir ip takıp çocukların elinde Mekke sokaklarında dolaştırırdı. Müşrikler onunla alay ederlerdi. Bilâl-i Habeşî garip ve kimsesiz olduğu için, diğer müşriklerden de işkence görürdü. Ona ağır işkence yapanlardan biri de Ebû Cehil’dir. Bilâl-i Habeşî onun ağır işkenceleri karşısında da, “Allah birdir, Allah birdir” diyerek, dînindeki sebâtını gösterirdi. Ümeyye bin Halef yine bir gün Bilâl-i Habeşî’ye işkence yapmak için dışarı çıkarmıştı. Üzerindeki elbiselerini çıkarıp sadece bir don ile, yakıcı sıcakta kızgın kumlar üzerine yatırıp, üzerine taşlar yığmıştı. Bilâl-i Habeşî bu tahammülü zor işkenceler altında yine, “Allah birdir, Allah birdir” diyor başka bir şey söylemiyordu. Bu sırada sevgili Peygamberimiz oradan geçiyordu. Bilâl-i Habeşî’nin halini görerek üzülerek buyurdu ki: “Allahü teâlânın ismini söylemek seni kurtarır.” Evine döndükten biraz sonra da Hz. Ebû Bekir yanına geldi. Peygamberimiz, Bilâl-i Habeşî’nin çektiği işkenceyi Hz. Ebû Bekir’e söyleyip, “Çok üzüldüm” buyurdu. Hz. Ebû Bekir hemen Bilâl-i Habeşî’ye işkence yapılan yere gitti. Müşriklere dedi ki: “Bilâl’e böyle yapmakla elinize ne geçer? Bunu bana satınız!” Müşrikler cevap verdiler: “Dünya dolusu altın versen satmayız. Fakat, senin kölen Âmir ile değişiriz.” Hz. Ebû Bekir’in kölesi Âmir, onun her işini yürütürdü. Fakat imân etmiyordu. Bilali Habeşi’yi bununla değişip müşriklerin elinden kurtardı. Elinden tutup doğruca sevgili Peygamberimizin huzuruna getirerek dedi ki: “Yâ Resûlallah! Bilâl’i bugün Allah rızâsı için âzâd ettim” Resûlullah efendimiz çok sevindi. Ebû Bekr-i Sıddîk’a çok duâ buyurdu.
Kapat
KAPAT