BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gerçek mal varlıkları...

Gerçek mal varlıkları...

Yirmiyedi raptiyeli leopar derili, sekseniki santim siyah döner koltuk... Ortalık durulunca yayınlanacak 45 dakikalık “Ulusa Sesleniş” konuşması...



TAYYİP ERDOĞAN * Yirmiyedi raptiyeli leopar derili, sekseniki santim siyah döner koltuk... * Ortalık durulunca yayınlanacak 45 dakikalık “Ulusa Sesleniş” konuşması... * Üzerinde çeşitli ülkelerin ismi yazılı, sayısı bilinmeyen dış hatlar uçuş kartları... * Henüz hayata geçirilmeyen, aklının bir köşesindeki Köşk Projesi... DENİZ BAYKAL * Antalya Serik ve parti merkezinin önünde yapılmış iki adet kamuoyu yoklaması... * Bol miktarda ağa ve baba dostluğu... * Önünü görmeyen bir miktar devlet tahvili... * Eski ortaklardan kalma iktidar gücü... MEHMET AĞAR * Arkasında “Ağar” yazan 24 numaralı Elazığspor forması... * Bu sene üzerine geçirmeyi düşündüğü, her okulda üç katlı tripleks seçim sandıkları... * Daha çok Doğu’daki konuşmalarda yaptığı halka arz... DEVLET BAHÇELİ * Kendinden kendine miras kalmış seçim enkazı... * Her şeye rağmen dimdik havada duran işaret ve serçe parmağı... * Tekir yaylasında çadır, çadırda Anadolu motifli kilim... CEM UZAN * Bulduğu her meydanda konuşmak için yanında taşıdığı kablosuz mikrofon... * Olur olmadık zamanlarda görülen iktidar rüyası... * İkisi gazeteler tarafından dökümü alınan beş adet cep telefonu... ERKAN MUMCU * Yarısı daha açıklanmamış, bol miktarda polemik... * Polemiklerde işe yarayan “Atasözü ve Deyimler Sözlüğü”... * Sıcak havalarda kullandığı geniş siyasi yelpaze... ZEKİ SEZER * Bülent Bey’den kalma yakası dar gelen 3 adet mavi gömlek... * Her an üzerinde iki adet gölge, ensesinde iki adet sıcak nefes... * Sadece tarihleri değiştirilen, “Kıbrıs sorunu basın açıklaması...” Hayata dair... Tüm yıllar boyunca, bizi anlayacak birilerini, bizi olduğumuz gibi kabullenecek, taşı güneş ışığı kadar yumuşatacak sihirbaz gücüne sahip birilerini, bizi yargılar yerine mutluluğa götürecek, geceleyin ejderhalarımızla yüzleşebilecek, bizi olmayı tercih ettiğimiz kişiye dönüştürebilecek birilerini bulmak için bekledik, diye düşündüm... Daha dün, bu sihirli birini, aynada gördüğüm yüzde buldum... O, biz ve kendi el yapımı maskelerimiz... (...Richard Bach) bizimkiler... * Engin Abi okulların kar yağışından tatil edildiği gün oğlunu almaya gitmiş... “Soğuktan bütün çocukların tipi birbirine benzemiş” diye çocuğu bulamadan geri gelmiş... *** * Bilgehan, Cem’i koridorda koştururken görünce “Hayırdır” diye sormuş... Cem; bilgisayardan film izlediğini ve çay alıp hemen döneceğini söylemiş ve “Beni oyalama filmin en iyi sahnesini kaçırıyorum” demiş... Bilgehan’ın “Pause’a basıp gitseydin ya” soruları havada kalmış... *** * Adnan Abi, Faik’i para bozdurmaya göndermiş... Daha sonra evine gitmek için taksiye binmiş... Her zamanki gibi iki katı bahşiş bırakınca taksici kıllanıp parayı kontrol etmiş... Paralar sahte çıkmış ve olaylar gelişmiş... temelin yeri... Temel, arkadaşıyla sohbet ederken, “Yahu Dursun” demiş; “-Bu fıkraları bize uyduruyorlar ama benim hiç komiğime gitmiyor...” Dursun, “Ben sana bir tane anlatayım da gör” demiş ve başlamış meşhur fıkrayı anlatmaya; Küçük Temel matematikten ikmale kalmış... Hocası son bir şans daha tanımış ve stadyumda, herkesin gözü önünde bir imtihan daha yapmaya karar vermiş... Ve; “Oğlum Temel, de bana bakayım iki kere iki kaç ediyor” diye sormuş... Temel düşünmeden “Herhalde dört ediyor hocam” cevabını vermiş... Hocanın bir şey demesine fırsat kalmadan tribünler, “Bir şans daha ver... Bir şans daha ver” diye tezahürata başlamış... Dursun’un anlattığı fıkrayı dinleyen Temel, kaşlarını çatmış; “-O da dersine çalışıp gelseydi kerata” demiş... itiraf reyonu... (...isim: mustafa gümüşkaya ...şehir: istanbul ...yaş: yirmidört) Sevdiğim kız, yani Zeyno bana eski çıktığı çocuğu unutamadığını söyledi... Lafını bitirmesine fırsat vermedim ve ondan ayrıldım... Meğer çocuk bizimkini hiç sevmemiş ve sonrasında Zeyno’dan ayrılmış... Unutamadığı şey de buymuş ve benim de onun gibi yapmamdan korkuyormuş... Tabii günler sonra özür dilesem de beni affetmedi... Aracılığınızla kazmalığımı cümle aleme ilan etmek istiyorum... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) laf ola... G.Saray’a para geldiği halde ücretler ödenmiyormuş... Mal CANaydın’ın yongası... *** Her konuda yorum yapan tek siyasetçi Demirel’miş... Baba Britanica... *** ...Ve söz yıllar sonra yeni versiyonu ile gündeme oturdu; “-Gereksiz taramalardan kaçının...” tuzaktan kumanda (...FLASH - Yasemin’in Penceresi) YASEMİN BOZKURT:Evet bir telefonumuz var... Alooo?... TELEFONDAKİ SEYİRCİ: Alo Yasemin Hanım... YASEMİN BOZKURT: Merhabalar efendim, sanırım stüdyodaki hanımla tanışmak için aradınız?... SEYİRCİ: Evet efenim... YASEMİN BOZKURT: Nerden arıyorsunuz bizi?... SEYİRCİ: Evdeeen... S.Ö.Z. der ki; “-Planlar yaparak harcadığımız, aslında uğruna planlar yaptığımız hayatın ta kendisidir...” (...’Ben de bir söz etmek istiyorum’ diyen Enes’in müthiş S.Ö.Z.leri) bugünün buluşu * İlk kez korkutulan biri baş parmağını ön dişlerine takarak kafasını geri attı... (...13.02.1952) tebeşir tozu “-İlk başta anne ve babalarımızın çocukları, sonra çocuklarımızın anne ve babası oluruz... Daha sonra anne ve babamızın anne ve babası, en sonunda da çocuklarımızın çocukları oluruz...” (...Milton Greenblatt) sanatik kritik “-Evliliğin kitabını yazamam ama boşanmanınkini yazarım... ‘Bir erkekten nasıl çok çabuk sıyrılırsın’ konusunda önemli tavsiyelerim var...” (...Seda Sayan) politik kritik “-İnsanın özel alanı vardır, kamusal alan vardır, bir de kamu alanı vardır... Bunlar evin içine de karışacak... Türkiye yolgeçen hanı değil...” (...Tayyip Erdoğan) sportik kritik “-Blatter’in odasına girince, ‘Bizde gelenektir, babaların eli öpülür’ dedim ve eline sarıldım... Ben ülkem için el de öperim, etek de...” (...Haluk Ulusoy) Şifa Yemek Öğle Menüsü > Mercimek Çorba... > Terbiyeli Köfte... > Nohutlu Pilav... > Meyve...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT