BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İŞSİZLİK SİGORTASI

İŞSİZLİK SİGORTASI

İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken para 18 milyar YTL’ye ulaşmış. Yaklaşık 13 milyar dolar.



İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken para 18 milyar YTL’ye ulaşmış. Yaklaşık 13 milyar dolar. Bu para bizi rahatsız eder, bir an önce öğütecek, başka yerlere kaydıracak, bir çözüm bulmak lazım. Biz adı her ne olursa olsun, fonda para biriktirmeye, yerli yerine kullanmaya alışık değiliz. Konut edindirme fonunun sonu belli, Tasarrufu Teşvik Fonunun belli, 960’tan sonra farklı isimlerle altında toplanan paraların hikayesi belli, bu fondaki parayı nasıl tutacağız? Bir an önce harcamak ve birikeni öğütmek için bir çözüm bulamazsak bu rakam birkaç sene içinde bütçe rakamlarına yaklaşır. Ya fondan işsizlik maaşı almanın şartlarını kolaylaştıracağız, ya da başka bir yol bulacağız. .... Bu fon kimlerin katkısıyla oluşuyor? Görünürde hem işçinin, hem işverenin, hem devletin. Kağıt üzerinde böyle..Fiilen hangi çalışanın maaşı, fon kurulduktan sonra, fona ayrılan pay kadar düşmüş.. Devlet de verse, işçi de verse iş yine dönüp dolaşıp işverenin sırtına biniyor. O yıllarda bu fon kurulurken, bir tek Besim Tibuk abim feryat figan etti, “Etmeyin, eylemeyin, bu işe yeltenmeyin, zararı yine işçiye olur, işsizlik artar” dedi.. Dinletemedi. Rakam daha fazla büyümeden, bir aklıevvel topyekun öğütecek bir proje geliştirmeden bir çözüm bulmak lazım.. 13 milyar dolar büyük para.. > Kırılma noktası Çok uzak değil gibi görünüyor. Yarın bir gün fon hukukuna dayalı fon mağdurlarının açacağı davalar, çok yüklü tazminatlarla sonuçlanabilir. Kriz sonrasının fırtınalı ortamında, sadece kamu zararına odaklandığımız için, bu zararın tazmininde her yol mubah gibi bir heyecana kapıldık. Akıl almaz hesaplar yaptık..100 milyarımızı talan ettiler diyenler oldu, 70 diyenler oldu..Oturup sakin kafa ile yapılan hesaplarda 10 milyar doları bile geçmez diyenler oldu. Şirketlere, mal varlıklarına el konuldu. Servetler el değiştirdi. Ortalık sakinleşince ortaya şöyle bir mukayese çıktı: Aynı dönemde kamu bankalarının zararı 40 milyar dolar..Özel bankaların toplamının zararı nasıl hesap yaptığınıza bağlı olarak değişse de en fazla 15 milyar dolar. Kamu bankalarındakinin adı görev zararı..Öbürü hortum..Birinin borçları iki satırlık bir kanunla sıfırlanıyor, öbürü tahsil edilmeye çalışılıyor. Elde kalan ne belli değil. Vara vara nereye vardık, o da belli değil. Fırtına dinip göz gözü görür hale geldikten sonra bu hesaplar bir daha gözden geçirilir, mağdurlar hak aramaya başlarsa..yüklü tazminatlar gündeme gelirse..Olan yine bize olacak. Kamu alacağı diyerek kutsal sayıp çıktığımız yolda, belki de tahsil ettiğimizin birkaç katı bedel ödeyeceğiz. El değiştiren servetlere nasıl bir açıklama getireceğiz. Bu zararın adını ne koyacağız, en azından zihnen hazırlıklı olmak lazım.. Dün her derdimizin müsebbibi hortumcular deyip geçiştiriyorduk. Kırılma noktasından sonra sloganımız ne olacak? 942’deki varlık vergisinin getirip götürdüğüne benzer sonuçlar oluşuyor sanki.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT