BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Karikatür Krizi” başka krizler doğurmasın!..

“Karikatür Krizi” başka krizler doğurmasın!..

Danimarka’da bir gazetenin çıkardığı fitne, İslam dünyasını karıştırmaya devam ediyor. Pakistan’da dün yine karikatür rezaletine tepkiler vardı. Ve yine maalesef yapılan taşkınlıklar sonucu, insanlar yaralandı, yeni ölümler meydana geldi. Tahribatlar yapıldı. Görünen o ki, tepkiler gitgide kontrolden çıkma eğiliminde.



Danimarka’da bir gazetenin çıkardığı fitne, İslam dünyasını karıştırmaya devam ediyor. Pakistan’da dün yine karikatür rezaletine tepkiler vardı. Ve yine maalesef yapılan taşkınlıklar sonucu, insanlar yaralandı, yeni ölümler meydana geldi. Tahribatlar yapıldı. Görünen o ki, tepkiler gitgide kontrolden çıkma eğiliminde. Eğer Pakistan gibi ülkelerde, durum kontrol altına alınmazsa, bu ülkeler için yeni krizler, iç karışıklıklar ve hatta yeni askerî müdahalelere bile kapı açılabilir! Pakistan daha dört ay önce deprem felaketine yakalanmış, on binlerce ölü vermiş, yüz binlerce felaketzede halen aç ve açıkta, hayatta kalma mücadelesi veriyor. Zaten bin türlü zorluklarla boğuşan ve siyasi bakımdan istikrara muhtaç Pakistan, bir de bu fitne sebebiyle yeniden karışmamalıdır. Pakistan’ın düşmanları tabii ki, böyle bir fırsatı kaçırmak istemezler. Kolayca karışmaya müsait ülkeyi kaosa sürüklemek için ajan provokatörlerin iş başında olduğu anlaşılıyor... Ancak Pakistan idarecileri, sivil toplum liderleri ve halkı her zamankinden daha dikkatli olmalıdır. Zira Pakistan bu haliyle yeni bir krizi kaldıramaz! Bir taraftan nükleer silahlara sahip olduğu için; güç odaklarının hedefi durumunda olan, diğer taraftan El Kaide vs. terör örgütlerinin uzantılarının bu coğrafyada faaliyet göstermesi sebebiyle, yeterince başı belada olan bu dost ülkenin yeni bir belaya duçar olmaması için herkes üstüne düşen sorumluluğu göstermelidir. Temelde gösterilen tepkiler ne kadar haklı olursa olsun, zarar verecek ölçüde öfkeli hareket etmek akıllıca bir yol değildir. Sadece Pakistan değil, Bangladeş, Endonezya ve Malezya için de benzer tehlikeler söz konusudur. Bangladeş dünyanın en fakir ve en problemli ülkelerinden biri olarak çok kırılgan bir yapıya sahiptir. Endonezya ise, ekonomik bakımdan iyi bir durumda olmakla birlikte, özellikle ülkedeki bölücü hareketler ve bunlara dışarıdan verilen destekler sebebiyle sıkıntılıdır. Nüfus bakımından en büyük İslam ülkesi olan Endonezya’yı bölüp-parçalamak için çok yönlü sinsi faaliyetler devam ediyor. Dolayısıyla bu ülkeyi karıştırmak, şer güçler için ne yazık ki zor bir şey değil! Aynı şekilde İran’ı, Suriye’yi karıştırmak için çok önceden başlatılmış olan süreç devam ediyor... İslam dünyası adeta genel bir saldırı altında. Bu saldırı bazen askerî, bazen ekonomik, kimi zaman da dinî ve kültürel yollardan yapılıyor. Yapılan bu saldırıları zamanında ve doğru şekilde fark edip, tedbiri de ona göre almak gerekiyor. İslam dünyasının genel mağduriyeti ve zayıflığı, sağlıklı düşünmeye ve akıllı hareket etmeye de mani olmamalıdır. Eğer olup bitenlerden doğru dersler çıkarılabilirse, belki saldırıların önüne geçme yolunda avantajlar elde edilebilir... Prof. Emre Gönensay’ın dünkü Türkiye gazetesinde yer alan görüşleri çok önemlidir. Danimarka’nın başını çektiği karikatür rezaleti, fikir özgürlüğü filan değil; düpedüz ırkçılıktır. Bu rezalette en büyük sorumluluk da Danimarka Başbakanı Rasmussen’e aittir. Gönensay’ın isabetle belirttiği gibi, bu kişinin mutlaka istifa etmesi gerekir. Basiretsizlik veya kasıt sonucu, dünyada bu kadar fitneye sebebiyet veren bir politikacı koltuğunda rahat oturamaz, oturmamalıdır. Avrupa Birliği, geçmişte bu kıtayı dehşete boğan ırkçılığı önlemek için geliştirilen bir projedir. Artık geride kaldığı sanılan ırkçılık felaketinin tekrar baş göstermesine meydan verilmemelidir. Hayli zaman suskun kalan ve giderek büyüyen olayları sadece seyretmekle yetinen AB yetkilileri, birkaç günden beri nihayet harekete geçmiş görünüyor. Hâlâ daha olayı düşünce özgürlüğü ile açıklamaya çalışanların yanında, kutsal değerlere saygı gösterilmesi gerektiğini ve özgürlüklerin de bir sınırı olduğunu belirten aklı başında açıklamalar yapan da var. Yarın Avrupa parlamentosunda, dinî nefret uyandırarak; ırkçılık ve yabancı düşmanlığı yapılarak ifade özgürlüğünün istismar edilmemesi çağrısında bulunan bir karar tasarısı oylanacak. Bu tür sağduyulu davranışlar, şüphesiz Müslümanların öfkesinin bir nebze dinmesine yardımcı olacaktır. Ama Rasmussen benzeri tipler, olayı daha fazla kaşımamalıdır. Böylelerini ikaz etme görevi, öncelikle AB mekanizmalarındaki yetkililerindir. İslam dünyası ile yaşanan gerginliğin bir bedeli olduğunu, olacağını bu yetkililer düşünmek durumundadır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT