BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeter artık...

Yeter artık...

Türk futbolu tarihinin en ağır cezasını aldı... Bana göre tarihinin en büyük utancı... Ben açıkçası daha ağır bir ceza bekliyordum, Allah’a şükür olmadı. Ama bizde de değişen bir şey olmadı.



Türk futbolu tarihinin en ağır cezasını aldı... Bana göre tarihinin en büyük utancı... Ben açıkçası daha ağır bir ceza bekliyordum, Allah’a şükür olmadı. Ama bizde de değişen bir şey olmadı. Hâlâ suçlular saklanıyor, hâlâ aynı zihniyetle birileri kollanıyor. Muhalif açıklamalar dahi çözüm üretmek adına değil, aksine bu utanç tablosundan prim sağlamaya yönelik. Bir “Bencillik” parkası giymişiz ki üzerimize çıkarıp atabilene helal olsun. Daha önceki yazılarımız da “Şifo Mehmet suçlu da, tek suçlu o mu?” demiştik. Hemen ardından “Kenetlenmek için felaket mi gerek?” diye sormuştuk. Sağ olsun bu konudaki hassasiyeti bizi arayarak gösteren tek kişi Gündüz Tekin Onay hocamız oldu. Bizi teşekkürleriyle onare etti. Hepsi bu. Diyelim ki; diğer hocalarımız, duayenlerimiz bu konuya eğilemeyecek kadar yoğun. Peki bu sıcak ortamda dahi onları “Bencillik”lerinden sıyrılmalarından alıkoyan ne? Yani Fatih Terim hakkında bu kadar eleştiri varken, nasıl o koltukta rahat rahat oturabiliyor. İmparator lâkabı da olsa, bir insanın suçlardan muaf tutulması mümkün mü? Tam olarak aklanmadan nasıl rahat edebilir ki vicdan? Ve Terim’in selefi Ersun Yanal nasıl bir zihniyetle “Ben olsaydım bunlar olmazdı?” açıklamasını yapar. Suçluların nasıl bir kariyer endişe var ki, kaybedecekleri para onurlarından ne kadar fazla tutar ki, “Ben yaptım ülkem beni affetsin” diyemeyecek kadar bir haysiyetsizlik içindeler? Hiç kimseden utanmıyorsanız, vatanı kanlarıyla yıkamış şehitlerden utanın.... Bu millet size o mevkileri, o formayı yüceltin diye sundu. Futbolda hak her zaman sahada verilmez! Tavşan dağa küsmüş... Geçen hafta içinde Şenol Güneş hocayı aradık.. Amacımız hem bazı konularda fikrini almak, hem de bir röportaj koparmaktı... Hal hatır faslından sonra sorularımızı sıraladığımızda, Şenol Hoca kat-i bir ifadeyle futbol hakkında konuşmayacağını ifade etti. “Futbolu bilen arkadaşlara sorun, benim söyleyecek sözüm yok. Havadan sudan, ekonomiden politikadan, sanattan müzikten konuşabiliriz ancak futbol hakkında tek kelime etmem...” diyordu. Açıkçası şaşırdım. Çok değil bundan 3-5 hafta önce İran kulüpleriyle görüşen Şenol Hoca, anlaşamadığından olsa futbol defterini kapatmıştı yine! Yine diyorum çünkü Şenol hoca için alışıldık bir davranış bu. Trabzon’dan ilk gidişi, Milli Takım’a vedası ve 2. Trabzon seferi sonrası hep aynı tepkileri göstermişti. Kendisine çok yakın bir gazeteci ağabeyime durumu anlattığımda, “Bırak Allah aşkına ya, hep aynı terane” cevabıyla onu bile bıktırdığını anladım.. Bir zamanlar “Güneş balçıkla sıvanmaz” diye anılan hocanın son durumunu “Tavşan dağa küsmüş..” diye özetledim kendi kendime. Kimler geldi kimler geçti ? Mallorca: Hector Cuper gitti. Gregorio Manzano geldi Zonguldak: Armağan Turhan. Celal Kıbrızlı geldi. A.Sebat: Galip Değerli gitti. Ekrem Al geldi Osmaniye: Adem Hurma gitti. Özkan Avşar geldi. Denizli Bld: Zeki Çakır gitti. Altan Çetindağ aday. Rekorun böylesi! İkinci Lig B Kategorisi 5. Klasman Grubu’nda mücadele eden Osmaniyespor rekora koşuyor. Sezona Nihat Arslan başkanlığında başlayan Osmaniye’de yönetim sırasıyla Yüksel Atalay, Ali Küpeli ve son olarak Niyazi Karagüven’e devredildi. Teknik heyet için de durum farklı değil. Feyzullah Küçük ile başlayan hoca kıyımında, Özkan Avşar, İhsan İdikut ve Adem Hurma gitti. Son karar olarak Avşar tekrar görev getirildi. Bakalım sezon sonuna kadar daha ne gibi değişiklikler olacak. Bir düşüş hikayesi Her şey Mallorca’da başladı ve orada bitti... 1997’de La Liga’nın sıra takımlarından Mallorca, Arjantinli bir teknik adam ile anlaştı. Güney Amerikalı Mallorca’yı aldı, İspanya Kral Kupası ve UEFA Kupası’nda finale çıkardı, aynı sezonda La Liga’yı da 3. sırada tamamlamıştı. Bu başarı 99’da ona Valencia kapılarını açtı ve Arjantinli İspanyol devinin başında Şampiyonlar Ligi’nde üst üste 2 final oynadı. 2001’de ise Seri A’da İnter’in hocasıydı. Şampiyonluğu son maçta elinden kaçırdı, 2003’te de şampiyonun arkasında kalmıştı. Bu Arjantinli’nin zirvenin etrafında yaptığı son dans oldu aynı zamanda... Önceki gün ajanslara düşen bir haber Mallorca ikinci baharını yaşayan hocanın takım dibe vurunca valiz topladığını “Hector Cuper’ istifa etti” diye duyurdu. g ünün n otu G.Saray 4, Beşiktaş ve Trabzonspor ise üç sezon üst üste şampiyon oldu. F.Bahçe’nin en fazla iki sezon üst üste şampiyonluğu var. > O diyor ki! Gerçek başarı dürüst ve temiz olanıdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT