BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kızılderililer kuzenimiz mi?

Kızılderililer kuzenimiz mi?

Columbia Üniversitesi eski öğretim üyesi Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan, “Kızılderililer Türk değildir, ama Türkler’le akrabadır” diyor.



Columbia Üniversitesi eski Öğretim Üyesi Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan, Kızılderililer’in Türkler’in iki atasından birine mensup olduğunu, Kızılderililer ile Türkler’in ‘’amcaoğlu’’ konumunda bulunduğunu öne sürdü. Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan’ın ‘’Kızılderililer ve Türkler’’ adlı kitabı E Yayınları’ndan piyasaya çıktı. Kitabında Türkler’in Amerika’ya nasıl ve hangi yollarla gitmiş olabileceği konusundaki tezlere yer veren Türkkan, Kızılderililer’in Türkler’le akrabalığı konusunda şunları kaydediyor: ‘’Kızılderililer’in Türk olduklarını ileri sürmüyorum. Türk değildirler, ama akrabadırlar, Macarlar ve Finler gibi... Moğol öncesi Kızılderililer, Türk’ün iki atasından birine mensupturlar, amcaoğlu gibi bir durumdadırlar. MÖ 2000’lerden sonra kuzeyden ve güneyden göç eden ve gerçek anlamda Türk olan insanlar, bu amcaoğlu Kızılderililer’in arasına girmiş, Meksika-Guatamala ve Peru’da parlayan (Kolomb öncesi) Amerikan uygarlıklarında büyük bir rol oynamışlardır.’’ KİLİM MOTİFLERİ, DESTANLAR Türkkan, Kızılderililer ile Türkler’in akrabalıklarını sadece ortak kelimelerin ispatlamadığını, birbirinden kopya edilmiş kilim desenleri ve birbirine çok benzeyen destanların da bunun göstergeleri arasında sayılabileceğini vurguluyor. Kızılderililer ile Türkler’in bazı kilim desenlerinin birbirinden kopya edilmiş kadar çok benzeştiğini anlatan Türkkan, Türkler’in ünlü ‘’Ergenekon’’ efsanesi ile İnkalar’ın ‘’Kapaktokon’’ efsanesinin benzerliklerine dikkati çekiyor. Türkkan, ‘’kapalı kayaların ardından çıkışın’’ anlatıldığı Ergenekon Destanı ile İnkaların ‘’kapalıdan çıkış’’ anlamına gelen ‘’Kapaktokon’’ efsanesinin, gerek sözcükleri, gerekse hikaye çizgisi bakımından aynı olduğunu ifade ediyor. Türkkan, ayrıca, Türkler’in Amerika’da bıraktığı en önemli izlerden birinin de 12 hayvanlı takvim olduğunu savunuyor. Mexico City’deki metro kazısında bulunan ve Antropoloji Müzesi’nde korunan 24 ton ağırlığındaki taşa oyulmuş 12 hayvanlı takvimi örnek gösteren Türkkan, yılları hayvan adlarıyla gösteren bu takvimin, Aztekler’den önce Toltek ve Mayalar’ca da benimsendiğini kaydediyor. Meksika tarihini yazan W. H. Prescott’un, 1874’de Maya ve Aztek takvimlerinin menşeini Tatar Türkleri’ne bağladığını hatırlatan Türkkan, Prescottt’un şu görüşlerine yer veriyor: ‘’Asya’daki 12 hayvanın 4 tanesi, Aztekler’inkinin tıpatıp aynıdır. 3 tanesi çok benzer fakat Asya-Amerika farkıyla ilgili hafif değiştirmeler olmuş. Aztekler’de 5 bölüm ise boş bırakılmıştır. Bunlar, Türkler’in bildiği, fakat Meksika’da bulunmayan hayvanlardır. Bu kadar benzerlik hayal edilemezdi. Bir de hayvan-yıl sıralamasının aynen Türk takvimindeki gibi gittiğini de eklersek, tesadüf ihtimali hiç kalmaz.’’ TÜRKLER’İN AMERİKA YOLLARI Türkkan, Türkler’in Amerika’ya Hun ve Göktürk çağlarında da gittiklerini, iki veya üç defa da Asya’dan Bering Boğazı yoluyla göçtüklerini, bunu, Kızılderililer’in dillerinde kalmış olan Türkçe kelimelerin ispatladığın kaydetti. Türkkan, şöyle devam etti: ‘Amerika yerlisi Kızılderili denilen insan, Amerika’ya MÖ 32.000 ile 13.000 arasında Asya’yı Bering yolundan geçerek gelmiş ve Kuzey ve Güney Amerika’ya yayılmıştır.’’ Türk profili Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan, çalışmaları ışığında Türkler’in nüfus kayıtlarını şöyle çıkarıyor: Adı: Türk Soyadı: Alp-Turanid Doğum yeri: Hem Seyhun-Ceyhun nehirleri arası hem de Altay-Tanrıdağ yaylaları. Doğum tarihi: Hem MÖ 9000, hem 2500 İkametgahı: Türkistan, Kafkaslar, İdil-Ural ve Türkiye ile Balkanlar. Anası-babası: Alp (ak tenli) ve Asya Kızılderilileri (Bakır tenli Turanidler) Oğulları: Kıbrıs, Batı Trakya, Balkan Türkleri, Azeriler, Türkmenler, Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler, Uygurlar, Altaylılar, Yakutlar, Kıpçaklar, Tatarlar, Başkurtlar, Kerküklüler, Gaga Oğuzlar, Tuva ve Şorlar. Amca çocukları: Macarlar, Finler, Kızılderililer, Japonlar. Dili: Ural-Altay dil grubundan Türkçe ve bunun lehçeleri. Eşkali: Orta boylu, beyaz-buğday benizli, yuvarlak başlı, adaleli yapılı, badem gözlü. Göz rengi: Kestane-ela. Saç rengi: Kestane ya da kara. Kızılderililer’in profili Adları: Hintli, Kızılderili, Amerindian. Soyadı: Turanid Doğum tarihi: Asya’da MÖ 30.000-25.000 Amerika’da: MÖ 25.000 veya 17.000 ve ötesi Doğum yeri: Kuzey Doğu Asya-Sibirya daha sonra Kuzey Amerika ve Güney Amerika. İkameti: Kuzey, Orta ve Güney Amerika, Karaib Adaları ve Sibirya’da çok ufak 1-2 topluluk. Dili: 5 ana dalda toplanan 2000 kadar. Çoğunluğu, Türkçe’nin de bağlı olduğu Ural-Altay dillerinin özelliği olan yapışık ekli grubundan. Özellikle Aztek, Maya, Olmek ve İnka uygarlıklarının parladığı bölgelerde 320 kadar Türkçe kelime tespit edilmiştir. Akrabaları: (Yeğen gibi) Türkler, Moğollar, Çinliler. Cilt rengi: Kızıla çalar bakır tenden, koyu esmere ve yeni meşin sarısına kadar. Göz: Hafif çekik ve kara. Saç: Kara ve düz. Surat: Çıkık elmacık kemik, keskin burun, köse. Kafatası: Orta veya yuvarlak. Boy: Orta Kullandıkları Türkçe kelimeler Fransız dil bilimcisi Dumesnil’in, Kızılderili dilinde 320 kelimenin Türkçe ile eş olduğunu ortaya koyduğunu belirten Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan, Kızılderililer’in ‘’gün’’ ve ‘’güneş’’ yerine Göktürkler’deki gibi ‘’kün’’, tepeye ‘’tepek’’, kuşa ‘’kuşkuş’’, köpeğe ‘’it’’, ecdada ‘’ata, hata, atağ’’, göçe ‘’kö璒, han ve kağan yerine ‘’kan’’, ev yerine ‘’u’’ ve ‘’uya’’ kelimelerini kullandığına, Türkler’deki prens anlamına gelen ‘’tekin-tigin’’ unvanını ise ‘’tekun’’ ve ‘’tokin’’ olarak seslendirdiklerine işaret ediyor. Kızılderili dilindeki bazı çift kelimelerin hem söyleniş hem de anlam bakımından Türkçe ile aynı olduğunu anlatan Türkkan, Arizona’daki ünlü bir sayfiye beldesinin Kızılderililer’den kalma adının ‘’hava-su’’ olduğunu belirtiyor. Türkkan, “Kızılderili dillerindeki bu 300-500 Türkçe kelimenin bir tek anlamı vardır. Tarihlerinin bir çağında hatta birçok kereler, Türkler Amerika’ya gelmiş, Kızılderililer’e karışmış ve dillerinden hatıralar bırakmışlardır. Bu kadar açık-seçik Türkçe kökenli kelimeler havadan uçup gelmemiştir herhalde” diyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT