BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Katil nasıl bulunacak?

Katil nasıl bulunacak?

İstanbul’dan “Hayret” rumuzlu bir okuyucumuz, 1973 yılında jandarma üsteğmeni olarak görev yaptığı Giresun’un Görele ilçesinin bir köyünde yaşadığı bir olayla katılıyor köşemize...



İstanbul’dan “Hayret” rumuzlu bir okuyucumuz, 1973 yılında jandarma üsteğmeni olarak görev yaptığı Giresun’un Görele ilçesinin bir köyünde yaşadığı bir olayla katılıyor köşemize... “Kapıdan içeri giren asker, karakola bir ihbarın olduğunu söylüyordu... Üstelik bir ölüm haberiydi bu... İlçenin savcısıyla birlikte olay yerine hareket ettik. Altımızdaki jeep bir keçi gibi tırmanıyordu yolları... Yarı ormanlık araziyi geride bırakıp, dağın eteklerine kurulmuş köye geldiğimizde, halkın bir yerde toplanmış olmasından dolayı, olay yerini bulmakta zorluk çekmedik... Bir ağacın etrafında toplanmıştı köylü... Bizim gelmemizle birlikte, kalabalık açıldı. İri gövdeli ağacın tam dibinde, yerde uzanmış bir ceset yatıyordu... Hemen yanıbaşında da iri yapılı, dazlak kafalı bir adam, gözleri yaşlı çömelmiş halde bekliyordu... Biz yanına yaklaştığımızda ayağa kalkıp, yaşlı gözlerle bize baktı. Belli ki, ölen kişinin yakınıydı. -Siz mi haber verdiniz Jandarmaya? -Evet komutan bey. -Cenazenin nesi oluyorsunuz? -Ağabeyiyim. -Nasıl oldu olay? -Efendim meyve toplamak için ağaca çıkmış. Ancak ayak bastığı dal ince miymiş neymiş, dal kırılınca aşağı düşmüş. Olayı gördüğümüzde hemen size haber verdik. Etrafta bulunan köyün ileri gelenlerine de sorduk: -Bu kimsenin ağaca çıktığını gören var mı? Kimseden ses çıkmıyordu? Ben yine sordum: -Peki ağaçtan düşerken gören var mı? Yine cevap yoktu... Sanki köylü bu olayı bizimle birlikte öğrenmiş, bizimle birlikte seyirliğe gelmişti... Bu arada savcı bey de cesedi inceliyordu... Elbette olayın nasıl olduğunu sormakla birlikte, böylesi durumlarda cesede otopsi yapılması gerekiyordu... -Cesede otopsi yapılacak. Köylünün meraklı ve üzgün bakışları arasında, ölenin ağabeyinin de yardımıyla cesede otopsi yapılması için yola çıktık. Yol boyu ağabeyi de yanımdaydı... Adamcağız derin üzüntü içersindeydi... Yol boyu, hem kendisini teselli etmek, hem de aile hakkında genel bir bilgi almak için konuşmaya başladık... Ben sordukça cevap veriyordu: -Komutan bey, hapisteydim ben... -Suçun neydi? -Adam bıçaklamak. Bir kavga olmuştu. Hasmımı bıçaklamıştım. Ölmemişti ama, adam yaralamaktan dolayı hapse girmiştim... -Ne zaman çıktın hapisten? -Daha iki ay oluyor... -Yani özgürlüğüme kavuştum diye sevinecekken, bir de kardeş acısıyla kahroldun... -Ah sormayın... Başıma bunlar da mı gelecekti?.. -Kardeşin böyle sık sık meyve toplamaya falan gider miydi? -Yoo, pek de öyle bir alışkanlığı yoktu... Ama ecel işte... Derler ya, insanın eceli geldi mi ağacın tepesinde de olsa, buluyor... -Haklısınız... Bu arada ilçeye gelmiştik. Cesedi otopsi için içeriye almışlardı. Biz ölen adamın ağabeyisiyle birlikte sonucu bekliyoruz. Eğer herhangi bir durum olursa ona göre jandarma olarak görevimizi yapacağız... Derken, bir müddet sonra sonuç açıklandı... Savcılığın yaptığı açıklama kesindi: “Maktül iddia edildiği gibi, ağaçtan düşüp ölmemiştir. Maktül boğularak öldürülmüş olup, öldürüldükten sonra kolu kırılmış ve ağaçtan düşerek kolu kırıldı intibaı verilmiştir.” Bu raporu öğrenen, ağabeyi iyice yıkılmıştı... “Demek kardeşim öldürülmüş” dedi. Şaşırmış, daha bir kahrolmuş, adeta iliklerine kadar donup kalmıştı... Onun üzüntüsünü çok iyi anlıyorduk... Kendisine, “Merak etmeyin, her kim ise katili bulmak bizim görevimiz. Siz gönlünüzü ferah tutun” dedik ama, bizim için de zorlu bir araştırma başlıyordu. Katili nasıl bulacaktık? Devamı yarın
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT