BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 57. Hükûmete doğru ANAP

57. Hükûmete doğru ANAP

Hükûmet teşkilinin DSP, MHP ve ANAP koalisyonu olacağı belli gibi. Ancak 57. Hükûmeti kuvveden fiile çıkarmak, sanıldığı kadar kolay değil.



Hükûmet teşkilinin DSP, MHP ve ANAP koalisyonu olacağı belli gibi. Ancak 57. Hükûmeti kuvveden fiile çıkarmak, sanıldığı kadar kolay değil. Özellikle DSP ile MHP arasında, çetin pazarlıklara sahne olacak konular mevcut. Burada ANAP’ın katalizörlük görevi üstleneceği bekleniyor. Paylaşılamayan bakanlıkların ANAP’a bırakılması gibi!.. Oysa ANAP’a millet, hükûmet olması için yetki vermedi. ANAP’ın 57. Hükûmetin içinde yer alması, Meclis aritmetiğinin gereği... Bülent Ecevit’in kendisi ile görüştüğü Mesut Yılmaz, önce, şok bir açıklama yaparak herkesi şaşırttı! Acaba, Mesut Yılmaz’ın yapmak istediği siyasi bir manevra mı idi? Yılmaz, şok (!) açıklamasında. “Ben, Yüce Divan’da yargılanmak istiyorum. Meclis’teki Araştırma Komisyonu’nda bu yönde alınmış karar var. Benim partimin yargılanmam doğrultusunda oy kullanacağını biliyorum; ama bizim sayımız yeterli değil. Diğer partilerin de bu doğrultuda oy vermesi gerekiyor” dedi. Bu açıklamanın arkasından, bir gün sonra da şöyle dedi: “Oluşturulacak DSP-MHP hükûmetinde, ANAP olarak yer almamız gerekiyor. Bu hal, siyasi sorumluluğumuzun gereğidir.” Peki; Mesut Yılmaz’ın bir yanda Yüce Divan’da yargılanması, diğer yanda hükümette yer alması mümkün olamayacağına göre, ne demek istedi acaba? Öte yandan, seçimlerden hezimetle çıkan ANAP’ta gözler, seçimli kongre beklerken, parti yönetim kurulundan bu doğrultuda bir karar çıkmadığı biliniyor. Hükûmete girmekle ANAP içindeki bu fırtına dindirilebilecek mi? Unutulmasın ki, ANAP, Başbakan’ı bulunduğu hükûmetle, milletin gözünden düşmüştür. Bu kez 3. parti olarak gireceği bir hükûmetle, içindeki erozyonu durdurabilecek mi? 55. Hükûmet döneminde Başbakan ANAP’tan olmasına rağmen çıkan bütün kanunlarda ANAP’ın mührünü göremiyoruz. ANAP’ın değişimci ve yenilikçi ruhu yok artık. Statükocu ve neredeyse merkez sol bir parti görünümünde!.. İnsanın aklına ister istemez geliyor; Mesut Yılmaz, Yüce Divan’da yargılanmak istiyorum derken blöf mü yapıyor? İktidar ortaklarından, parmakla aklanmak isteyen bir tutum içinde ise eğer, büyük hata eder. Tansu Çiller’in yaptığı hataya düşer. Yani, şaibeden kurtulamaz. Tansu Çiller (kocası Özer Çiller)’in haksız mal edinme davasından mahkemece beraat edip aklanmasına rağmen, bu durumun seçim öncesi aleniyet kazanmaması ve o dönem için parmakla aklanmayı tercih etmesi, onu şaibeli olmaktan kurtaramadı ve seçimlerde, bunun bedelini hezimetle ödedi. Mesut Yılmaz’ın aynı yöntemi deneyeceğini zannetmiyoruz. Zannetmiyoruz, çünkü bu yol, çıkış ve kurtuluş yolu değildir. O zaman da geriye ikinci ihtimal kalıyor. Yani Mesut Yılmaz’ın yargılanması... O takdirde, Mesut Yılmaz’ın kendisi değil, partisi hükûmete girecektir. O zaman da ANAP, 55. Hükûmetteki DTP’yi mi andıracaktır? Kimliğini kaybeden ve toplumdan kopan; iktidarın 3. ve başsız, küçük ortağı ANAP’ı, Mesut Yılmaz’ın Yüce Divan’dan aklanarak çıkması, tek başına kurtarabilecek midir? Hiç sanmıyoruz... Bu iki merkez sağ lider (Mesut Yılmaz, Tansu Çiller) hâlâ, başkalarının kendilerine müştereken oynamakta oldukları oyunun farkına varmadılarsa, diyecek birşey yok! Merkez sağın erimesinden diğerleri palazlanıyor. Ve merkez sağ bu iki liderin didişmesinden eriyor. Boşuna dememişler, Kişinin kendine ettiğini hiçbir düşman yapamaz, diye!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT