BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Internet Kors@nl@rı

Internet Kors@nl@rı

Teknoloji harikası olarak nitelendirilen Internet’in hiç de göz ardı edilemeyecek bir çok zayıf noktaları olduğu unutulmamalı.



İnternetin ortaya çıkmasıyla eser sahiplerinin haklarının farklı bir şekilde ele alınması gündeme geldi. İnternet ile dünya hukukunun, siber uzay hırsızları ile karşı karşıya kaldığını belirten Prof. Dr. Ergun Özsunay, “Artık siber uzayda hukuk ihlalleri oluyor ve giderek artıyor” diyerek, siber uzay korsanlarının, bilinen telif hakları hırsızlarının yerini aldığını vurguluyor. Hukuk çaresiz... Öyle korsanlar var ki akıl sağlıkları yerinde olmuyor, sadece insanları incitmeyi amaçlıyorlar. Bu kişilerin hedeflerinden bahsetmek çok güç. Amaç sistemleri bozmak ya da sistemlere girmiş olmak mı? Amaçlarına göre bilgileri deforme ediyorlar. Adi suç işleyebilecek kişilerin korsan olmasına gerek yok. 3 bin dolarlık bir PC ile de bu işi yapabilmekteler. Amerika’da bazı terörist grupların silah alabilmek için paraya ihtiyacı oluyor. Parayı temin etmek için 1970’lerde banka soyarlardı. Şimdi ise bilgisayar kullanarak para çalıyorlar. Ya da polis kayıtlarına girip kendi elemanlarının sicillerini değiştirebiliyorlar. Eylemler, kesinlikle hedeflere bağlı. Bilgisayarlar da bu amaçlara hizmet imkânları sunuyor. Bilgisayarları; strateji belirlerken, propaganda yaparken ve operasyonları destekleyen tüm alanlarda kullanıyorlar. TÜRK HACKERLAR Türkiye internetle 5 yıldır tanışıyor. Bu sürede 250 bine ulaşan kullanıcı sayısı, inanılmaz bir hızla artmaya devam ediyor. Ülkemizdeki internet kullanıcılarının büyük çoğunluğu genç kuşak. Dünyada ise internet kullanıcıları bütün yaşlara eşit olarak dağılmış. İnternet korsanları arasında Türk hackerlarını da bulmak zor değil. Hackerlar Türk Telekom’u protesto etmek için bazı televizyon kanallarının web sitelerini “hack ederek” bir mesaj bırakmışlardı. Bir televizyon kanalının web sitesine “ikinci baskı” başlığıyla bir yazı yazan hackerlar, internet üzerindeki sorumsuz ve yetersiz güvenlik sistemlerini protesto etmek amacıyla “hack” ettiklerini belirttiler. Yaptıkları bu ikinci uyarının yöneticilere ders olması gerektiğini belirten hackerler, “sadece parayı düşünen” bir anlayışı da kınadıklarını belirttiler. Hackerlar, yeni düzenledikleri sayfada, siteye üye olan müşterilerin şifrelerini, kredi kart numaralarını, e mail adreslerini ve giriş kodlarının da yayınladılar. Yaptıkları eylemi anlatmak için bir de basın bülteni hazırlayarak tüm medyaya e mail ile duyurdular. DÜNYANIN BAŞI DERTTE Hukuk İlmi Milletlerarası Derneği (IALS) Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof Dr. Ergun Özsunay, uluslararası bilgi iletişim sistemi internet ile dünya hukukunun; siber uzay hırsızlarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, siber uzayda hukuk ihlallerinin arttığını söylüyor. İstanbul Üniversitesi Medeni Hukuk ve Mukayeseli Hukuk profesörü Özsunay, internetin önümüzdeki yıllarda ve çağda bilgi iletişimde anahtar görev yapacağını ifade ederek, “internet ile eser sahiplerinin haklarının nasıl korunacağı ve telif hırsızlıkları” konusunun dünyanın gündemine girdiğini vurguluyor. ABD ve dünyanın bir çok davanın açıldığını dile getiren Özsunay, “İnternet ile dünya hukuku siber uzay hırsızlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Artık siber uzayda yasa ve ve hukuk ihlalleri oluyor ve giderek artıyor. Haksız rekabet, kişilik haklarının ihlali, manevi ve mali hakların ihlali, internet yoluyla sürekli işlenen suçlar haline gelmiştir. Dünya hukukunun, siber uzay hırsızlarıyla başı dertte “ diyerek, siber uzay korsanlarının, bilinen telif hakları hırsızlarının yerini aldığını vurguluyor. İnternetin ortaya çıkmasıyla eser sahiplerinin hakları farklı bir şekilde ele alınması gündeme geldi. Uluslararası elektronik ağ sebebiyle, fikir ve sanat eserleri hırsızlığı ile eser sahiplerinin haklarının ihlali daha da kolaylaşıp yaygınlaştı. Sanal korsanlar hiçbir sınır tanımadan işlerini kolayca yapabiliyorlar. Günümüzde internet yoluyla eser sahibinin mali ve manevi haklarını kolayca ihlal edebiliyorlar. Çünkü elektronik bilgi ağındaki bilgi akışını takip etmenin ve denetlemenin oldukça güç olduğu, bu konuda uluslararası hukuk normlarının da yetersiz kaldığı uzmanlar tarafından belirtiliyor. MAHKEMELER KURULMALI İnternet yoluyla tecavüzlerin önlenmesi için uluslararası hukuk normlarının oluşturulmasının önemi, şimdiden yapılan çeşitli toplantılar ile vurgulanmasına rağmen, Türkiye’de henüz sanal korsan saldırılara karşı etkili bir hukuki tedbir alınmış değil. Eser sahiplerinin, internet yoluyla fikri haklarına yönelik tecavüzlerden korunmak için, uluslararası antlaşmalara yönelik çalışmaların UNESCO bünyesinde derhal başlatılması gerektiğini kaydetmelerine rağmen, sanal korsanların tehlikesi halihazırda “net” ortamında devam ediyor. Uluslararası hukukçular, bu kuralları uygulayacak ulusal ihtisas mahkemeleri oluşturulması gerektiğini de ifade ediyorlar. Ayrıca, bu mahkemelerde görevlendirilecek hakim ve avukatlar ile teknik ve hukukçu bilirkişilerin eğitilmesi için, uluslararası işbirliği yöntemlerinin belirlenmesi gereğine de şimdiden işaret ediyorlar. Vakalar somut olmaktan ziyade sanal olduğu için hukukçular şimdiden bu konuda ne yapabileceklerini düşünüyorlar. Viirüs üzerine tezler Bir virüsün yapılmasının arkasında yatan sebepler sıralandığında, ortaya oldukça ilginç sonuçlar çıkıyor. Bunların en önde geleni, virüslerin “antivirüs” firmaları tarafından ortaya çıkartıldığı ve yayıldığı şeklinde. Aslında bu görüş o kadar destek görmese de bunu savunanların sayısı da oldukça kabarık. Antivirüs firmalarının yaşamaları için virüslerin çoğalması ve yayılması gerektiğini savunan bir teoriye göre; virüsler harekete geçer geçmez çözümlerinin piyasaya çıkması hiç de tesadüf değil. Ancak Melissa virüsünün failinin yakalanması ve bu kişinin herhangi bir virüs firmasıyla ilişkisi bulunmaması bu tezi biraz çürüttü. Çernobil için de aynı tezi ileri sürenler, yine bir noktada kendi tezlerine ters düştüler. Çünkü Çernobil 1998 yılından bu yana var ve Tayvan’dan dünyaya yayıldı. NAM SALMAK İÇİN Çok geniş bir açıdan ele almak gerekirse, virüs yazan bir insanın amaçları aslında çok da radikal şeyler değil. Bunları önem sırasına koyacak olursak ilk sırayı “sanal alemde nam salmak” alıyor. Ardından; herkese bulaştırdıktan sonra panzehiri bulup köseyi dönmek, gücünü denemek, kışkançlık ve hırs gibi sebepler sıralanıyor. Bunlari tek tek inceleyecek olsak, virüs yazıp çaresini satmak devrinin çoktan kapanmış olduğunu görüyoruz. Çünkü onbinlerce virüs üretiliyor. Bundan rant sağlamak neredeyse imkansız gibi. Kendi gücünü denemek ise bu kalabalık bilgisayar trafiğinde imkansız. Çünkü kimsenin kimseyi farkedecek hali yok. Bunun yanısıra casus ve asker virüsler de yazılıyor. Bunlar, hükümetler tarafından müttefik olmayan devletlerin bilgisayarlarına sızdırılıyor. Burada tahribat yapıyor ya da bilgi sızdırıyor. ABD, bu yöntemi Irak’a karşı kullanarak, pek çok önemli kaydı ele geçirmiş, bazı sistemleri devre dışı bırakmayı başarmıştı. Bu tip sistemlerin, gelişmiş ülkeler tarafından kullanıldığı bilinen bir gerçek. Neler yapmalı? Bir yabancıdan gelen “e-mail”i açıp, içindeki “exe” soyadlı dosyayı çalıştırmanız mantık olarak mümkün değil. Bütün yapmanız gereken, güvenilir bir virüs tarayıcı edinerek, alışveriş içinde bulunduğunuz insanlardan gelen dosyaları taramak. Eğer internet düşkünüyseniz, işinizi bitirip bilgisayarı kapatmadan önce mutlaka virüs taraması yapmalısınız. Hergün çoğalan virüs çesitlerine karşı, virüs tarama programını güncelleştirmelisiniz. Bilgisayarınızı çalıştırırken, disket sürücüde veya cd-rom sürücüde, herhangi bir disket veya cd olmamasına özen gösteriniz. YARIN: KORSANLIĞIN KISA TARİHİ
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98812
    % -0.52
  • 5.4924
    % -1.28
  • 6.1985
    % -1.51
  • 7.3364
    % 0.15
  • 234.388
    % -0.66
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT