BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > DİE 73 yaşında.Demirel:Hedef 21. yüzyılda dünyanın kalkınmış 10 ülkesi arasında olmak

DİE 73 yaşında.Demirel:Hedef 21. yüzyılda dünyanın kalkınmış 10 ülkesi arasında olmak

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, küreselleşen dünyada, ülkenin sağlıklı bir şekilde yönetilmesinin, ancak güvenilir bir bilgi altyapısına dayandırılarak mümkün olabileceğini söyledi.



Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, küreselleşen dünyada, ülkenin sağlıklı bir şekilde yönetilmesinin, ancak güvenilir bir bilgi altyapısına dayandırılarak mümkün olabileceğini söyledi. Demirel, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) 73. kuruluş yıldönümü ve 10. Türkiye İstatistik Günü nedeniyle, DİE'de düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, demokrasinin etkinliğinin de istitastik altyapısı ve bilgi sistemlerinin sağlıklı bir biçimde kurulabilmesiyle doğru orantılı olduğuna dikkati çekti. DİE'nin, neredeyse cumhuriyetle yaşıt olan geçmişiyle Türkiye'nin en önemli kurumları arasında bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Demirel, bu kurumun kurulmasına ilişkin talimatı bizzat imzalayan büyük Atatürk'ü bu vesileyle bir kere daha minnet ve şükranla andığını belirtti. Demirel, Türkiye'nin istatistik altyapısından sorumlu DİE'nin, ülkenin teknoloji, ekonomi, bilim ve toplumsal konularındaki bilgileri, güncellik, güvenilirlik ve açıklık ilkeleri ışığında derleyerek, devletin sağlıklı kararlar almasına yaptığı küçümsenmeyecek katkılarla, 73 yıldır kendisine düşen görevi gayret ve özveriyle yerine getirdiğini söyledi. BİLGİNİN ÖNEMİ Türkiye'nin, köklü tarihi, jeostratejik konumunun sağladığı avantajları, 75 yıllık cumhuriyetin kazanımları, dinamik ekonomisi ve yetişmiş insan gücüyle her alanda dünya ile birlikte yaşama ve dünya ile yarışma iddiasında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Demirel, şöyle devam etti: ''Ülkemizin bu doğrultuda, 21. yüzyılda dünyanın kalkınmış 10 ülkesi arasında yer alma hedefine doğru daha planlı ve süratli adımlar atabilmesi, küreselleşmenin icaplarına açıklık, şeffaflık ve yaratıcılığı teşvik eden bir sistem bütünlüğü içerisinde zamanında bünyesine uyarlamasıyla doğru orantılıdır. Demokratik cumhuriyetin kalkınma ve güçlü bir devlet olma iddiasının temelinde yatan medeniyetçilik kavgamız, mevcut birikimizin çok iyi tasnif edilmesini ve geleceğe yönelik planlamalarımızda en verimli şekilde değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bilimin, bilginin ve bilgi akışının önemi işte bu noktada ortaya çıkmaktadır. Zira küreselleşen bigi çağında, ilerleme ve büyümenin itici motoru bilginin üretilmesi ve sağlıklı bilgi akışıdır. Dünyada en kalıcı, en sağlam hazine, bilgidir. Bilgi aynı zamanda bireyler ve toplumlar için güç kaynağıdır. Topluma hizmetin dayanağıdır.'' Bilgi çağı olarak tanımlanan geleceğin dünyasının, bireylerin bilginin her türüne serbestçe ulaşabilecekleri bir dünya olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Demirel, bu çağda fikir özgürlüğü ve rekabetin dinamik unsurlarının, küresel boyutta sürekli yeniliklerin ve yaratıcılığın da itici gücünü oluşturacağını kaydetti. BİLGİ, DEMOKRATİKLEŞME VE YÖNETİM Küreselleşen dünyada ülkenin sağlıklı bir şekilde yönetilmesinin, ancak güvenilir bir ''bilgi altyapısına'' dayandırılarak mümkün olabileceğinin, tartışılmayacak bir gerçek olduğunu da vurgulayan Cumhurbaşkanı Demirel, ekonomik kalkınmayı yönlendiren belirleyici araçlardan biri olan istatistik olgusunun, aynı zamanda demokratikleşme, şeffaflaşma ve hukukun üstünlüğünün sağlanması süreçlerinde de vazgeçilmez bir işlev yerine getirdiğini anlattı. Demokrasilerde karar alırken ve bu kararların muhtemel sonuçları değerlendirilirken, istatistiğe dayanan bilgi elemanlarına birinci derecede öncelik verildiğini kaydeden Demirel, ''Bu itibarla demokrasinin etkinliği, istitastik altyapısının ve bilgi sistemlerinin sağlıklı bir biçimde kurulabilmesiyle doğru orantılıdır'' dedi. DİE'nin, Türkiye'de ulusal bilgi sistemi ve ulusal bilgi işlem altyapısının oluşturulmasında temel bir bir işlev gördüğünü belirten Demirel, Enstitü'nün, çağın gereklerine uygun bir yapıya ve işleve kavuşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları takdirle karşıladığını kaydetti. ''ÇAĞDAŞLIK ÖYLE BİR ŞEYDİR Kİ, BİR DEFA YAKALAMIŞ OLMAKLA İŞ BİTMİYOR. 'EĞER BUGÜN KURUMLARIN HER BİRİSİ ÇAĞDAŞ DÜNYAYA UYUYORSA, YARINKİ SEVİYELERİNE DE MUTLAKA UYMALIDIR. İLERLEMEDE DEVAMLILIK ASILDIR." Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ilerlemede devamlılığın esas olduğunu belirterek, ''çağdaşlık öyle bir şeydir ki, bir defa yakalamış olmakla iş bitmiyor. Eğer bugün kurumların her birisi çağdaş dünyaya uyuyorsa, yarınki seviyelerine de mutlaka uymalıdır'' dedi. Demirel, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) 73. kuruluş yıldönümü ve 10. Türkiye İstatistik Günü nedeniyle düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, çağdaşlığın önemine değindi. Türkiye'nin bütün kurumları gibi DİE'nin de ülkenin her alanında küresel rekabet koşullarına kendisini zamanında uyarlayabilmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi bakımından, çağın gerektirdiği en yeni bilgi teknolojisi ürünlerini kullanmak ve uygulamak durumunda olduğunu belirten Demirel, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bunun altını çiziyorum. Devleti yapan, çağdaş devleti yapan kurumlarıdır. Eğer bir devletin kurumları çağdaşsa, devlet o zaman çağdaştır. Ve çağdaşlık öyle bir şeydir ki, bir defa yakalamış olmakla mesele bitmiyor. Gelişen bir şeydir. Ve 21. asra girerken Türkiye'nin en büyük iddiası, çağdaş toplumu meydana getirme ve o toplumun çağdaş devletini geliştirme ve bu çağdaşlıkta ilerlemeye devam etmektir. Kurumlar, her birisi bugünkü seviyeleriyle eğer çağdaş dünyaya uyuyorsa, yarınki seviyelerine mutlaka uymalıdır. Yani bugün geldiğimiz noktadaki ilerlemeyi burda tutamazsınız. İlerlemede devamlılık asıldır. Bunu söylemek istiyorum ve bunu söylemeye geldim.'' Cumhurbaşkanı Demirel, konuşmasının sonunda, 73 yıl boyunca Devlet İstatistik Enstitüsü'ne her kademede canla başla hizmet vermiş bütün enstitü mensuplarına başarılar dilediğini belirtirken de, istatistikçilerin ne kadar önemli hizmetler verdiğini bilenlerin en başında kendisinin geldiğini söyledi. Söz konusu 73 yılın 50 yılını devletin içerisinde geçirdiğini hatırlatan Demirel, ''bu bilgilerin sağlıksız olduğu zamanlardaki devletin çektiği sıkıntıları da bilimi ve sağlıklı bilgiyi toplamak için uğraşlarımızı da bilirim. Ve o günden bugüne elde edilen gelişmenin ne kadar büyük olduğunu da takdir edebilecek durumda olanlardan biriyim ben'' dedi. DPT MÜSTEŞARI ORHAN GÜVENEN: "STRATEJİK BİR HATA YAPAMAZSAK, BU ÜLKE ÖNÜMÜZDEKİ 10 YIL İÇİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR YERDE OLABİLİR'' Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarı Orhan Güvenen, stratejik bir hata yapılmaması halinde, Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl içinde çok önemli bir yerde olabileceğini kaydetti. Orhan Güvenen, DİE'nin 73. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde verdiği ''Teknoloji Değişmelerinin Toplum Yapısına, İstatistik Altyapılarına Etkisi'' konulu konferansta, Türkiye'nin dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almasında DİE'nin büyük rolü olacağını, bu kurumun ürettiği ürünlerin olmaması halinde bunun gerçekleşemeyeceğini söyledi. Güvenen, ''Türkiye'nin gelecek yıllarda dünyanın ilk 10 devleti arasında girmesi matematiksel, bilimsel bir hasrettir. Ama olmayacak bir şey değildir'' dedi. Türkiye'nin bugün bilimsel üretimde dünya 25'incisi olduğunu ifade eden Güvenen, birçok konuda ise Türkiye'nin 20'ler düzeyinde hareket ettiğini belirtti. Türkiye'nin şimdiye kadar Nobel Ödülü alamamış olmasını eleştiren Güvenen, bunun Türkiye'ye yakışmadığını kaydetti ve ''Bu ülkeye teknolojilerin taklitini yapmak da yakışmıyor'' diye konuştu. Türkiye nin, eğer bir stratejik bir hata yapmazsa, önümüzdeki 10 yıl içinde çok önemli bir yerde olabileceğini kaydeden Güvenen, yapılan önemli yanlışlardan birinin, konulara alt sistem veya küme yaklaşımı ile bakmaktan kaynaklandığını söyledi. Konulara bütünsel yaklaşılması gerektiğine işaret eden Güvenen, istatistik üretmede de karar vermekte de bu bütüne bakış anlayışını ıskalamamak gerektiğini vurguladı. İSTATİSTİK EĞİTİMİNDE KARAMSAR TABLO... YAPILAN BİR ARAŞTIRMA, İSTATİSTİK EĞİTİMİNDEN, ÖĞRETİM ÜYELERİ, ÖĞRENCİLER VE ŞİRKET YÖNETİCİLERİNİN MEMNUN OLMADIĞINI ORTAYA KOYDU. İ.Ü. İKTİSAT FAKÜLTESİ İSTATİSTİK ANA BİLİM DALI BAŞKANI PROF. DR. DÜNDAR: ''İSTATİSTİK EĞİTİMİNİN, GÜNÜNÜMÜZ TEKNOLOJİK GELİŞMELERİNDEN YARARLANMASI ZORUNLU'' Türkiye'deki istatistik eğitiminin henüz istenilen düzeyde olmadığı, hazırlanan bir araştırma ile ortaya konuldu. Türkiye İstatistik Günü ve Devlet İstatistik Enstitüsü'nün 73. kuruluş yıldönümü nedeniyle İstanbul Ticaret Odası'nda, ''Türkiye'deki istatistik eğitimi ve araştırma sektöründeki gelişmeler'' konulu toplantı düzenlendi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İstatistik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Durmuş Dündar, toplantıda, istatistik eğitimi veren kurumlardaki 92 öğretim üyesi, 264 öğrenci ve 54 firma yöneticisini kapsayan bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, öğretim üyelerinin yüzde 51'i kendi bölümlerindeki istatistik eğitiminden memnun olduklarını belirtirken, ülke geneli dikkate alındığında memnuniyet yüzdesi 14'e düşüyor. Memnuniyetsizlik nedenleri arasında, uygulama ve yorumlamalarda gelişmelerden kopukluk, bilgisayar desteğinin yeterli olmaması, piyasa gereksinmelerinin yeterince karşılanamaması ve öğrenci sayısının fazlalığı bulunuyor. ÖĞRENCİLERİN SADECE YÜZDE 29'U EĞİTMEDN MEMNUN Ankete katılan öğrencilerin de sadece yüzde 29'u eğitimden memnun olduklarını açıklarken, istatistik bölümü mezunlarını istihdam eden firma yöneticilerinin de yüzde 32'si personelinin aldığı eğitimden memnun olduğunu açıkladı. Prof. Dr. Dündar, tüm bu gerçekler ışığında, istatistik eğitiminin daha iyi bir düzeyi yakalayabilmesi için, gününümüzün teknolojik gelişmelerinden yararlanmanın bir zorunluluk olarak karşılarına çıktığını vurguladı. Eğitim kurumları arasındaki işbirliğinin artırılması, kaynak kitapların titizlikle hazırlanması gibi hazırlıklara ihtiyaç bulunduğunu bildiren Prof. Dr. Dündar, ''ancak tüm bunlar için gerekli ortamın henüz oluşmadığı da görülmektedir'' dedi. 50 MİLYON DOLARLIK SEKTÖR Pazarlama ve Kamuoyu Araştırmacıları Derneği ve HTP Araştırma ve Danışmanlık şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Güntaç Özler de Türkiye'deki araştırma sektöründeki son gelişmeler konusunu ele aldı. İlk araştırma şirketinin 1963 yılında kurulduğu Türkiye'de, halen yaklaşık 50 firmanın bu alanda faaliyet gösterdiğini belirten Doç. Dr. Özler, toplam 4-5 bin kişinin istihdam edildiği bu sektörün yıllık cirosunun da 40-50 milyon doları bulduğunu anlattı. Doç. Dr. Özler, hızla gelişen sektörün teknolojiden de üst düzeyde yararlandığını dile getirerek, ''eğitim kurumlarında istatistik eğitimi halen bilgisayarsız yapılıyorsa ve bilgisayarlı yapılıp yapılmaması tartışılıyorsa, bence orada istatistik eğitimi değil, sadece aritmetik çalışılıyor'' diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT