BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu ayıp G-8’lere yeter

Bu ayıp G-8’lere yeter

Dünyanın en zengin 8 ülkesi, dünyanın 8 patronu. Yerküre nimetlerinin üstünde oturan devletler. Bunlar, Rusya’nın eski adıyla Leningrad olan tarihî St. Petersburg şehrinde toplandılar. Bu toplantı, bir tesadüf mü, değil mi bilmiyoruz ama toplantının İsrail tecavüzüne denk gelmesi manidar.



Dünyanın en zengin 8 ülkesi, dünyanın 8 patronu. Yerküre nimetlerinin üstünde oturan devletler. Bunlar, Rusya’nın eski adıyla Leningrad olan tarihî St. Petersburg şehrinde toplandılar. Bu toplantı, bir tesadüf mü, değil mi bilmiyoruz ama toplantının İsrail tecavüzüne denk gelmesi manidar. Dünya nimetlerinin yiyicisi bu 8 ülkeye yakışan tecavüzlere karşı çıkarak İsrail’e “dur!” demeleriydi. En azından tarafsız olmalarıydı. Adalete, asalete, insana, insafa, zenginliğe, görgüye, kültüre yakışan buydu. Onlarsa tam aksini yaptılar. Bu 8 ultra beyefendi, “İsrail’in kendini savunmaya hakkı olduğunu” açıkladılar. Bununla da kalmayarak taraf da oldular. Taraf olduktan sonra da saldırıların durması için iki şart öne sürdüler. G-8 Patronları değil de sanki İsrailin 8 avukatı... Dedikleri şu: “İki asker serbest bırakılsın”. “Hizbullah saldırıları dursun”. Bu sözleri biraz tahlil edelim. Evvela, bir şaşmaz doğru, yalnızca İsrail’in değil, her memleketin kendini müdafaa hakkı vardır. Bu mücerred hakikat, bir tek şartla hak olabilir, ilgili devletin bir tecavüze maruz kalmasıyla. O zaman, mağdur taraf, hukuktan aldığı güçle mütecaviz/saldırgan devlete ‘mukabeleyi bilmisil’ icabı aynen karşılık verebilir. Dünyanın gözü önünde yaşanan bu dramda, bu cinayetlerde fail, İsrail’dir. Hadiseler, İsrail ordusunun, Filistin kumsalında piknik yapan bir aileye füze ateşi yağdırmasıyla başlamıştır. Buna Filistin devletinin “eline sağlık” demesi beklenemezdi. Fakat asker kaçırmaları da İsrail’in ekmeğine yağ sürdü. Zaten plan da bunun içindi. Hizbullah’ın müdahil olmasına gelince, hukukta her ne kadar “üçüncü kişi lehine meşru müdafaa” diye bir müessese varsa da onların fiili de yine dolaylı yoldan İsrail’e yardım etmiştir. Olup-bitenler karşısında “G-8’ler” adlı komprador takımının tarihten hiç çekinmeyerek “iki asker serbest bırakılsın, Hizbullah saldırıları dursun” lafları, ayıp üstüne ayıp olmuştur. Tarih, yarın bu vahim vebali lanetleyecektir. Yakışanı şöyle bir deklarasyon neşretmekti; “İsrail, parlamenterleri, Hizbullah, askerleri serbest bıraksın, iki taraf da acilen ateş kessin. İhtilaflar, ancak müzakerelerle halledilebilir. Yarım asırdır milyonların hayatına mal olan bu problemi çözmek için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” demekti? İsrail, Filistin’i Filistin topraklarından kazırken, silahlar, bebeklere bile ateş kusarken, Lübnan, devlete rağmen içinden bir hizbin hareketi yüzünden altyapılarının tamamını kaybederken susanlar, susarak zulme destek olanlar hangi yüzle böyle konuşabilirler. Acaba bu devletleri temsil edenler, yüz kızartıcı açıklamayı yaparken viskiyi fazla mı kaçırmışlardı?!. Batılı patronları haydi biliyorduk ama...insanı düşündüren Rusya’nın da aynı dümen suyuna girmesidir. Bu batı, bu gidişle dünyaya SSCB’yi aratacak. O aratma Çin’e yarayacaktır. Çin, 50 değil belki de 20 yıl sonra süper güç olabilir G-8 adlı malum insaftaki ülkeler... Güvenlik Konseyi patronu 5 devlet... Ve bunların hakimiyetindeki garip, zavallı ve gücü sadece fakir-fukaraya yeten acınası BM. Birleşmiş Milletler teşkilatı, soğuk savaş sonrasında fonksiyonunu kaybetmiştir. Haksızlığa seyirci kalan, haksızlığa mani olamayıp güçlüye emirelik yapan bir teşkilat olsa ne olur olmasa ne olur? > Akif Gülle içimizi yaktı İsrail’li saldırganlardan beter Türk trafik magandaları şehir içi ve şehir dışında iş başındalar. Bunlarda ne ahlak, ne edep, ne hakka hukuka ve trafik kaidelerine riayet var. Ayakları bir kere yerden kesilmeye görsün, canavarlaşıyorlar. Gönül dostumuz Akif Gülle, muhtemelen böyle bir manzarada ağır yaralandı, Merzifon Belediye Başkanı Hayati İncekul hayatını kaybetti. Bu haberi işittiğimizden beri içimiz yanmakta. İki ay evvel bir grup yazarla birlikte Malta Köşkü’nde Akif Gülle’nin misafiriydik. Bir buçuk ay evvel de bizi aradı, şakalaştık, başbakanla kulaklarımızı çınlattıklarını söyledi. Güzel dileklerle vedalaştık. Cenab-ı Hak’tan kendisine dönen kulu Hayati İncekul’a rahmet ve mağfiret aziz dostumuz, kardeşimiz Akif Gülle’yi ise tez zamanda bu millete bağışlamasını niyaz ediyoruz. Akif Gülle gibi insanlar kolay yetişmiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT