BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doğru ne?

Doğru ne?

Hazırlık maçlarının skorlarıyla hiç ilgilenmem ama, bu özel ter atışların yarın futbolun sahibi olan lige gönderdiği mesajlara da dikkat kesilirim. Bu anlayışla isterseniz önce ligin son şampiyonuna değil, ligin yeni eskisine bakalım.



Hazırlık maçlarının skorlarıyla hiç ilgilenmem ama, bu özel ter atışların yarın futbolun sahibi olan lige gönderdiği mesajlara da dikkat kesilirim. Bu anlayışla isterseniz önce ligin son şampiyonuna değil, ligin yeni eskisine bakalım. Bursaspor, öyle bir transfer yapmış ki, sahaya çıkardığı ilk 11’de Birinci Lig’den 9 oyuncunun yanı sıra, bir başka Birinci Lig yabancısı, bir de Beşiktaş’la G.Saray’ın bir türlü bulamadığı 10 numara tipi Frasineau’su vardı. Hasan, Ömer, İsmail ve Volkan’dan kurulu geri dörtlü, dünkü G.Saray’ın aynı formasyondaki bloğundan derinliğine gelen ataklarda daha iyi sıkıştı ama, yan toplar adam paylaşımında zaman zaman zaaf yaşadı. Yine bizim ligin her gittiği takımda işe yarayan adamı Cumhur’un ön liberoluğunda Veli Acar, Sumulioski ve Frasineau’dan kurulu orta üçlü, ilerideki Sinan’a koşu mesafesini G.Saray kalesine uzak tuttuğu her pozisyonda işe yarar toplar attı. Buradan bakınca Bursaspor’un Birinci Lig’deki en etkili pozisyon silahı, Sinan’ın rakip kaleye uzaklardan yaptığı çabuk toplu- topsuz koşulardır. Burak daha çok tamamlayıcı adam rolünde. Sanıyorum maçlar ciddiyet kazandıkça o da ciddileşecektir. G.Saray’ın dünkü geri dörtlüsünde yazımın başında değindiğim inanılmaz bir sıkışma eksikliği vardı. Mondragon, neredeyse çıldıracaktı. Zaaf, Okan’ın ön liberoluğundan mı kaynaklanıyor derseniz? Sanmıyorum. Çünkü Okan’ın müdahalelerinin yanından kaçan Bursasporlular’ın derinliğe attığı hemen hemen hiç bir topta, ne Tomas’la Tolga, ne de ters gelenlerde kenar adamları orta bölgeye sıkışabildiler. Necati, hani Aziz Yıldırım’ın bir lâfı vardı ya, “Ligin son 6 haftası araştırılsın” diye. İşte o günlerden dün akşama kadar aslında bu lâf Necati için söylenmiş gibiydi. Hasan ve Sabri oyunun ilk yarısında, yani çift santrforlu süreçte rakip ataklarda ortada sıkışırlarken, ikinci yarıdaki Hakan’sız düzende Ayhan’la çift ön liberoya dönüldüğünden kenarlarda kalarak oynadılar. Sabri’nin ayağına ters gelen yerde oynaması ilk goldeki şansların kendisine çıkması için düşünülmüş olabilir. Ama Hasan’ın sağdaki durumu bana pek uymuyor sanırım. G.Saray’ın deplasman oyunlarında ve de zor rakipler karşısında tek santrfor önde, arkada İliç’li düzeni denemesinde yarar var gibime geliyor. Böylece maddi imkânsızlıktan kaynaklanan hakiki ön libero transferindeki olumsuzluk da sistemin bir çeşitlemesinde kapatılmış olabilir. Yazımı noktalarken Levent Kızıl’ın başkanlığı ile Raşit’le eski kaleci Engin’in kenar yönetimleri bana öyle geliyor ki, Bursalıya bir daha kahırlı günler yaşatmaz. Aldığım sinyal bu. Bu arada son yıllarda bir özel oyunda bu kadar hakiki lig veya Avrupa Kupası atmosferi yaşamadım. Hem sahadaki futbol mücadelesi, hem de atılan golleriyle.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT