BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uzmanlık ve bunca sertifika geçersiz mi?

Uzmanlık ve bunca sertifika geçersiz mi?

Vahit Deniz, emekli polis; Özel Harekât dahil, birçok hassas noktada yıllarca görev yapmış. Rahmetli Özal’ın ve Demirel’in korumalarını yetiştirmiş.



Vahit Deniz, emekli polis; Özel Harekât dahil, birçok hassas noktada yıllarca görev yapmış. Rahmetli Özal’ın ve Demirel’in korumalarını yetiştirmiş. Görevinde daha da uzmanlaşsın diye, devlet tarafından eğitim için yurt dışına gönderilmiş. Özel Harekât Sertifikası, Terörle Mücadele Sertifikası, yurt dışından alınmış Koruma ve Operasyon Sertifikası ve bunlara benzer daha birçok sertifikalar almış. Bütün bunlara ilave olarak Uzman Öğretmenlik Sertifikası da almış. 30 yıl çalıştıktan sonra emekli olan Vahit Deniz, Güvenlik Elemanı yetiştiren kuruluşlarda, atış ve koruma alanlarında öğretmenlik yapmış. İki çocuğu üniversitede okuyan Vahit Deniz’e aldığı emekli maaşı yetmeyince, en iyi bildiği işi yaparak, helal para kazanmış... Ama 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun çıkınca, işler değişmiş. Güvenlik elemanı yetiştiren kurumlarda öğretmenlik yapanlarda 4 yıllık yüksekokul ya da üniversite mezunu olma mecburiyeti getirilmiş. Böyle bir okulu bitirmemiş olanların da bu tür yerlerde öğretmenlik yapmaları imkanı kalmamış. Hayatını bu işlere adamış olması, alanında uzmanlaşmış bulunması, her türlü sertifikayı taşıması, bu işi yapmak için yeterli görülmemiş. Oysa ki o, hukuk, matematik, ekonomi öğretmiyor; en iyi bildiği konuyu, atış ve korumayı öğretiyordu. Özel güvenlik görevlileri için bundan daha önemli ne olabilir ki... Yani üniversite diploması yoksa, Fatih Terim bir futbol takımını çalıştıramaz mı? Böyle bir mantık doğru mu? Ne zaman kanun ve kararnameler hayatın gerçeklerine daha uygun hale getirilecek? Umarım İçişleri Bakanlığı, Vahit Deniz gibi değerli uzmanların bu birikimlerini hiçe saymaz, gereken düzeltmeler yapılır... > Bu gereksiz ve yanlış bürokrasiden ne zaman kurtulacağız? Ben, 14 yaşında zihinsel özürlü çocuğu olan bir devlet memuruyum. Özürlüler için birçok yeni haklar getirildi, ama uygulamada birçok sıkıntı devam etmektedir. Bu çocukların eğitiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumlu tutulmuş, değerlendirme de Rehberlik Araştırma Merkezlerine devredilmişti. Şimdi tıp raporu tekrar mecburi kılındı. Hastaneye gidiyoruz, psikologlara sevk ediliyoruz, çocuğa sorulan 3 soru sonunda IQ’su 80 olarak yazılıyor. Sonra heyete giriyor, 4-5 saat sıra bekliyoruz; çıkan sonuç; “özel eğitim gerektirmez” oluyor. Oysa çocuğumun IQ’sunun 60 olduğu bilimsel olarak tespit edilmiş ve yıllardır uğraşıyorum. Sonra Tıp fakültesi ve gereksiz bir sürü işlem... Çocuğumuzun durumu yıllar önce tespit edilmiş, her sene bu eziyeti çektirmeye ne gerek var? Doktorlar eğitimci mi ki, çocuğun nasıl eğitim alması gerektiğine karar veriyorlar? Lütfen bu tür kararlar, diğer ülkelerde olduğu gibi, uzmanlar tarafından daha bilimsel metodlarla belirlenip verilsin... İ. Durmaz > Kocasinan Vergi Dairesi’nden bilgi notu 29.06.2006 tarihli gazetemizin bu köşesinde, “Bu zihniyet oldukça kayıt dışı ekonomi biter mi?” başlığı altında, bir vatandaşın mağduriyetine yer vermiştim. Konu ile ilgili olarak, Kocasinan Vergi Dairesi’nden gelen bilgi notu: “1.09.1993 tarihinde ilgili adreste spor salonu işletmesi ile ilgili faaliyete başlayan ve bu tarihten itibaren dairemizin 6100034923 vergi numarasında mükellefiyet kaydı yapılan kişi, Dairemizin bölünmesi nedeniyle 31.12.1993 tarihinde terk ettirilerek, adres itibariyle yetki alanında yer aldığı Halkalı Vergi Dairesi’nin mükellefi olmuştur. İlgili şahıs hakkında halen herhangi bir tarhiyatımız ve takibatımız yoktur. İlgilinin tahakkuk eden ödenmemiş borcu yoktur.” > Tel: 0 212 454 38 22 Fax: 0 212 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT