BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yatırımcı güveniyor

Yatırımcı güveniyor

“AB süreci ekonomiyi olumlu yönde etkiledi. Dalgalanmaların en şiddetli olduğu dönemde bile geliyor yatırımcı. Niye? Çünkü bundan 10 sene sonra nasıl bir Türkiye olacak iyi biliyorlar.”



> Nuri Elibol > AB yolunda sıkıntı yok “MÜZAKERELER Kıbrıs yüzünden tıkanmaz, merak edilmesin. Türkiye’nin AB sürecinde aksama olursa, biz değil AB’nin bunu dünyaya izah etmesi çok zor olur. AB de bunu istemez.” ANKARA - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, yabancı yatırımcının Türkiye’ye güveninin devam ettiğini söyledi. Ekonomideki gelişmeler ve Türkiye’nin AB sürecini değerlendirmek amacıyla gazetelerin Ankara temsilcileri ile kahvaltıda bir araya gelen Babacan, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkarılmak istenen Kıbrıs problemi konusunda, “Türkiye’nin AB sürecinde aksama olursa, diyecekler ki bunlar bahane. Bunların arkasında çok şey var. Arkasında medeniyetler arasındaki ilişkiden tutun da Doğu-Batı zeminindeki çatlaklara kadar. Bunu AB’nin dünyaya anlatması çok zor olur” diye konuştu. “AB bunu görüyor” Türkiye’nin AB sürecinde aksama olması halinde arkasından gelebilecek gelişmeleri AB’nin gördüğünü belirten Babacan, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olie Rehn’in de ‘tren kazası’ ifadesini AB’yi önceden uyarmak için kullandığını ileri sürdü. Babacan, Kıbrıs yüzünden bu sürecin tıkanmaması gerektiğinin de altını çizerek, bu konudaki çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Türkiye’nin AB perspektifinin ekonomi için ne kadar önemli olduğunu hatırlatan Babacan, “Özellikle doğrudan yatırımcılarla konuştuğumuzda gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda uzun vadeli bir perspektif göremiyorlar. Venezuella deyin, Bolivya deyin, Brezilya deyin. 10 sene sonra nasıl bir siyasi yapılanma, nasıl bir rejim. Özel sektöre 10 sene sonra orada nasıl bakılacak. Bunu bilmek çok zor” dedi. Türkiye’nin AB takviminde en ufak bir aksama olmadığının müjdesini veren Babacan, herşey pürüzsüz gittiği için bu sürecin sessiz sedasız yürüdüğünü hatırlattı. Yatırımcı geliyor Babacan AB perspektifi sayesinde Türkiye’nin nasıl bir ülke olacağının, nasıl bir demokratik yapı olacağının, insan hakları uygulamalarının nasıl olacağının, ekonomik perspektifinin nasıl olacağının, mikro reformlarda nereye doğru gideceğinin belli olduğunu kaydetti. Yatırımcıların Türkiye’nin geleceğini AB müktesebatına bakarak bildiğini ifade eden Babacan, uzun vadeli ekonomik kalkınmanın temelinde AB perspektifi olduğunu tekrarladı. Babacan dünyada yaşanan dalgalanmalara karşılık yatırımcının Türkiye’ye geldiğini ifade ederek, “Dalgalanmaların en şiddetli olduğu dönemde bile geliyor yatırımcı. Niye? Biliyorlar ki bunlar gelip geçici. 3-5 ay... Ama bundan 10 sene sonra nasıl bir Türkiye olacak biliyorlar” şeklinde konuştu. Babacan artık yatırımcının 10 yıllık hesap yaparak Türkiye’ye geldiğine dikkat çekti. Babacan, AB sürecinde tarz değişikliğine gittiklerine işaret ederek, eskiden daha çok “her şeyin pişirilip kurumlara empoze” edildiğini, ilk dönemlerde her şeyin Hazine’de toplandığını ancak şimdi ise her bakanlığın kendisiyle ilgili konulara odaklandığını söyledi. Şimdiye kadar müzakereler çerçevesinde 54 heyet gönderildiğini, bu heyetlerin her birinin de en az 45 kişiden oluştuğunu ifade etti. IMF’nin muhatabı Hazine değil Babacan artık IMF ile Dünya Bankası’na muhatabın Hazine değil de kurumlar olduğunun söylendiğine işaret ederek, şöyle konuştu: “Tamam biz Hazine olarak hep oradayız. Sıkıntı olursa yardımcı oluruz. Ama ağırlıklı olarak kurumlar üzerinden gideceksiniz ki, o kurumlar kendi yaptıklarına inansınlar ve o reformları uygulasınlar. Çok karışmayan ama yakından takip eden, sıkıntı çıktıkça gelip mutlaka müdahale eden, bir kurum haline geldi. Doğrusu da buydu.” Aynı anlayışın AB müzakerelerine de taşındığını belirten Babacan, “AB Genel Sekreterliği, artık herkese çok hakim bir kurum değil. Tam tersine diğer kurumların hizmetinde, diğer kurumların reformlarına yardımcı olan ve AB Komisyonu ile iletişim trafiğini sağlayan bir kurum. Biz merkezde asla devasa bir AB mekanizması kurmayacağız. Kurumların bizzat işin içinde olduğu ve kendi reformlarını kendilerinin yaptığı bir yapı öngörüyoruz” şeklinde konuştu. Brüksel de hazırlanıyor Babacan, Türkiye’nin AB süreci için Brüksel’de de hazırlık yapıldığını açıkladı. Bunun için birkaç binaya bakıldığını vurgulayan Babacan, “Ayrı bir mekan, yeni bir yapılanmayı Brüksel’de de kurmamız gerekiyor. Müzakere sürecini tamamlayıp üye olduktan sonra şu andaki daimi temsilcilik çok daha kalıcı hale getirilecek” dedi. > ‘Ekip anlayışıyla çalışıyoruz’ Gazetelerin Ankara temsilcileriyle kahvaltıda bir araya gelen Babacan, AB sürecinin neden tek bir kurum denetiminde yürütülmediği, kendisinin yoğunluğu nedeniyle yeterince zaman ayıramadığı eleştirisine cevap verdi. Kendisinin stratejik kararlar vererek ekipleri yönlendirdiğini belirten Babacan, “Başmüzakereci olarak her işin teknik detayıyla ilgilenemem. Arkadaşlarımız tam bir ekip anlayışı ile çalışıyorlar. Pek çok konuda yetkileri kullanıyorlar. Stratejik ve siyasi karar gerektiren konular bize geliyor” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT