BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk’ün şefkati

Türk’ün şefkati

Lübnan’dan kaçan her ülkenin vatandaşına kucak açan Türkiye’nin tarihi bunun gibi onlarca ‘insanlık dersi’ ile dolu



>>> “Tahtımı veririm fakat sığınanları vermem” Tarihî kaynaklara göre, 18. asırda Macar lider Lajos Kossuth, uğradıkları zulümden kurtulmak için dönemin Padişahı Sultan Abdulmecid’e bir mektup yazarak kendisi ve arkadaşlarına kucak açılabilme imkanının olup olmadığını sorar. Sultan Abdulmecid’in, mültecilerin kendi misafirleri olduğunu belirterek saçlarının bir teline zarar gelmesini tebaasından 50 bin kişinin kurban edilmesine yeğleyeceğine dair garanti vermesi sonrası, 5 bin Macar ve Polonyalı mülteci Türk topraklarına iltica eder. Macar ve Lehlerin Osmanlı Devleti’ne iltica etmesinden sonra Rusya ve Avusturya devletleri, baskı yaparak mültecilerin kendilerine verilmesi hususunda ısrar ederler ve hatta Ruslar, mültecilerin verilmemesi halinde savaş açacakları tehdidinde bulunurlar. Rusya ve Avusturya’nın isteklerinde direnmeleri üzerine genç Padişah Sultan Abdülmecid’in, büyük bir insanlık dersi veren “tahtımı veririm, başımı veririm, fakat devletime sığınanları asla geri vermem” şeklindeki sözleri tarihe kaydedilir. ------ ERZURUM - Orta Doğu’da yanan ateşi söndürmek için en fazla çaba harcayan ülkelerin başında gelen Türkiye, savaştan kaçanların da ilk sığındıkları liman olarak bütün dünyanın takdirini topluyor. Tarih boyunca, zulme uğrayanların sığınacakları ilk kapı olarak gördükleri Türkler, bugüne kadar yüzbinlerce mazluma kucak açtı. Din, dil ve ırk ayrımı yapmadan, gördükleri zulümden kaçan binlerce kişiyi bağrına basarak insana verilen değeri en iyi şekilde sergileyen Türkler, örnek tutum ve tavrıyla tarihteki en büyük insanlık derslerini veren millet oldu. Yahudilere yardım eli İspanya’da zulme uğrayan Müslüman ve Yahudiler, Osmanlı Devleti’ne gönderdikleri bir elçi ile içler acısı durumlarını anlatır ve yardım isterler. Osmanlı Devleti, 1505 yılında İspanyol sahillerini vurmak için Kemal Reis kumandasında bir filo gönderir, zulme uğrayan bir kısım Müslüman ve Yahudi Türkiye’ye getirilerek katliamdan kurtarılır. Zulümden kaçarak sığınan bu insanlar, durumlarını toparlayıp verimli hale gelene kadar 5 yıl vergiden muaf tutulurlar. Ruslara kucak açtık 1917 Bolşevik Devrimi sonrası ülkelerini terk eden Beyaz Ruslar, ilk durak olarak Türkiye’yi seçer. Rusya’dan kaçanları da engin hoşgörü ve misafirperverlikle kabul eden Türkler, kaçarken yanlarına hiçbir şey almayan Beyaz Ruslara yardım amacıyla Hilal-i Ahmer Cemiyeti tarafından onbinlerce göçmen için 1921 yılının ocak ayında “halk çorbası” kampanyası başlatır. Ayrıca, düzenlenen battaniye kampanyasıyla 1921 kışında binlerce Beyaz Rus’a yün battaniye sağlanır, sağlık problemlerinin çözümü için çeşitli fonlar oluşturulur. Sayıları 150 ila 200 bin arasında olan Beyaz Rusların Türkiye’yi seçmelerinde en büyük sebep ise engin hoşgörü ve misafirperverliktir. Kaçan bize sığındı İkinci Dünya Savaşı sırasında zulme uğrayan binlerce insan yine Türkiye’ye sığınır. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden 10 bini aşkın insanın, öldürülme ve eziyet görme korkusuyla kendilerini güvencede hissedebilecekleri tek ülke olan Türkiye’ye geldikleri biliniyor. Hitler döneminde siyasi ve ırkçı sebeplerle işlerinden olan, sanatlarını icra edemez hale gelen ve onun da ötesinde hayatları tehlikeye giren binlerce Yahudi kökenli ya da sosyal demokrat düşünceye sahip Alman, 1933’ten itibaren gidecek ülke ararken, aralarında bilim adamı, mimar, mühendis, sanatçıların da bulunduğu bir bölümü Türkiye’ye sığınır. Alman mültecilerden çoğu, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde özellikle üniversitelerde önemli görevler alırlar. İranlılar, Peşmergeler... 1979 yılında İran’daki devrim sonrası rejim muhaliflerinin ilk sığındıkları ülke de Türkiye oldu. Sovyetler Birliği’nin 1979’da Afganistan’ı işgali sonrası ülkeden kaçan milyonlarca Afganlıdan yaklaşık 4 bin kişi Türkiye’ye göç etti. Birinci Körfez Savaşı sırasında da Saddam’ın korkusuyla Türkiye’ye kaçan binlerce Peşmerge, kurulan mülteci kamplarında en iyi şekilde misafir edildi. Bulgaristan’da Jivkov rejiminin baskı politikası sebebiyle 300 binin üzerinde Türk yine anavatana sığınmak zorunda kaldı. Türkiye, Sırp zulmünden kaçan Kosovalılara da kucak açtı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT