BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orta Doğu’da demokrasi

Orta Doğu’da demokrasi

Orta Doğu’da demokrasi, 21. yüzyılın, hiç olmazsa bu yüzyılın ilk yarısının işi değildir. Göstermelik değil, gerçek demokrasiden bahsediyorum. Asya’da Japonya, Kore, Tayvan, Singapur, Hindistan, İsrail demokrasiye ulaşmayı başardılar. Ancak 60 Müslüman devlet içinde yalnız Türkiye için demokrasi denebilir. Bizim bile eksiklerimiz var, ârızaya takılmazsak, tamamlamak üzereyiz.



Orta Doğu’da demokrasi, 21. yüzyılın, hiç olmazsa bu yüzyılın ilk yarısının işi değildir. Göstermelik değil, gerçek demokrasiden bahsediyorum. Asya’da Japonya, Kore, Tayvan, Singapur, Hindistan, İsrail demokrasiye ulaşmayı başardılar. Ancak 60 Müslüman devlet içinde yalnız Türkiye için demokrasi denebilir. Bizim bile eksiklerimiz var, ârızaya takılmazsak, tamamlamak üzereyiz. Orta Doğu devletlerinde de rejim değişiklikleri olmaktadır. Olmakta devam edecektir. Ama hiçbiri demokrasi değildir. Bu coğrafyada bugün en huzurlu, sakin, istikrarlı devletler, monarşilerdir (Fas, Ürdün, Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt, Emirlikler, Katar, Bahreyn, Malezya, Brunei). Bununla beraber hiçbiri Batı ve Kuzey Avrupa tipinde taçlı demokrasi oluşturmadı. Taçlı demokrasilerde rejim süreklidir. Hanedan düşmesi falan olmaz. Zira hükümdar, bayrak gibi fakat canlı millî birlik sembolüdür. Devleti yönetmez, temsil eder. Otoriter monarşilerde ise cumhuriyete dönüşmek ihtimali varittir. Buna rağmen Orta Doğu Arap Müslüman monarşileri, hükümdar bizzat yönetime katıldığı halde, cumhuriyet rejiminden istikrarlıdır. Zira bu coğrafyada demokratik cumhuriyet meçhuldür. Cumhuriyet yaftası altında kanlı diktatörler, askerî idareler, marksist ve ırkçı rejimler, monarşilerin yerine gelmiştir. Ülkeler iç savaşa düşmüş, parçalara ayrılmıştır. Türkiye’nin demokratik cumhuriyete erişebilmesinin sırrı, en erken ve en fazla Batı’ya dönük reformlardan geçmesi, büyük bir imparatorluk sahibi bulunmasıdır. Bu bakımdan tek istisna olan Türkiye, laik demokrasiye ulaşabilmiştir. Dini, en ılımlı, en müsamahalı üslûpta uygulayabilmek yeteneğine ve geleneğine dayanmıştır. Bununla beraber Orta Doğu’da diktatörlerin sonu geldi. Kalıntılar ortadan kalkmak üzeredir. Yerlerine yeni diktatörler ve askerî rejimler türemediği takdirde, seçime dayalı mutedil yönetimler kurulabilir. Monarşilerde de seçim, ağırlık taşıyacaktır. Orta Doğu’da demokrasi ve laiklik uzun vadeli bir gelişmeye muhtaçtır. Ilımlı İslâm ve demokrasi, Pax Americana’nın gerçekleşmesi için Washington’ın ortaya sürdüğü sloganlardır. Laikliği kavramış -Türk cumhuriyetleri gibi- ülkeler, demokrasiye daha kolay geçiş yapabilirler. Ancak Orta Doğu’da Türkiye dışında demokrasi, hayli zorlanacaktır. Uzunca zaman isteyecektir. Washington’da değiliz ki Afganistan’a ve Irak’a demokrasi geldi diye sevinelim!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT