BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ilımlı ve radikal İslâm

Ilımlı ve radikal İslâm

Ilımlı ve radikal İslâm kavramları, son yıllarda milletlerarası siyasî terminolojiye girdi. Daha çok Batılılar, bilhassa Amerika kullanıyor.



Ilımlı ve radikal İslâm kavramları, son yıllarda milletlerarası siyasî terminolojiye girdi. Daha çok Batılılar, bilhassa Amerika kullanıyor. Washington’a göre radikal İslâm, Batı’ya ve hassaten Batı medeniyet ve düzeninin günümüzde güçlü devleti Amerika’ya, himayesindeki terör örgütleri ile savaş açmış, ‘şerîat’ı en sıkı ve en doğru biçimde uyguladığını iddia eden devletlerin rejimidir. Hangi devletler? Okuyucularım âriftir, ferâset sahibidir. Yazmaya hâcet yoktur. Ilımlı İslâm, gene Amerika’ya göre, laik ve demokratik rejim içinde yaşayan devletlerin düzenidir ki, tek örneği herhalde Türkiye’dir. Zira diğer Türk cumhuriyetleri de laiktir ama, henüz demokrasi düzeyine erişemediler. Washington’a inanılırsa ılımlı İslâm, radikal (köktendinci) İslâm’ın panzehiridir. Türkiye’nin, Osmanlı din anlayışına ve uygulayışına Fransa’dan muktebes laiklik şartını başarıyla eklemesinden etkilenen Washington’da milyarlarca dolar harcayarak proje üreten akl-ı evveller, bu Türk sistemi, bütün Müslüman âleminde kabûl görürse, Amerika’nın rahat edeceğini keşfettiler. Biz Türkler, en iyi, en doğru din anlayışına sahibiz. Bu hususta Amerika yanılmıyor. Yanıldığı taraf, diğer kavimlere, Müslüman ülkelere bizim anlayışımızı empoze edebileceğini sanmasıdır. Böyle bir şey mümkün değil. Zira her millete, her topluma, kendi din anlayışı doğru, güzel ve tatlı gelir. Türkiye’de buhran, Osmanlı anlayışından kopup Arap, hattâ İran tatbikatını beğenmekten, onlara heves etmekten çıktı. Hiçbir Müslüman ülke, bilhassa İslâm’ın kendilerinden doğması ile öğünen Araplar, Osmanlı Türk sistemini asla kabûl etmezler. Amerika son bir iki yıldır bu gerçeği kavradı. Artık Türkiye’nin ılımlı İslâm örnekliğinden fazla, Müslüman bir ülkede demokrasiyi ve laikliği uygulayan tek devlet vasfını vurguluyor. Çok daha gerçekçi davranıyor. Türkiye’nin asıl kudretini oluşturan jeostratejik konumu ve askerî gücü ile insan unsurundan faydalanmak istiyor. Biz de hemen hemen Amerika’nın aynı unsurlarından istifade ediyoruz ki, aramızdaki 1952’den bu yana süregelen müttefikliği bugün, stratejik ittifaka dönüştürme çabaları, bu realiteye oturuyor. Ilımlı İslâm modelimiz, belki Türk cumhuriyetlerinde benimsenir. Bilhassa Arap ülkelerinde, İran’da falan şansı yoktur. “Türk Müslümanlığı nedir?” Yarın yazacağım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT