BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanat sokağı çaresiz

Sanat sokağı çaresiz

Sultanahmet’te 4 yıl önce açılan ve “geleneksel sanatların merkezi” olması düşünülen “Küçük Ayasofya El Sanatları” sokağı, bu hedefi bir yana bıraktı, şimdi ayakta kalma savaşı veriyor.



> Tolga Uslubaş Sultanahmed Camii’nin solundan aşağı kıvrılan yokuşa kendini kaptıranlar soluğu “Küçük Ayasofya El Sanatları” sokağında alır. Bundan 4 yıl evvel geleneksel Türk sanatlarının yaşatılması, hatta bu sanatların merkezi olması amacıyla düzenlenen sokak; hat, ebru, tezhip, minyatür gibi geleneksel sanatların icra edildiği bir merkez olarak düşünülmüştü. Avrupa’nın önemli merkezlerinde olduğu gibi sanatı ve sanatçıyı bir merkezde toplamayı hedefleyen proje dahiline, ülkemizin tanınmış hattatları, ebruzenleri, minyatürcüleri bu sokakta toplanacaktı. Ve üstelik burası geleneksel sanatların merkezi olacak şekilde zaman içinde genişletilecekti. Açılışından bu yana 4 yılı aşkın bir süre geçen Küçük Ayasofya El Sanatları sokağında ne yazık ki her şey yerinde sayıyor. Üstelik sokağın girişindeki büyük tabela da yerinden sökülmüş, bir yıldır yerine dikilmesi bekleniyor. Heyecan yitirildi Pek bir hareketliliğin gözlenmediği sokağın eski sakinlerinden hattat Kamil Nazik, açıldığı günkü heyecanın yitirildiğinden yakınıyor. Sokağın geleneksel sanatların merkezi olma hayalinin ne yazık ki gerçekleştirilemediğini kaydeden Nazik, “Sokağın konumu aslında böyle bir amacı gerçekleştirmek için düşünülecek en makul yerlerden biri. Yeterince tanıtımın yapılmadığı gerçeğini de eklemek lazım. Sultanahmet Camiden bir kaç dakika uzaklıktaki olmamıza rağmen bir müşteri yoğunluğundan söz etmemiz ne yazık ki mümkün değil.” diyor. 47 yıldan bu yana hattatlıkla uğraştığını söyleyen Nazik, “Mevcut bazı sorunların dışında yaşananlar insanlara bu sanatları yeterince öğretemediğimizi gösteriyor. İstanbul’un göbeğinde olup da insanların bu sokağa yeterince rağbet etmemesinin bence önemli sebebi bu. İstanbul’da topu topu 20 hattat var, normalde bizlerin işlerden başını kaldıramaması lazım, ama durum ortada.” diye konuşuyor. “Yılda bir tablo sattım” Sokağın bir diğer sakini olan ressam-hattat Gülhan Baydemir ise satışların çok yetersiz olduğunu söylüyor. Sokağa 2 yıl önce taşındığını kaydeden Baydemir, bu zaman zarfında dükkanında bir tek tablo ve bir kaç hat çalışması satabildiğini söylüyor. Resim kursları vermek için girişimlerde bulunduğunu, ama yeterli öğrenci bulamadığını kaydeden Baydemir, sokağa ivedilikle çekidizen verilmesi gerektiğini savunuyor. Sokağın bitişiğindeki metruk binanın yakında yıkılacağını da vurgulayan Baydemir, sökülen tabelanın yerine dikilmesiyle sokağın eski kimliğine kavuşacağını söylüyor. Ressam İsmail Şimşek de aslın sorunun Küçük Ayasofya camii inşaatıyla başladığını savunuyor. 4 yıl önce başlayan inşaatla pek çok sanatçı arkadaşının sokağı terkettiğini söyleyen Şimşek, satışların neredeyse bitme noktasına geldiği için uzun süredir cepten yediklerini kaydediyor. Seremik sanatçısı Sibel Eneş de Küçük Ayasofya camii inşaatının menfi sonuçlarını çektiklerini söylüyor. Sokağın arzu ettikleri yoğunluğa bir türlü ulaşamadığını söyleyen Eneş’e göre işyeri sahiplerinin astronomik zamları ve belediyenin destek olmaması kaçınılmaz sonu getiriyor. Hattat ve ebruzen Fuat Başar’ın fikri ise biraz daha farklı, o mevcut sıkıntıyı dünyada yaşanan terör benzeri huzursuzluklar ve beraberinde getirdiği ekonomik problemlere bağlıyor. Sokağın girişindeki tabelanın 1 yıldan bu yana yerine asılmamasını da eleştiren Başar, “Yeterince tanıtımın yapılmadığı ve devletin hiç bir suretle destek olmadığı bir gerçek. Bütün bu olumsuzluklara rağmen arkadaşlarımız yoluna devam ediyor, sanatlarından taviz vermiyor.” diyor. Sanatın yayıldığı yerde sosyal kirlenmenin de azaldığı vurgulayan Başar, sokağın açıldığı günden bu yana çevre halkına huzuru da getirdiğini ifade ediyor. Başar’a göre gerekli tanıtımların yapılması “Küçük Ayasofya El Sanatları” sokağını için yeterli çözüm olabilir. Hattat, ressam Turan Sevgili de bu zaman zarfında istenilen yolun alınamadığını savunuyor. Tarihi atmosferi itibariyle mekânın uygun olduğunu ancak genişleme imkanlarının olmadığını kaydeden Sevgili, sokaktaki metruk binanın ivedilikle yıkılması gerektiğini söylüyor. Sorunun verilen ürünlerin kalitesiyle ilintili olmadığını ifade eden Sevgili, “Bu sokakta tüccar değil, gerçek sanatçılar var ve üretilen eserlerin kalitesi de ortada, bir tek eksiğimiz var o da yeterince tanıtımın yapılması o kadar” diye konuşuyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT