BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > kadınlar & erkekler

kadınlar & erkekler

(...Çocuk sahibi olmaya hazır mısınız-1) Giyinme Testi: Bir yerlerden kocaman, mutsuz, canlı bir ahtapot bulun. Küçük bir file torbayı üzerine giydirmeye çalışın ve tüm kollarının içeride kalmasını sağlayın. Yedirme Testi:



(...Çocuk sahibi olmaya hazır mısınız-1) Giyinme Testi: Bir yerlerden kocaman, mutsuz, canlı bir ahtapot bulun. Küçük bir file torbayı üzerine giydirmeye çalışın ve tüm kollarının içeride kalmasını sağlayın. Yedirme Testi: Büyük plastik bir sürahi bulun. Yarısını su ile doldurun. Tavana bağlı kalın bir ip ile bağlayın. Sürahiyi sallamaya başlayın. Şimdi bir kaşık dolusu çorbayı sürahinin ağzına doldurmaya çalışın. Bunu yaparken uçak geliyormuş gibi sesler çıkarın. Son olarak sürahinin içindeki her şeyi yere boşaltın. Gece Testi: Bir yastık kılıfının içine kum doldurun ve suyun içine batırın. Akşam saat 8’de bebekle (kum torbası) ile dans etmeye ve ninni söylemeye başlayın. Saat 9’a kadar devam edin. Bebeğinizi yatağa yatırın ve alarmınızı saat 10’a kurun. Alarm çalınca tekrar bebeği kucağınıza alın ve bildiğiniz tüm şarkıları söylemeye başlayın. Bir düzinede kendi kafanızdan uydurun ve sabah 4’e kadar devam edin. Alarmı bu sefer 5’e kurun. Kalkın ve kahvaltı hazırlayın. Bu testi 5 sene kadar sürdürün. Neşeli ve mutlu görünün. (...devamı var) > Bugünün Gündemi > Ali Şen, İlhan Cavcav’la Aziz Yıldırım’ın arasını yapmak için çiftliğinden devreye girecek... > Aziz Ylıdırım’la yapılacak 30’uncu röportaja “İlk kez konuştu” başlığı atılacak... Yıldırım özellikle “Avrupa şampiyonluğu” konusunda iddialı konuşacak... > Japonya’daki deprem cihazını Türkiye’ye getirecek bir sponsor bulunacak... Ünlüler cihazı kapışacak, Azer Bülbül esprileri haberlere konu olacak... > Fatih Terim maaşı hakkında “Yanlış biliniyor, elime aslında şu kadar geçiyor” açıklamaları yapacak... Terim’in bağış listesi de aynı sayfada maddeler halinde yer alacak... > Tuzaktan kumanda... (...KANAL 1 - Pasaparola) METİN UCA: Satrançta L çizerek ilerleyen taş?... YARIŞMACI: Aslan... *** METİN UCA: Şartlı refleksi bulan psikolog?... P... YARIŞMACI: Preud... *** METİN UCA: Argoda para?... M... M1... M2... YARIŞMACI: Money... > temelin yeri... Hakim, sanık Temel’e sormuş... -Olay saatinde neredeydin?... “-Sinemadaydım efendim” demiş Temel... -Yalnız mıydın?... “-Hayır Hakim bey... Sinemada bütün yerler doluydu...” -Ama sen kimseyi tanımıyordun, öyle mi?... “-Olur mu, Hakim bey” diye atılmış Temel; “-Sharon Stone’ u tanıyordum... Zaten sinemaya onun için gitmiştim...” > sportik kritik “-Küfüre taviz vermeyeceğiz... Olay çıkaran en ağır cezayı alacak... Oyunu kirletmeye çalışanları affetmeyeceğiz... Futbol Federasyonu olarak şike ve teşvik primini futbol terminolojisinden çıka-racağız...” (...Haluk Ulusoy) > Ayaküstü... Bu dünya kupası gösterdi ki futbola; Brezilyalılar ADINI, Arjantinliler EL’ini, İtalyanlar DİLİ’ni, Fransızlar KAFASI’nı Koyuyor... YÜREĞİNİ koyan bizler, Yanlış yatırım yapıyoruz galiba... > bizimkiler... Tatile çıkacak olan Fatih soruyor; “-Revire güneş kremi yazdırsak verirler mi?...” *** “Sigara yasak da bu küllükler ne” demiş Talip... Adam sebebini açıklamış; “-Sizin gibi bilmeyip yakan sazanlar söndürsün diye...” *** Uğur Uslubaş, İHA Bursa Bürosu’nu ziyaret eden aktar Mustafa Kara’ya soruyor: “Abi parasızlık hastalığına iyi gelen ot var mı?...” > ...gündemin kırıntıları... Zidane’ın kafa esprilerini takip ettiniz mi bilmiyorum... Şarkılar, animasyonlar, reklam malzemeleri, ürünler... Adamlar bu olayı sonuna kadar kullandı da; Biz 11 kişiyi sahaya gömüp, saklamaya çalıştık... Tüh !... > itiraf reyonu... (...isim: ati ...şehir: ısparta ...yaş: yirmi) Kandil akşamı her birimizin elinde bir cep telefonu eşi-dostu tanıdıkları arıyorduk... Annem de dayımı aradı... Konuşmalarının sonuna doğru dayıma, “Eniştene vereyim, onunla da görüşün” diyerek odaya girdi... O esnada babam kendi cep telefonuyla arkadaşıyla konuşuyordu... Annem, bizim ona “Babam telefonla görüşüyor” gibilerinden yaptığımız işaretleri yanlış anlamış olacak ki, telefonun ekranına baktı ve sonra kulağına götürüp dayıma; “Tamam, siz konuşmaya başlamışsınız zaten, devam edin ben kapatıyorum” deyip adamın yüzüne kapattı telefonu... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) > 06.08.1924 * İlk kez birinin kırdığı şey için, “Nazar dağıldı” dendi... Kıran çocuk değilse tabii... > sanatik kritik “-Hayatımı sanki Meydan Laruse’nun tüm serisini sırtımda taşıyormuş gibi hissediyorum... Röportaj yaparken bile dikkatli konuşuyorum... Ama ağır olmaktan ve her hareketime dikkat etmekten sıkıldım...” (...Petek Dinçöz) > tebeşir tozu “-Çok kitap okuyana okumuş adam derler... Çok televizyon izleyene görmüş adam demezler...” (...Lily Tomlin) > Bizim ora... Teyo Pehlivan anlatıyor: “-Bir gün Hasankale’de belediye otobüsüyle ABD’ye gidiyorum... Bir baktım yolda Demi Moore’un arabasının tekeri patlamış... Neyse gardaş... İndim aşağı, bir dakika sürmedi lastiği tamir ettim... Bunun üzerine Demi, beni yemeğe davet etti... Ben de kıramadım gittim... Demi teşekkür için beni yanağımdan öptü... Ben de onu yanaklarından öptüm... Demi, “Bir daha öper misen”dedi... Neyse ben bir daha öptüm... Demi bana, “Sen Doğulusun bir daha öp bakayım”; ben de öptüm. İkinci kez öptüğümde Demi, “Seni tanır gibiyim, Erzurumlu’sun...” Üçüncü öpüşümde Demi bu kez, “Valla ben seni tanıdım, sen Hasankaleli Teyo Pehlivansın” dedi... Vallahi ben de şaşırdım... Demi beni üç kez öpüşte tanıdı... > sağdan - soldan (...İstanbul - Çay Bahçesi - Kadir Güleç) “-ÇAY, KOLA, GAZOZ VE ALAYINIZA MADEN SUYU...” *** (...Ankara - İnternet Cafe - Hilmi Güneş) “-KUZUCUKLARIM İNTERNET CAFE... USLU DURUN KUZUCUKLARIM...” *** (...İzmir - Uyarı Levhası - Adil Semerci) “-DUBADAN AĞACA KADAR PARK YAPMAK YASAKTIR...” > Bizim ora... Teyo Pehlivan anlatıyor: “-Bir gün Hasankale’de belediye otobüsüyle ABD’ye gidiyorum... Bir baktım yolda Demi Moore’un arabasının tekeri patlamış... Neyse gardaş... İndim aşağı, bir dakika sürmedi lastiği tamir ettim... Bunun üzerine Demi, beni yemeğe davet etti... Ben de kıramadım gittim... Demi teşekkür için beni yanağımdan öptü... Ben de onu yanaklarından öptüm... Demi, “Bir daha öper misen”dedi... Neyse ben bir daha öptüm... Demi bana, “Sen Doğulusun bir daha öp bakayım”; ben de öptüm. İkinci kez öptüğümde Demi, “Seni tanır gibiyim, Erzurumlu’sun...” Üçüncü öpüşümde Demi bu kez, “Valla ben seni tanıdım, sen Hasankaleli Teyo Pehlivansın” dedi... Vallahi ben de şaşırdım... Demi beni üç kez öpüşte tanıdı... > politik kritik “-Benim ağzımdan bir ‘Ya’ kelimesi çıkınca ‘Başbakan argo konuşuyor’ diye yazıyorsunuz... Ama Deniz Baykal çıkıp ‘Cüneyd Zapsu’nun bacaklarını kıracağım’ dediğinde buna kimse tepki göstermiyor...” (...Tayyip Erdoğan) > S.Ö.Z. der ki; “-Zorlanarak yazan, iyi yazardır...” (...Adeta döktürdüğü müthiş S.Ö:Z.leri) >> söz market sağlık servisi “yanlış bilinen doğrular, doğru bilinen yanlışlar” tatil özel yazısı: yanlış: güneşte bronzlaşmak sağlık açısından yararlıdır. doğru: güneşte bronzlaşmak, derinin, morötesi ışınımdan daha fazla zarar görmemek için verdiği bir savunma tepkisidir. Bronzlaşma, derinin zarar görmüş olduğuna işaret eder. yanlış: bronzlaşmak, güneşin zararlı etkisinden korunmayı sağlar. doğru: açık renk tenli bir insanın bronzlaşması, en çok 4 koruma faktörlü bir güneş kremi kadar koruma sağlar. yanlış: bulutlu bir günde güneşten yanmak mümkün değildir. doğru: güneşten gelen morötesi ışınımın % 80’i, ince bir bulut tabakasından geçebilir. atmosferdeki sis, morötesi ışınım düzeyinin artmasına yol açabilir. yanlış: “güneşten koruyucu krem beni koruduğuna göre güneşte uzun süre kalabilirim.” doğru: güneşten koruyucu kremler, güneşte daha uzun süre kalabilmek için değil, kaçınılmaz olarak güneşe maruz kalındığında korunmak amacıyla kullanılmalı. yanlış: güneşlenirken düzenli olarak ara verilirse, güneş yanığı olmaz. doğru: gün içinde toplam olarak ne kadar süreliğine morötesi ışınıma maruz kalındığı önemlidir; aralıklarla maruz kalınmış da olsa, morötesi ışınımın toplam zararı değişmez.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT