BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaban mersini kanseri önlüyor

Yaban mersini kanseri önlüyor

Antikanserojen ve antioksidan özelliğe sahip olan “yaban mersini” kanser oluşumunu engelleyen enzimleri aktif hale getirerek vücudu bu ölümcül hastalığa karşı koruma altına alıyor



Şifalı bitkiler arasında adı sıkça zikredilen, ancak vücuda ne gibi faydalar sağladığı, hangi hastalıklar için yararlı olduğu yeteri kadar bilinmeyen “yaban mersini” son derece önemli bir şifa kaynağıdır. Antikanserojen ve antioksidan özelliğe sahip olan “yaban mersini” vücudu kanserden koruyan enzimleri aktif hale getirerek bu ölümcül hastalığa yakalanma riskini azaltıyor. Ayrıca kandaki kolesterol oranını düşürerek kalp krizi riskini de en aza indiriyor, lifli yapısıyla bağırsak metabolizmasını düzenliyor, göz yorgunluğunu gideriyor ve görme bozukluklarını tedavi ediyor. Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen yaban mersininin sadece meyvesinden değil, çiçeklerinden, yapraklarından ve köklerinden de yararlanıldığını belirten 19 Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Çelik, üzümgiller grubunda yer alan bu harika meyvenin içeriğinde yer alan vitamin ve mineraller konusunda şu bilgileri veriyor: “Yapılan araştırmalara göre; 145 gram yaban mersininde 21 gram karbonhidrat, 1 gram protein, 0.5 gram yağ, 19 miligram C vitamini, 145 IU A vitamini ve 85 kalori bulnmaktadır. Sodyum içermeyen, mineral ve vitaminlerce zengin olduğu belirlenen yaban mersininin insan sağlığı açısından önemi çok fazladır.” > Bir çok hastalık için şifa kaynağı Yaban mersininin bugüne kadar tesbit edilebilmiş yararlarından bazıları: * Yaprak ve kuru meyvelerinden yapılan çay ishal giderici özellik taşımaktadır. Bayanlarda özel günlerin etkisini azaltır ve düzene sokar. * İdrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi gösterir. * Anti kanserojen ve antioksidan özelliğe sahiptir. * Kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktive ederek kanser oluşumunu engeller. * Yağlı bileşiklerin vücuttan atılmasını sağlar. * Taze olarak yenildiğinde kanı temizler. * Besleyici olmasına rağmen kalori ve sodyum içeriği düşüktür. * Kan şekerini düşürür. * Lifli özelliği ile bağırsak metabolizmasını düzenler. * Kan kolesterolünü düşürür. * Kalp krizi riskini azaltır. * HIV virüsünün tekrarlanmasını azaltır. * Göz yorgunluğunu giderir, miyopluk ve şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engeller. Kamaşma, kılcal damar çatlamasını önler ve gece görüş kabiliyetini artırır. * Kabızlık, bulantı, mide kramplarını ve ülseri önler. * Damar sertliği oluşumunu engeller. * Varis ve basuru (hemoroit) iyileştirir. * Sakinleştirici özelliği vardır. * Ağız içi yaralarını iyileştirir. > İngiliz savaş pilotları reçelini yiyorlarmış! Yaban mersininin göz sağlığı açısından önemi yıllardır bilinmektedir. 2. Dünya savaşı sırasında İngiliz Hava Kuvvetleri pilotlarının, doktorların önerisiyle bol miktarda yaban mersini reçeli yiyerek gece uçuşlarına çıktıkları ve yorgun gözlerini bu şekilde dinlendirdikleri kayıtlarda yer almaktadır. Aynı kayıtlara göre; İngiliz pilotlar, yaban mersini reçeli yedikten sonra çıktıkları gece uçuşları sırasında görüşlerinde bir düzelme ve iyileşme hissettiklerini sık sık rapor ediyorlardı. > Sağlık için harika ikili: TARÇIN VE BAL Son yıllarda, hem sağlık hem de güzellik sektöründe doğal ürünlere büyük bir dönüş var. Üstelik bu ürenler, doğru karışımla ve doğru miktarlarda uygulanırsa, pek çok derde de deva oluyor. Tarçın ve bal bunlardan ikisi. İşin güzel yanı ise hem balın hem de tarçının kolay bulunan ve çok pahalı olmayan ürünler oluşu. İşte size bal ve tarçınla hazırlayabileceğiniz harika formüller... > Saç dökmesi: Saçın dökülenlerle, tepesi açılanlar 50 gram sıcak zeytinyağı içerisine 1 kaşık bal. 1 tatlı kaşığı toz tarçın ilave ederek iyice karıştırın elde edilecek krem banyodan önce başınıza sürüp ve yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkayın. Bunu haftada 2 defa uygulayabilirsiniz. > Sivilceler ve deri: 3 kaşık bal. 1 kaşık tarçın ile krem haline gelinceye kadar karıştırılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır. İki hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır. Egzama, mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında da bu karışım çok iyi sonuç verecektir. > Hazımsızlık: Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine bir kaşık toz tarçın serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumun ve hazımsızlığı önler. > Soğuk algınlığı: Günde 3 defa bir kaşık ılıtılmış bal ile 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın iyice karıştırılarak yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de yararlıdır. > Bağışıklık sistemi: Her gün kullanılan bal ve tarçın bağışıklığı kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırısına karşı korur. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içerisindeki bakteriler ve virüslerle savaşan, parçacıkları da kuvvetlendirir. > Kalp va damar rahatsızlıkları: Bal ve toz tarçını eşit oranlarda karıştırıp, her sabah kahvaltıda reçel ve marmelat gibi ekmeğin üzerine sürerek yeyin. Bu uygulama, kan dolaşımındaki ana arterlerde biriken kolesterolü, eriterek hastaları kalp krizinden korur. bu uygulamaya düzenli olarak devam eden kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak, ve kalp atışları kuvvetlenecektir. > Artrit hastalığının tedavisi: Eklem iltihabı olan hastalar, bir bardak sıcak suyun içine iki tatlı kaşığı bal ile bir çay kaşığı toz tarçını karıştırıp sabah - akşam içmelidir. Bu uygulama düzenli olarak sürdürülürse, kronik artrit hastaları bile tedavi olabilir. > Domatesle gelen güzellik Yaz aylarının en lezzetli sebzelerinden domates, aynı zamanda mükemmel bir güzellik kaynağıdır. Beslenme ve Diyet Uzmanı Erkan Erdal, domateste bulunan ve kırmızı rengi veren likopen maddesinin, bilinen en iyi antioksidan olduğunu belirterek, ılık domates maskesinin cildi gerginleştirdiğini ve canlılık verdiğini söylüyor. Erdal, domatesin cilt sağlığı açısından çok önemli olduğunu ifade ederek, “İçindeki likopen, yağ ve ısıyla etkisini artırıyor. Sabahları kahvaltıda soyulmuş ve üzerine biraz zeytinyağı dökülmüş domates sağlık açısından çok faydalıdır. Likopen bilinen en etkili antioksidandır ve en fazla domateste bulunur. Salça ve ketçap da bol miktarda likopen içerir. Greyfurt, kuru kayısı ve karpuzda da likopen vardır ama içerdiği madde domates kadar yoğun değildir” diyor. Hastalığı da önlüyor Salça ve ketçapta bol miktarda likopen bulunduğunu belirten Erdal, bunun için makarnanın bol ketçapla yenmesini öneriyor. Erdal, Macaristan’da kadınların cilt güzelliğini ve cilt sağılığını korumak için düzenli olarak yüzlerine ılık domates maskesi uyguladıklarını söylüyor. Domatesin kızgın güneş altında gergin kalabilmesinin, “likopen” maddesi sayesinde mümükün olduğunu hatırlatan Erkan Erdal, yüze uygulanan domates maskesinin de cildi gergin ve canlı tutacağını, kırışmayı önleyeceğini dile getirdi. Likopenin, vücutta kansere neden olan serbest radikallerin dolaşımına engel olduğuna da dikkati çeken Erdal: alzheimer, osteoporoz ve deri hastalıklarını önlemede de likopenin önemli olduğunu sözlerine ekledi. > Anne sütü doğal ağrı kesici Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkan Patıroğlu, anne sütünün doğal bir ağrı kesici olduğunu, aşı sonrası bebeği emzirmenin aşının verdiği ağrıyı unutturacağını belirtti. Anne sütünde bulunan maddelerin bebeğin enfeksiyonlara karşı daha etkili korunmasına yardımcı olduğunu ve bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini hızlandırdığını kaydeden Patıroğlu, mamalarda bağışıklık sistemini geliştirecek hiçbir maddenin bulunmadığını bildirdi. Erişkinliğe kadar korur Patıroğlu şunları dile getirdi: “Anne sütü içerdiği bazı enzimlerle bebeğin daha kolay hazmetmesini sağlar. Anne sütü inek sütünden daha az protein içermesine karşın, içindeki tüm protein bebeğin dolaşımına geçer. İnek sütündeki proteinlerin ise yüzde 50’si atık madde olarak barsaklardan atılırlar. Demir ve çinko anne sütünün varlığında bağırsaklardan kana daha kolay geçer. Anne sütü ile beslenen bebeklerde egzama daha az görülür. Anne sütü ile beslenme alerjiye karşı korur ve bu koruyucu etki erişkinlik dönemine kadar sürer. Anne sütü ile bir ay ve daha uzun süreli beslenme hem gıda alerjilerine hem de solunum yolunda ortaya çıkan alerjilere karşı koruyucudur. Anne sütü ise içerdiği antikorlar nedeniyle, enfeksiyonları tedavi edici özelliğe sahiptir ve salgı artışına neden olmaz. Anne sütündeki yağ, karbonhidrat ve proteinlerin bebek için ideal bir bileşimdir” dedi. Bebeğe güven verir Patıroğlu, anne sütünün, en iyi besin, bebek-anne arasındaki en iyi psikolojik bağlantı yolu, bebeğin hastalıklardan korunmasında en güvenilir yol olduğunu kaydetti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT