BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendi işine bak

Kendi işine bak

“Bu yıl hedefimiz F.Bahçe’yi şampiyon yapmamak” sözleri Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’e ait. Sabah Gazetesi’nde Kazım Kanat’ın haberine göre; Demirören’i F.Bahçeli taraftarlar öldürecekti. Bu da bir haber. Olaya göre; akşam yemeği sırasında bir grup F.Bahçeli taraftar “G.Saray’ı sen şampiyon yaptın” diyerek restorana girme teşebbüsünde bulunmuş ve girişimleri engellenmiş.



“Bu yıl hedefimiz F.Bahçe’yi şampiyon yapmamak” sözleri Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’e ait. Sabah Gazetesi’nde Kazım Kanat’ın haberine göre; Demirören’i F.Bahçeli taraftarlar öldürecekti. Bu da bir haber. Olaya göre; akşam yemeği sırasında bir grup F.Bahçeli taraftar “G.Saray’ı sen şampiyon yaptın” diyerek restorana girme teşebbüsünde bulunmuş ve girişimleri engellenmiş. Olayı önce insanlık onuru adına protesto ediyoruz. Gelelim Beşiktaş Başkanı’nın sözlerine “Bu yıl hedefimiz F.Bahçe’yi şampiyon yapmamak.” Türkçe’yi konuşan herkes iyi bilir ki, bu cümlenin başka bir anlamı yoktur. Yani ben güçsüzüm bu sene elimden sadece güçlü olanı, yani F.Bahçe’yi şampiyon yapmamak gelir. Onun için uğraşacağım... Sonra da Başkan “yanlış anlaşıldım” gibi söylemlerle kendini savunuyor. Bütün bunlar bıçak sırtında dans etmektir. Öylesine risklidir ki, bıçağın sırtından nereye düşeceğini kimse kestiremez. Bırakalım sözlerle dans etmeyi de kendi işimize bakalım. Ne Beşiktaş Kulübü ne diğerleri bu tür söylem ve oyunlarla yücelmediler. Daha ligin başında dipsiz kuyu şike konuları tartışılırken, bu sene lig acaba nasıl tamamlanır kuşkuları yaşanırken, büyük bir tedirginlikle başlayan maratonu şimdiden gerdirmenin anlamı yok. Hele bir büyük kulübün başkanı olarak hiç yok. Oysa Beşiktaş’ta ilgilenilecek pek çok konu var. Mesela Tigana’nın yaptığı bir açıklama garibime gitti. “Dünya Kupası’ndaki kaç takım üçlü savunma oynadı” diyor. Tigana sistem eleştirilerine karşı. Beşiktaş’ı üst üste şampiyon yapan Gordon Milne, “Benim takım böyle iyi oynuyor ve şampiyon oluyor” diyerek hiç istifini bozmazdı. Biliyordu ki, elindeki imkanlar doğrultusunda öyle yapması gerekiyordu ve bunu uyguladı. Sonra da takımını başarıdan başarıya koşturdu. Bir zamanlar Beşiktaş’ı çalıştıran Stankoviç de aynı anlamda konuşurdu sistem için “Elimde orta alanı iyi kullanacak futbolcu mu var ki; ben Danimarka Milli Takımı gibi oynatayım takımımı” derdi 1985’lerde. Oysa Tigana başkalarının uygulamaları ile kendisini savunuyor. İşte bu benim garibime gitti. Daha geçen hafta kişiliğini ve tutumunu şimdiye kadar davranışlarla göklere çıkarmıştık. Başkalarının uygulamalarını izlemek benim garibime gider. O kişinin bir kararı yokmuş gibi gelir bana. Eldeki malzemeyi yenileyen ve kurgulamaya çalışan Tigana’nın başka örnekler yerine tabii ki çağdaş ugulamalarla yoluna gitmesi gerekir. Ama bu düşünce daima kendisine ait olmalıdır. Ligin başında bir mağlubiyeti geldi diye dümen kıvırmalara bütün gemiyi yavaşlatır bir anda. Daha yolun başı bile değil. Onun için ben yine Tigana’nın arkasındayım. Yönetim de elâlemle uğraşacağına kendi takımının işine baksın.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT