BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pîr Muhammed ve yedi şehîd talebe

Pîr Muhammed ve yedi şehîd talebe

Pîr Muhammed Erzincânî, evliyânın büyüklerindendir. Erzincan’ın Kaleriç kasabasında doğdu. 1464 (H.869) târihinde Erzincan’da zelzelede şehîd oldu. Kabr-i şerîfleri, Erzincan’da Câmi-i Kebir yanındadır...



Muhammed Erzincânî hazretleri bir yaz günü sabah namazından çıkınca, talebelerine; -Erzincan’a inmek dileriz. Sevdiklerimizden arzu eden bizimle gelsin, buyurdular. Kırk talebesiyle hareket edip, Erzincan’a geldi. Doğruca Câmi-i Kebîre gidip halvete girdiler ve câmide kırk gün ibâdetle meşgûl olmak istediler. Talebeleri onun bu hâline şaşıp; -Efendim, şimdi hasat mevsimidir. Erbaîne ve halvete girmek için münâsip midir? diye arz ettiler. “Yakında zelzele olacak!” Bunun üzerine Muhammed Erzincânî hazretleri; -Doğru söylersiniz. Lâkin Allahü teâlâ bu beldeye yakında bir zelzele takdir etmiştir. Bu belânın geri çevrilmesi için bizlerin münâcat etmesi, yalvarması lâzımdır. Umulur ki, içimizden birinin duâsı kabûl olur da halk kurtulur, buyurdular. Sonra Câmi-i Kebîrde ibâdetlerine devâm ettiler. Bir ara yanındakilere dönüp; -Bize ilhâm edildi ki: “Ey Pîr Muhammed! Eğer bu belânın geri çevrilmesini istersen bizim yanımıza gelmelisin!” Şimdi kim bizimle berâber şehâdet şerbetini içmek isterse burada kalsın. Bir miktar daha dünyâ hayâtını yaşamak arzu edenler ise dışarı çıkabilir” buyurdu. Bunun üzerine talebelerinden yedi kişi hâriç diğerleri câmiden dışarı çıktılar. O gece kuvvetli bir zelzele oldu. Câmi-i Kebîr yıkıldı. Yedi talebesi ile birlikte Muhammed Erzincânî hazretleri şehâdet şerbetini içtiler. Câmiden başka hiçbir yerde bir zarar olmadı. Şehir ahâlisi durumu öğrenince büyük bir üzüntü duydular. Allahü teâlânın hikmeti deyip, Muhammed Erzincânî ve yedi talebesini defnettiler... Onun büyüklüğünü anladılar... Pîr Muhammed hazretlerinin mübârek cesedlerinin gasli esnâsında orada bulunan bâzıları ileri geri konuştu ve; “Velî olsaydı böyle ölmezdi” dediler. O zaman Muhammed Erzincânî hazretleri, Allahü teâlânın kudretiyle dile gelip; “Ey benim hâlimi bilen Rabbim! Sana güveniyor, sana sığınıyorum” diye yüksek sesle konuştu. Bunu işiten gâfiller hayretler içinde kaldı ve tövbe istigfâr edip onun büyüklüğünü anladılar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT