BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD’de yüksek öğrenim neden başarılı?

ABD’de yüksek öğrenim neden başarılı?

New Orleans’taki Katrina Kasırgası karşısında yerel ve federal otoritelerin aczini ve yetersizliğini görüp, bundan ABD’nin dünyadaki üstünlüğünü kaybetmeye başladığı kanaatine varanların, ABD üniversitelerinin dünyadaki rakipsiz üstünlüğünü hatırlamaları gerekir.



New Orleans’taki Katrina Kasırgası karşısında yerel ve federal otoritelerin aczini ve yetersizliğini görüp, bundan ABD’nin dünyadaki üstünlüğünü kaybetmeye başladığı kanaatine varanların, ABD üniversitelerinin dünyadaki rakipsiz üstünlüğünü hatırlamaları gerekir. Gerçekten, bundan önceki bir yazımda da işaret ettiğim üzere, Nobel Ödülü sahipleri ve pozitif bilimler ile sosyal bilimler alanında yapılan yayın sayısına göre, Şangay’daki Jiao Ton Üniversitesi’nin belirlediği listeye göre dünyadaki en iyi 20 üniversitenin 17’si ABD’de bulunmakta ve bunun sadece üç istisnasını 3. sıradaki Cambridge, 8. sıradaki Oxford ve 14. sıradaki Tokyo Üniversitesi oluşturmaktadır. Peki, Amerikan üniversitelerinin bu kadar başarılı olmalarının sebebi nedir? Hiç şüphe yok ki, bu konuda ülkenin zenginliği ve 1636’da Harvard Kolejini kuran Amerikalıların yüksek öğrenime tutkusu önemli faktörlerdir. Ne var ki, ‘The Economist’in ABD’deki yüksek öğretim ile ilgili yaptığı ve yayınladığı incelemede de belirlediği üzere, başarının başlıca sebebi Amerikan üniversitelerinin örgütlenme tarzıdır. Şöyle ki: Federal Hükümet üniversitelerin kuruluş ve yönetiminde çok sınırlı bir yer işgal etmekte, akademisyenler Fransa ve Almanya’dakinden farklı olarak, birer memur gibi muamele görmemekte ve üniversiteler para yardımı için sadece devlete bel ve ümit bağlamayarak, masraflarını serbestçe belirledikleri öğrenci ücretlerinden, yardım kuruluşlarından aldıkları destekler ve paralarla karşılamaktadır. Gerçekten, ABD’de Ezra Cornell, Johans Hopkins ve John Rockefeller gibi yardımsever kişilerin isimleri dünyaca bilinmekte ve 2004 yılında ABD’de üniversiteye yapılan bağışların 24.4 milyar doları bulduğu bildirilmektedir. Ne var ki, ABD’de bütün üniversitelerin ‘Araştırma’ yapmadığı, mevcut 3200 yüksek öğrenim kurumundan sadece 100 tanesinin ‘Araştırma Üniversitesi’ olduğu da bilinmelidir. Diğer taraftan, bilgisayar ve internete dayalı yüksek öğrenimin önemi küçümsenmemekle birlikte öğretim ve eğitimin sadece birtakım bilgilerin transmisyonu ile yapılamayacağı teslim edilmekte, öğrencilere serbest düşünme ve tartışma yollarını gösteren ve ders konularını cazip şekilde sunan öğretim üyelerinin önemi de küçümsenmeyerek “Mükemmelliyet (Excellence) unsuru da gözardı edilmemektedir. The Economist’deki araştırmanın verdiği mesaj şudur: Başarılı yüksek öğretim sistemi kurmak istiyorsanız, bir taraftan gelir kaynaklarınızı çeşitlendirirken, diğer taraftan, rekabete dayanmak için seçkin bir öğretim kadrosu oluşturmağa ve aralarına, birkaç ‘Academic Super Star’ hoca katmaya gayret edin...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT