BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beylikten devlete... Orhan Gazi

Beylikten devlete... Orhan Gazi

Orhan Han, İkinci Osmanlı Padişahıdır. “Gazi” sıfatıyla anılır. Babası Osman Gazi, annesi Mal Hatundur. Daha 15 yaşında iken harplere iştirak etmiş ve hayatının büyük bir kısmı harp meydanlarında geçmiştir.



Orhan Gazi, son derece dindar, adaletli ve tebaasına kendisini sevdirmesini çok iyi bilen bir Padişahtı. Bizzat halk içine girer, onlarla yemek yer ve dertleşirdi. Hareketlerinde çok hesaplı davranır ve hiç telâş etmezdi. İznik’i fethettiği zaman Hristiyanlara göstermiş olduğu insanca muamele, dillere destan olmuştu. Orhan Gazi’nin her yönden büyük bir insan olduğunu sadece Türkler değil, birçok yabancı tarihçiler dahi tasdik etmişlerdir. Toprakları altı kat artırdı Orhan Gazi daha 15 yaşında iken harplere iştirak etmiş ve hayatının büyük bir kısmı harp meydanlarında geçmiştir. Babasından 16.000 kilometrekare olarak teslim aldığı toprakları altı misline çıkararak 95.000 kilometrekare yapmıştır. Orhan Gazi bir devlet reisi sıfatı ile harplerde bizzat ordularının başında daima bulunmuştur. Orhan Gazi devletin muntazam bir idare sistemine bağlanması lüzumunu görmüş ve teşkilât işini ise, Alâeddin Paşa ile Şeyh Edebali’nin bacanağı Çandarlı Kara Halil Paşa’ya havale etmişti. Orhan Bey’in büyük oğlu Süleyman Paşa, kendisinden önce vefat etmiştir. Kendi sağlığında iken başkumandanlık vazifesini ikinci oğlu Murad Hüdavendigâr’a devretmiştir. Orhan Gazi, ecelinin yaklaştığını anlamıştı... 1359’da oğlu Murad Hân’a şöyle vasiyet etti: “Âhiret yolculuğuna çıkıyorum” “Ey oğul! Benim için ah, vah edip ağlama! Seni dünyada her türlü kötülüklerden koruyup âhirette sonsuz saâdete kavuşturacak olan yüce dinimizin emirlerine sımsıkı sarıl! Bütün söz ve işlerinde, adâletten ayrılma! Dâima, halkın yanında ve hizmetinde ol! Onların hak ve hukukunu koru! Bunu yaparken Cenâb-ı Hakkın emirleri, rehberin olsun! İnsanlığı huzur ve saâdete kavuşturacak olan İslâm sancağını dalgalandırmaya devam et! Devletin başı oldum diye, sakın gururlanma! Bunlar gelip geçici şeylerdir. Senden önce daha nice beylerin, hâkanların gelip geçmiş olduğunu bir an aklından çıkarma! Ne kadar ömrün olsa, sonunda ölüm var. Artık benim ömrüm bitmek üzere. Âhiret yolculuğuna çıkıyorum. Bana duâ et! Senden yegâne isteğim budur. Devletimin ve milletimin huzur ve güvenliği için çalış.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT