BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İyiliği emredip kötülüğe mani oluyor

İyiliği emredip kötülüğe mani oluyor

Mekke’de olup bitenleri öğrenmesi için gönderdiği kardeşi Üneys dönünce, Ebû Zer sordu: - Ne haber getirdin?



Mekke’de olup bitenleri öğrenmesi için gönderdiği kardeşi Üneys dönünce, Ebû Zer sordu: - Ne haber getirdin? - Vallahi öyle yüce bir zâtı gördüm ki, hep hayrı, iyiliği emredip, kötülüklerden sakındırıyor. - Peki insanlar, onun hakkında ne diyorlar? Zamanın meşhur şairlerinden olan kardeşi Üneys şöyle cevap verdi: - Şair, kâhin, sihirbaz diyorlar. Fakat onun söyledikleri ne kâhinlerin sözüne, ne de sihirbazların sözüne benzemiyor. Onun söylediklerini şairlerin her çeşit şiirleriyle karşılaştırdım. Onlara hiç benzemiyor, hiç kimsenin sözüyle ölçülemez. Vallahi o zât hakkı bildiriyor, doğruyu söylüyor. Ona inanmayanlar yalancı ve sapıklık içindedirler. Bu zât iyiliği, ahlâkî değerleri emrediyor, kötülükten de sakındırıyor. Ebû Zer-i Gıfârî kardeşinin Peygamber efendimizinden getirdiği haber üzerine heyecanladı: - O zatı derhal gidip benim de görmem lazım. Söylediklerini bizzat dinlemem lazım. Kardeşi Üneys dedi ki: - İyi olur, fakat sen Mekke halkından sakın! Çünkü Mekkeliler, ona karşı son derece kin besliyorlar ve onunla görüşenleri takip ediyorlar. Ebû Zer, hemen Mekke’ye gitmeye ve Peygamberimizi görüp Müslüman olmaya karar verdi. Eline bir değnek ve biraz da azık alarak büyük bir şevkle Mekke yoluna düştü. Mekke’ye varınca hâlini kimseye anlatmadı. Çünkü bu sırada müşrikler Peygamberimize ve yeni Müslüman olanlara şiddetli düşmanlık yapıyorlar ve bu düşmanlıklarını safha safha ilerletiyorlardı. Bilhassa Müslüman olup da, kimsesiz ve garip olanlara işkence yapıyorlardı. Ebû Zer-i Gıfârî de Mekke’de kimseyi tanımıyordu. Garip ve yabancı idi. Bu bakımdan kimseye bir şey sormadan Kâ’be’nin yanına varıp oturmuştu. Peygamberimizi görmek için fırsat kolluyor, nerede olduğunu öğrenmek için bir işâret arıyordu. Burada Zemzemden başka bir şey yiyip içmiyordu. Akşam üstü bir sokak köşesine çekildi. Oradan geçmekte olan Hz. Ali, Ebû Zer’i gördü. Garip olduğunu anlayarak alıp evine götürdü. Ona bir şey sormadığı gibi, Hz. Ebû Zer de ona sırrını açmadı. (Devamı yarın)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT