BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gül: Seyirci kalamayız

Gül: Seyirci kalamayız

Dışişleri Bakanı Gül, Orta Doğu’da adil ve kalıcı barışın tesisi için Lübnan’dan sonra dün de İsrail ve Filistin’e gitti. İsrail Başbakanı Olmert ve Filistin Devlet Başkanı Abbas ile görüşen Gül, şiddetin terk edilmesini, ateşkesin devamını ve diyalog yoluyla çözüm bulunmasını istedi.



> İsrail de istedi BM’nin çok uluslu gücüne Türkiye’den asker gönderilmesini Lübnan’dan sonra İsrail’in de istediğini bildiren Gül, “Henüz verilmiş bir kararımız yok. Çok dikkatli hareket ediyoruz. BM Barış Gücü’ne katkı yaparsak bunun insani amaçla olacağını söylemek isterim” diye konuştu. İSTANBUL-KUDÜS (İHA) - Ateşkesin hemen ardından Lübnan’a giden Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, dün de günübirlik olarak İsrail ve Filistin’i ziyaret edip önemli görüşmelerde bulundu. Hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda açıklamalarda bulunan Bakan Gül, Türkiye’nin bölgeye asker gönderme konusunda henüz karar vermediğini belirterek, “Kendi coğrafyasında olup bitenlere Türkiye’nin ilgisiz kalmasını hiç kimsenin isteme hakkı yoktur” dedi. Orta Doğu’da adil, kapsamlı, kalıcı barış ve istikrara yalnızca diyalog ve iş birliği yoluyla ulaşılacağına inandıklarını vurgulayan Gül, BM’nin ateşkes kararına taraflarca uygun hareket edilmesinin önemine işaret etti. Asker kararı verilmedi Toplantıda soruları da cevaplayan Gül, “Türkiye’nin BM’nin Lübnan’da tesis edeceği Çokuluslu Barış Gücü’ne asker gönderip göndermeyeceğine” yönelik bir soruyu, “Henüz değerlendirme aşamasındayız. Daha verilmiş bir kararımız yok. Bütün bu ziyaretler, bu değerlendirmeye yardımcı olacak. Değerlendirmemizin katkı yapmak durumunda olursak, bunların insani amaçla olacağını başından söylemek isterim” karşılığını verdi. Bir gazetecinin, “Çokuluslu Barış Gücü’nün gerektiğinde güç kullanabileceği yolunda bir görüş bulunduğunu” hatırlatması üzerine de Gül, BM Barış Gücü’nün görevinin farklı olduğunu ifade etti. Hizbullah Lübnan’ın parçası Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla gidenler sadece barışı korumak için, her iki ülke arasında yeniden çatışmalar çıkmaması için bir güç olacaktır. Ayrıca hiçbir ülke de böyle bir niyet içerisinde değildir. Oraya gidecek güçlerin, Hizbullah ile -ki Hizbullah da Lübnan’ın bir parçasıdır, hükümette temsil edilmektedir- onlarla veya başka gruplarla karşı karşıya gelmek gibi bir görevi yoktur. Bunlarla ilgili zaten çok tartışmalar olmuştur. BM kararının bu kadar gecikmesinin altındaki sebeplere bakarsanız bunları hep göreceksiniz. BM Gücü Lübnan’a girmeye başlamıştır ve orada yerleşecektir.” Bölgenin huzuru çıkarımıza Bir gazetecinin “Türkiye’nin bölgedeki gelişmeler üzerine Arap ülkelerinden önce rol üstlendiği” yönündeki eleştirilere ilişkin görüşlerini sorması üzerine Gül, Türkiye’nin bu konuda henüz üstlendiği bir rolün bulunmadığını belirtti. Gül, “Ama eğer istikrara bir katkı sağlanacaksa, barışa hizmet edilecekse, akan kan ve gözyaşının durmasına Türkiye’nin bir katkısı olacaksa, bu gayet dikkatli bir şekilde değerlendirilir ve ona göre hareket edilir” diye konuştu. Gül, şöyle devam etti: “Komşusunda ve kendi coğrafyasında olup bitenlere Türkiye’nin ilgisiz kalmasını hiç kimsenin isteme hakkı yoktur. Başka bir ülkeye göre de Türkiye, kendi dış politikasını belirleyecek değildir. Bizim çabamız, ulusal menfaatlerimizi korumak, bölgedeki istikrarın ve huzurun tesisi yönündedir. Burada bizim de çıkarımız vardır. Aynı şekilde bölgede huzur olursa, komşularımıza da bu şekilde büyük bir katkıda bulunmuş oluruz.” Uçakların aranması rutin Bazı İran uçaklarının Türkiye semalarından geçerken aranmasını da değerlendiren Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, “Bu konuda medyada çıkan haberlerin dikkatli ve sorumlu bir şekilde yazılıp çizilmesi gerekir. Birinin elinde bu yönde herhangi bir bilgi varsa bakanlığımızla temasa geçmesini tavsiye ederim. Size cevap verecek arkadaşlarımız illa ki olacaktır. Bugünlerde herkes birçok haberle gazetecileri beslemek isteyebilir. Çünkü böyle kritik bir dönem içinde Türkiye’nin dürüst, kurallara uyan, taraf tutmayan tavrının ortaya çıkması gerekiyor. Bu açıdan hepinizi bizimle yardımlaşmaya çağırıyorum. Bunların farklı farklı yansıtılmasının, uluslararası çıkarlarımıza müspet veya menfi etkileri olabilir. Uçakların aranması da daha önce açıkladığımız gibi rutindir. Anlaşmalar çerçevesindedir ve her tarafın bilgisi dahilindedir. Pilota da ‘in aşağı’ şeklinde bir tabir kullanılmamıştır” dedi. > Mescid-i Aksa’da namaz kıldı İstanbul’dan ATA uçağı ile İsrail’e giden Bakan Gül, Kudüs’ü de ziyaret etti. Haremüşşerif’e giden Gül ve beraberindekiler, burada Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosu Büyükelçi Doktor Ercan Özer, Kudüs müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin, Haremüşşerif Vakfı Başkanı Abdülazim Selhab, Vakıf Genel Müdürü Adnan Hüseyni ve İslam Vakfı temsilcisi Abdülrahim El Hayat tarafından aslanlı kapıda karşılandı. Gül, Mirac Kandili dolayısıyla Haremüşşerif içerisinde bulunan Kubbet-üs Sahra ve Mescid-i Aksa’da namaz kıldı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT