BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kürt devletini bırakın, bari Kerkük elden gitmese

Kürt devletini bırakın, bari Kerkük elden gitmese

Adı Peter Galbraith. Mesleği diplomatlık. İşi Irak’ın Kürt liderlerine danışmanlık yapmak. Bu eski diplomat dün şöyle demiş: “Türkiye, Kuzey Irak’ta müstakil bir Kürt devletinin kurulmasını engelleyemez.” Bir diplomatın bu şekildeki ifadesini şöyle okumak lazım “... engelletmeyiz”. Nitekim sözünün devamında gayet net: “Kuzey Irak’ta zaten bir Kürt devleti var, günü geldiğinde resmen bağımsızlığını kazanacaktır”.



Adı Peter Galbraith. Mesleği diplomatlık. İşi Irak’ın Kürt liderlerine danışmanlık yapmak. Bu eski diplomat dün şöyle demiş: “Türkiye, Kuzey Irak’ta müstakil bir Kürt devletinin kurulmasını engelleyemez.” Bir diplomatın bu şekildeki ifadesini şöyle okumak lazım “... engelletmeyiz”. Nitekim sözünün devamında gayet net: “Kuzey Irak’ta zaten bir Kürt devleti var, günü geldiğinde resmen bağımsızlığını kazanacaktır”. Washington idaresinin Kürt devletinin kurulması için yol göstermekle görevlendirdiği anlaşılan bu danışman, değerlendirmelerine şöyle devam ediyor: “Kuzey Irak’ta kurulacak Kürt devletini tehdit unsuru olarak gören geleneksel Türk anlayışı giderek terk edilmekte. Türkiye, şayet Kuzey Irak’ı işgal ederse AB şansını kaybeder. Bunu yapmak yerine Kürt devletiyle iyi ilişkilere girmek daha isabetli olur”. Bu cümleler işimize gelmeyebilir, fakat külliyen reddi de yanlış olur. Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin olmadığını farz etmek artık mümkün değil. Bu otonom devletin bir zaman sonra resmen ilan edileceği, görüldüğü gibi, sadece Mesut Barzani tarafından değil, görevli yabancılarca da haber verilmekte. Şimdi neden ilân edilmiyor? Birinci sebep, komşu devletleri, bilhassa Türkiye’yi alıştırmak. İkincisi ise bir devleti çekip çevirecek kadroları yetiştirmek. Hatırlanacağı gibi bir ay evvel de Kürt ordusu kurulmuştu. Daha önce de hava yolları uçmaya başladı. Tasavvur edilen bu devlet ilân edildiğinde ilk tanıyanın ABD, ikincisinin İsrail, üçüncüsünün İngiltere, dördüncüsünün Fransa olacağını, İsveç’in onları takip edeceğini, Rusya ve Çin’in de çok gecikmeyeceğini söylemek kehanet olmaz. Türkiye’nin kaygısına gelince, Türkiye Cumhuriyeti’nin tek kaygısı Kürt menşeli bazı vatandaşlarında uyanacak ilhak arzusu mudur? Danışman, AB yolundaki bir Türkiye’de çoğunluğun bu fikirde olmayacağını ileri sürmekte. Fakat Ankara’da dile getirilmeyen endişe bu değil. Bir adım sonrasında Türkiye ile Kürdistan’ı federasyona zorlayacak dış baskıların zuhur etmesinden endişe edilmekte. PKK’nın da planı bu değil mi? Amerikan işgali Irak’a yaramadı, Türkiye’ye hiçbir faydası olmadı, hatta ABD’ye bile belki istediği nisbette yarar getirmedi. İsmine ister harekât deyin ister işgal bu eylemin mutlak kazançlısı Irak Kürtleridir. O Kürtlere bizim sahip çıkmamızı temenni ederdik. Onlar, kültürümüzün bir parçası kardeşlerimiz. ABD’ye sığınarak birtakım işler yapma mecburiyetinde kalmaktan dolayı çok memnun olduklarını sanmıyoruz. Şimdi bu hadiseler üzerine Türkiye daha yoğun bir diplomatik atağa geçmelidir. Kürt devletinin resmen ilân edileceği dile getiriliyorsa âcilen üzerinde durulması gereken Kerkük’tür. Kerkük üzerine yoğunlaşmak lazım. Buraya dair kalıcı siyaset gütmeli. Musul geçen asrın bu vakitlerinde gitmişti. Şimdi de Kerkük mü gidiyor? Hani yukarıda dedik ya, Kürt devleti, resmen ilanı, tanınması vs. Peki o devlet, başkentiyle birlikte ilân edilirse, Kerkük’ün Kürdistan’ın merkezi olduğu da tanınırsa? Neye ne kadar hazırlıklıyız? Kürt devletinin tanınması, Irak’ın toprak bütünlüğünün tanınmamasıdır. Acaba, bölgede düğmeye basılması bu gelişmelerden sonra mı olacak? 2007’ye doğru Türkiye, dikkatini seçim sathı mailine kaptırmışken bölge hızla savrulabilir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT