BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’nin ciğerleri kavruldu

Türkiye’nin ciğerleri kavruldu

17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümünde sıcakların bastırdıkça bastırması ister istemez zihinlerde bir korkuya yer verdi.



17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümünde sıcakların bastırdıkça bastırması ister istemez zihinlerde bir korkuya yer verdi. Çok kimse dışarıya karşı belli etmeseler de “acaba?” “Yine mi?” şeklinde şüphelere düştüler. Hamdolsun korkulan olmadı. Ama, ne yazık ki o felaketin yıldönümünde bu defa da bir başka felakete maruz kaldık. Son yüzyılın en büyük orman yangınları alevden dilleriyle yeri-göğü tuttu.. Halbuki ağustos ayı ile aramız hep iyidir. 26 ağustos 1071 Anadolu’nun fethi. 30 Ağustos 1922 Anadolu’nun kurtuluşu. Şimdilerdeyse 1999’dan bu yana ağustoslar iyi gitmiyor. Son yangınlarla binlerce hektar çam ormanı kül oldu. Zaten yeşil alan bakımından dünya ile mukayese ettiğimizde gerilerdeyiz. Artık daha da fakirleştik. Çam, ağaçların en zor yetişeni. 1 Milyon çam yandığı tahmin ediliyor. Yanı sıra zeytin bahçeleri, arı kovanları ve tabiattaki sayısı ve cinsi belirsiz hayvan, böcek, kuş mahvoldu, evler yıkıldı, köylüler işsiz kaldı. Zarar anlatılmakla bitirilecek gibi değil. Kim yaptı bunu? Bu yangın cehaletin eseri. Hayatında bir fidan dikmemiş, bir saksı çiçek büyütmemiş nâdanların marifeti. Ya sorumsuzca atılan bir izmarit. Ya piknik sonrası söndürülmeyen bir ocak. Böylece bir kıvılcım, bir milyon ağacın çıra gibi yanıp yok olmasına sebep oldu. 50 yılda yetişen ağaçlar 5 günde bitti. Bunun eğitim tedbirleri, itfaiye tedbirleri nerede? Medya yalnızca yangın felaketi duyurmakla mı mükellef? Neden ağacı, yeşili, ormanı sevdirecek hiçbir işi olmaz. Bir çok dizi film, özel rakı firmalarının örtülü sponsorluğunda kadeh kadeh alkol tüketmekteler. Niçin bir iki sahnede de ağaç dikmek teşvik edilmez? Sevgili Peygamberimiz -aleyhisselam- “yeşile bakmak göze cila verir”, “kıyametin koptuğunu işitseniz bile elinizde bir dal varsa onu dikin”, Fatih Sultan Mehmed Han da “ormanlarımdan bir dal keseni kellesini keserim” buyurdukları halde manzara böylesine alevli, böylesine yangın yeri Kolay adam öldürenler, kolayca ağaç da katledebiliyorlar. Merhamet bitince insana karşı da hayvana karşı da, tabiata karşı da insan aynı insan oluyor Önce merhamet yanıp yok oldu. Sonra ormanlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT