BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kavuşma arzusuyla yanıyordu

Kavuşma arzusuyla yanıyordu

Tufeyl bin Amr hazretleri, Peygamber efendimizin duâsı ve emri üzerine kabîlesini İslâma davete başlayınca, ilk kabûl eden Ebû Hüreyre olmuştu. Bundan sonra Tufeyl bin Amr, îmân edenlerle birlikte Yemen’den ayrıldı. Yetmiş kişiden fazla Müslüman, bir kâfile hâlinde Medîne’ye geldiler.



Tufeyl bin Amr hazretleri, Peygamber efendimizin duâsı ve emri üzerine kabîlesini İslâma davete başlayınca, ilk kabûl eden Ebû Hüreyre olmuştu. Bundan sonra Tufeyl bin Amr, îmân edenlerle birlikte Yemen’den ayrıldı. Yetmiş kişiden fazla Müslüman, bir kâfile hâlinde Medîne’ye geldiler. Hz. Ebû Hüreyre bir an önce Peygamberimizi görmek, O’na kavuşmak aşkıyla yanıyordu. Yolculuğun uzun sürmesinden sıkılıyor, sabırsızlanıyor; “Ey yolculuk gecesi! Bıktım yolun uzunluğundan ve sıkıntısından. Fakat bu yolculuktur kurtaran beni, küfür inkâr yurdundan” manâsında şiirler söylüyordu. Kâfile, Medîne’ye geldiği sırada, Peygamber efendimiz Hayber’in fethine gitmişti. Ebû Hüreyre bu gelişini şöyle anlatmıştır: “Resûlullah efendimiz Hayber’de bulunduğu sırada, Medîne’ye muhâcir olarak geldim. Sabah namazını Resûlullahın vekil bıraktığı Siba’ bin Urfuta’nın arkasında kıldım. Birinci rek’atta Meryem sûresini, ikinci rek’atta Mutaffifîn sûresini okudu. Namazdan sonra Siba’ bin Urfuta’nın yanına vardık. Bize bir miktar yiyecek ikrâm etti.” Bundan sonra Medîne’ye gelen bu kâfile, doğruca Hayber’e hareket etti. Oraya vardıklarında Peygamberimiz Natat Kalesini fethetmiş, Kâtibe Kalesini de kuşatmıştı. Resûl-i ekremin yanına vardıklarında Ebû Hüreyre’nin, Devs kabilesinden olduğunu öğrenince, “Devs içinde kimi gördümse, onda hayır gördüm” buyurdular. Bundan sonra Ebû Hüreyre, Resûlullah efendimize bî’at etti. Eliyle müsâfeha ederek, bağlılığını bildirdi. Hayber’in fethinden sonra Peygamber efendimiz, Ebû Hüreyre’ye Hayber’de alınan ganîmetlerden hisse verdi. Sonra Medîne’ye döndüler. Bundan sonra Ebû Hüreyre Yemen’e dönmeyip Medîne’de kaldı. Gece gündüz Resûlullah efendimizin yanından hiç ayrılmadı. Peygamberimizin vefâtına kadar dört sene böyle devam etti. En çok hadis-i şerif rivayet edenlerden idi. Ebû Hüreyre bunu şöyle izah etmiştir: “Benim çok hadîs rivâyet etmemin sebebi şudur: Ben fakîr bir kimseydim. Belli bir işim yoktu. Her zaman Resûlullah efendimize hizmet ediyordum. Muhâcirler çarşıda, pazarda alışverişle; ensâr da kendi mal ve mülkleriyle uğraşırken, ben Resûlullah efendimizin yanında bulundum. Dolayısıyla diğerlerinden daha çok şey duydum.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT