BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erdoğan: Kayıtsız kalamayız

Erdoğan: Kayıtsız kalamayız

Orta Doğu’da dengelerin değişmesi bizi de etkiler. O sebeple Lübnan’ın bütünlüğü mutlaka korunmalı. Barış Gücü bu görevi yerine getirecektir. ‘Bana ne’ci tavırlar Türkiye için çok tehlikelidir.



> Alkışlar “Genç kartallar” için... Hava Harp Okulu Komutanlığı’ndaki 52. dönem mezuniyet törenine katılan Cumhurbaşkanı Sezer, TBMM Başkanı Arınç, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt diplomalarını alan genç teğmenleri alkışladı. ------ ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bize neci bir anlayışla sorumluluklarımızdan geri durmak, tarihimize, geleceğimize ve milletimizin yüksek menfaatlerine ihanet olacaktır” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin menfaatlerini korumanın tek yolunun yaşananları izlemek yerine, süreçlerin içinde yer alarak olayları yönlendirmekten geçtiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, güncel iç ve dış gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Seyirci kalamayız Türk milletinin, istikrarsızlığın ve çatışmaların hüküm sürdüğü zor bir coğrafyada yaşadığını ve aynı zamanda zor bir dönemden geçildiğini belirten Başbakan Erdoğan, “Orta Doğu’da barış ve adalet tesis edilmedikçe dünyanın istikrara kavuşması, huzur bulması mümkün değildir” dedi. Bölgede barış ve istikrarın kalıcı hale getirilmesinin, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve Türk milletinin menfaatleriyle de çok yakından ilgili olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yanı başımızda yaşanan çatışmalar, başımızı diğer tarafa çevirsek de etkilerinden kurtulamayacağımız bir tehdit oluşturmaktadır. Yani istesek de bu coğrafyada yaşadığımız sürece, dışında kalamayacağımız gelişmelerdir, bunlar. Unutmayalım ki kapılarımızı kapatarak etrafımızı saran alevlerden kurtulamayız, gözlerimizi kapatırsak, kayıtsız kalırsak bu tehlikeyi bertaraf etmiş olamayız. Menfaatlerimizi korumanın tek yolu, seyirci kalmak değil hemen yanı başımızdaki bu süreçlere müdahil olmaktır. Dışında kalırsanız masum insanların ölümüne de, kendi geleceğinize de seyirci kalırsınız. Ancak süreçlerin içinde yer alarak olayları doğru istikamete yönlendirebilirsiniz. Lübnan’da doğru istikamet sağlanan ateşkesin korunması ve kalıcı kılınmasıdır. Bir milyondan fazla insanın yerinden yurdundan olduğu, yüzlerce masumun öldürüldüğü büyük bir trajedi yaşanmıştır. Dün Kosova’da, Bosna’da benzer insanlık trajedilerine nasıl seyirci kalmadıysak burada da kalamayız, kalmamalıyız.” Mehmetçik Lübnan’da olmalı İftihar kaynağı olan Türk askerinin, Kosova’da, Bosna’da ve dünyanın birçok başka bölgesinde, acil insani yardımlardan şehirlerin yeniden imarına, masum hayatların korunmasından istikrarın yerleştirilmesine kadar birbirini tamamlayan çok önemli görevler yaptığını hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi: “BM’nin Lübnan barış misyonunda da Mehmetçik, masum kadın, çocuk ve yaşlıların yanında yerini almalıdır. Altını çiziyorum, masum çocuk, kadın ve yaşlıların yanında yer almalıdır. Balkanlar’da olduğu gibi Orta Doğu’da da dengelerin değişmesi, taşların yerinden oynaması kaçınılmaz olarak bizi de etkileyecektir. O sebeple, Lübnan’ın siyasi birlik ve toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerekmektedir. BM barışı koruma misyonu işte bu görevi yerine getirecektir. Açık söylüyorum, bizden başka hiç kimse bizim menfaatlerimizin bekçiliğini yapmayacaktır.” Başbakan Erdoğan, içe kapanmacı, ‘bana ne’ci yaklaşımları, Türkiye’nin geleceği için “son derece tehlikeli” bulduğunu belirterek, bazı muhalefet çevrelerinde görülen bu tür izolasyonist yaklaşımların, iyi niyetle yorumlandığında bile ya hükümetin her yaptığına karşı çıkma hastalığından, ya da bölge ve dünya gerçeklerinin iyi kavranmamasından kaynaklandığını vurguladı. Erdoğan, söyle devam etti: “Biz diyoruz ki gerek bölgemizde, gerekse dünyada barış düzeninin bozulmasına, birbiriyle irtibatlı birkaç sebeple kayıtsız kalmamız düşünülemez. Her şeyden önce milletimizin yüksek menfaatleri bunu gerektirmektedir.” Bütün kurumların ortak kararı Lübnan’da görev yapacak BM Gücü’ne destek sağlama konusunda prensip kararı aldıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, “İlgili bütün kurumlarımızla görüşmek suretiyle, bunu bütün bakan arkadaşlarımla paylaşmak suretiyle bu karara vardık” dedi. Hükümetin bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden yetki talebinde bulunacağını belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Hatırlarsınız, biz başından beri belli şartların oluşması halinde bu güce katkı vermeyi değerlendireceğimizi ifade ettik. Birinci şartımız, BM Güvenlik Konseyi kararının alınmasıydı . İkinci şartımız, ateşkesin ilan edilmesiydi, çatışmaların durdurulmasıydı. Üçüncü şartımız da tarafların katkımızı olumlu karşılamasıydı. Şu anda bunların hepsi gerçekleşmiş durumda.” Türkiye, eski Türkiye değil Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye, artık o eski Türkiye değildir. Türkiye, BM sisteminde söz sahibi bir ülkedir. İnsan potansiyeli, ekonomik büyüklüğü, güçlü ordusu ve devlet tecrübesiyle hem bölgesinde hem de dünyada bir istikrar unsurudur. Türkiye artık yönlendirilen, maruz kalan bir devlet değil, küresel politikaların oluşturulmasında rol oynayan önemli bir aktördür. Her zaman söylüyorum, Türkiye artık gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen ülkelerden bir tanesidir. BM Güvenlik Konseyi’nin önümüzdeki dönem için en güçlü adayları arasında yer almaktadır. Bu durum, elbette Türkiye’ye önemli yükümlülükler de getirmektedir. Büyük düşünemeyenler, Türkiye’yi de, Türk ordusunu da hafife aldıklarını artık fark etmelidir. Özellikle de devletimizin milletiyle, ordusuyla aynı anda pek çok fonksiyonu birden icra edemeyeceğini düşünmek kabul edilemez.” >>> Gökyüzüne taze kan İSTANBUL- Hava Harp Okulu Komutanlığında 52. dönem mezunları, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın da katıldığı törenle diplomalarını aldı. Yeşilköy’deki Hava Harp Okulu Komutanlığında hava muhalefeti sebebiyle kapalı spor salonunda yapılan tören, Cumhurbaşkanı Sezer’in salona girişi ve mezun öğrencileri kutlamasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan Hava Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Abidin Ünal, 3’ü dost ve müttefik ülkelerden, 7’si de bayan olmak üzere 265 teğmen ile 52. dönem mezunlarını veren okulun, günümüze kadar değerli lider ve komutanlar yetiştirdiğini söyledi. Birincinin diploması Sezer’den Konuşmaların ardından yaş kütüğüne uçak maketini çakan dönem birincisi Serhat Saylam, diplomasını Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’den aldı. Dönem ikincisi Teğmen Mustafa Sait Arat’a diplomasını TBMM Başkanı Bülent Arınç, üçüncü Teğmen Uğur Erdemir’e de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan verdi. Dönem dördüncüsü Teğmen Ramazan Ekici de diplomasını Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’tan aldı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral Fethi Tuncel de diğer öğrencilerin diplomalarını verdi. Sancak devir-teslim töreninin ardından mezunların Hava Harp Okulu Marşını söylemesiyle tören sona erdi. Törenin kapalı salonda yapılması sebebiyle mezunlar kep atamazken, kılıç çatarak mezuniyetlerini kutladılar. >>> Bahriyelilerin diploma sevinci İSTANBUL - Deniz Harp Okulu Komutanlığı 233. Yıl Mezunları Diploma ve Sancak Devir-Teslim töreni Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in de katılımıyla yapıldı. Tuzla’daki Deniz Harp Okulu Komutanlığı Çaka Bey Konferans Salonu’nda yapılan törende, okuldan bu yıl 3’ü Arnavutluk, 2’si Azerbaycan, 2’si Gürcistan, 1’i Kazakistan, 1’i KKTC ve 1’i de Türkmenistan’dan olmak üzere; 6’sı bayan toplam 242 teğmen mezun oldu. Konuşmaların ardından mezuniyet andı içildi. 233. yıl baklasının denize indirilmesinin ardından derece ile okulu bitiren teğmenler ile ABD Deniz Harp Okulu’nu bitiren teğmene diploma ve ödülleri verildi. Sezer, okul birincisi Deniz Teğmen Ali İbrahim Yılmaz’a diplomasını verirken, TBMM Başkanı Arınç okul ikincisi Teğmen Mustafa Güner’e, Başbakan Erdoğan da okul üç üncüsü Teğmen Nusret Denizci’ye diplomalarını takdim etti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt da okul dördüncüsü Emre Karaman’a diplomasını verdi. >>> “28 ülkede barış misyonu üstlendik” Muhalefetin bilinçli olarak kamuoyunu yanlış yönlendirdiği bir başka hususun da Türk askerinin ilk kez bir uluslararası barış misyonunda görev alacakmış gibi bir izlenim oluşturulması olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin ilk defa uluslararası bir barış misyonuna destek vermediğini ve Mehmetçiğin dünyanın farklı bölgelerinde 28 ayrı misyonda bugün rol üstlenmiş durumda olduğunu ifade etti. Uluslararası barışı koruma misyonlarına bugüne kadar toplam 10 binden fazla askeri personelle katkıda bulunulduğunu kaydeden Erdoğan, bu misyonlarda bini aşkın sivil polis ve jandarmanın görev yaptığını, 250 civarında subayın da gözlemci ve danışman olarak yer aldığını dile getirdi. >>> “Fındık istismar aracı olamaz” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Fındık bir istismar aracı olmaktan çıkmalıdır. Fındık, siyasetin bir istismar odağı olmamalıdır” dedi. Erdoğan, fındık konusunda yaşanan gelişmeleri anlattığı konuşmasında bu seneki alımlarla ilgili olarak Toprak Mahsulleri Ofisi’nin görevlendirildiğini hatırlattı. Erdoğan, “Finansman noktasında herhangi bir sorunumuz olmayacaktır. Bu konudaki yasal prosedür de en kısa zamanda tamamlanacaktır” dedi. Başbakan Erdoğan, bu yıl fındıkta gerçekleşen yüksek verimin bereketinin bu tedbirlerle üreticimizin yüzünü güldüreceğini ve herhangi bir mağduriyete meydan verilmeyeceğini dile getirdi. Bu konuda uzun vadeli bir strateji izlenmesinin de zorunlu hale geldiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu niye söylüyorum? Çünkü fındık bir istismar aracı olmaktan çıkmalıdır. Fındık, siyasetin bir istismar odağı olmamalıdır. O sadece fındık üreticisinin bir alın teri, onun karşılığı olan nimetidir ve biz o nimetin piyasalarda adil olarak karşılığını bulması gerektiğine inanıyoruz. Bizim, vatandaşlarımızın sıkıntılarına, dertlerine bigane kalmamız söz konusu olamaz. Maksadımız, hem üreticimizin lehine olacak, hem ekonomimizin gerçekleriyle örtüşecek uzun vadeli, sağlıklı, akılcı bir plan oluşturmaktır.” >>> “Orman yangınlarının söndürülmesinde zafiyet yaşanmadı” Ulusa Sesleniş konuşmasında orman yangınlarına da değinen Başbakan Erdoğan, “Milli servetimiz olan ormanlarımızla birlikte bizim ciğerlerimiz yanıyor, yüreğimiz yanıyor” dedi. Erdoğan, Akdeniz iklim kuşağında yer alan İspanya’da 70 bin, Portekiz’de 32 bin, İtalya’da 11 bin hektar orman yanarken Türkiye’de ağustos sonu itibariyle bu rakamın 4 bin 793 hektarla sınırlı kaldığını söyledi. Bu yıl Türkiye’de bin 657 adet orman yangını çıktığını ve bunlardan sadece üç tanesinin söndürülmesinde olağanüstü hava şartlarından dolayı ciddi zorluk yaşandığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: “Yangınlarla mücadelede kesinlikle bir zafiyet söz konusu değildir. Şüphesiz ki şu andaki bütün ekipmanlar yeterli midir, yeterli değildir. Bunları daha da güçlendireceğiz. Bundan sonraki süreçte bütün bu ekipmanlarımız çok daha çağdaş, çok daha modern, çok daha güçlü hale getirilecektir.” Erdoğan, yanan alanların bir yıl içerisinde yeniden ağaçlandırılacağını ve bu alanların bir metre karesinin bile başka bir amaçla kullanılmasının söz konusu olmayacağını vurguladı. Geçmiş yıllarda yanan ağaçların yerine yenilerinin dikildiğini ifade eden Erdoğan, ayrıca, yanan alanlar hariç yıllık 350 bin hektarlık bir ağaçlandırma programıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük ormanlaştırma programını gerçekleştirdiklerini söyledi. Erdoğan, ‘’Hedefimiz bu rakamı yıllık 500 bin hektara çıkarmaktır’’ dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT