BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul’u el birliğiyle kurtaralım

İstanbul’u el birliğiyle kurtaralım

İstanbul’a göçün ele alındığı toplantıda konuşan İKV Başkanı Prof. Dr. Orhan Dikmen, “Hiçbir Avrupa şehri İstanbul gibi vahşi bir göç hareketine maruz kalmamıştır. Tedbir almayalım demek çok yanlıştır. Hukuki ne tür tedbir gerekiyorsa alınmalıdır” dedi.



> Cemil Yıldız İSTANBUL- İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İktisadi Araştırma Vakfı’nın desteği ile dün Conrad Otel’de “İstanbul’a Göçün Yönetimi” konulu seminer düzenlendi. Seminere; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve ilçe belediye başkanları iştirak etti. Seminerde Anadolu’dan İstanbul’a yaşanan göç hareketleri konusunda bilgi veren İktisadi Araştırma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Orhan Dikmen, “Hiçbir şehir bu kadar vahşi göç hareketine maruz kalmamıştır. İstanbul’u el birliği ile kurtarmak gerekiyor” dedi. Gençliğinde İstanbul’un nüfusunun 750 bin civarında olduğunu belirten Dikmen, daha sonraki gelişmeleri şöyle anlattı: “Şimdi 11-12 milyon’a yaklaşan bir nüfus var. Bunun için alınmak istenen tedbirleri de normal karşılıyorum. Avrupa’da da göç var ama tedbir alınmıyor demek doğru değildir. Çünkü Avrupa kentleri İstanbul gibi vahşi bir göç hareketine maruz kalmamıştır. Bunun için İstanbul’da da tedbir almayalım demek yanlış bir yaklaşımdır. En önemli problem güvenliktir. Gasp, hırsızlık, töre cinayetleri artık adi vaka sayılmaktadır. Bu suçların çoğu İstanbul’a dışardan gelen kişilerce işlenmektedir.” Mahalle bekçiliğine dönüş Bu manzara karşısında alınacak tedbirler konusundaki görüşlerini anlatan Prof. Dikmen, tekliflerini şöyle sıraladı: “İstanbul’a göçü önlemek için ekonomik sosyal tedbirler alınmasına karşı değilim ancak bunun yanı sıra kısa vadede çözüm getirecek hukuki tedbirlerin mutlaka alınması gerektiğine inanıyorum. Bu sebeple İstanbul’un özel bir statüye alınması lazım. Yani nüfusu 300 bin olan Ardahan ile İstanbul aynı statü ile yönetilemez. Bu sebeple ilçe belediyelerinin ve kaymakamlıkların sayısı artırılmalıdır. İlçeleri, mahalleleri mutlaka yönetilebilir seviyede nüfus sayısına indirmek lazım.” İstanbul’a mahalle bekçiliğinin geri gelmesi gerektiğine dikkat çeken Dikmen, bu sistemin daha modern olarak yeniden düzenlenebileceğini vurguladı. Hareket bakımından da tedbirler alınması gerektiğini ifade eden Dikmen, “İstanbul’a 15 günlüğüne gelenlere mutlaka muhtarlığa ikamet başvurusu yapma zorunluluğu getirilmelidir. Eğer yabancılara 3 aylık belgesiz dolaşma izni daha kısa süreye çekilirse, kaçak işçiliğin de önü alınacak ve kayıt dışı gelirlerden maliye vergisini alabilecektir” şeklinde konuştu. > Topbaş: Ciddi tedbirler aldık Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise bir taraftan yeni yerleşim alanları kurarken, bir taraftan da kente Anadolu’dan göçü önlemek için ciddi tedbirler aldıklarını söyledi. Tobbaş, “Başlattığımız organik tarım kampanyası ile yüzlerce ailenin tekrar memleketine dönmesini sağladık. Bu uygulamayı Anadolu’nun bütün illerine yaymayı hedefliyoruz” dedi. İstanbul Valisi Muammer Güler de şehrin Türkiye nüfusunun 5’te birini oluşturduğuna dikkat çekerek, “Göçün etkisiyle artan altyapı ihtiyacı kamu kuruluşlarının gücünü aşan boyutlara ulaşmıştır. İstanbul’da kapasitenin sona geldiğini söylemek zorundayım. Yani İstanbul istihab hakkını doldurmuştur. Mahalle bekçilerinin yerine MOBESE gibi teknik imkanların daha yaygın olarak kullanılmasına imkan tanımak gerektiğine inanıyorum. Gasp, hırsızlık ve cinayet suçlarının ancak bu yolla önleneceğini düşünüyorum” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT