BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lübnan’da olmalıyız

Lübnan’da olmalıyız

Türk askerinin Lübnan’da barışın dışında hiçbir görevi kabul etmeyeceğini belirten Başbakan Erdoğan, “Orta Doğu’da Türkiye’nin varlığını hissettirebilmek için orada olmamız şart” dedi.



> Başbakan Erdoğan, Balıkesir’de TOKİ’nin yaptığı 1276 konutun anahtar teslim törenine katıldı. Erdoğan, daha sonra anahtarlarını alan vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. (İHA) BALIKESİR (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan’da barışı tesis etmenin dışında hiçbir görevi kabul etmeyeceklerini belirterek, “Unutulmamak, ‘Bir zamanlar buraya Türkiye askeriyle gelmişti’ dedirtmek için ve Ortadoğu’da Türkiye’nin varlığını hissettirebilmek için orada olmamız şart” dedi. Erdoğan, Balıkesir’de TOKİ tarafından yaptırılan 1276 konutun anahtar teslimi ile Körfez Çevre Yolu, Susurluk Adalet Sarayı, Balıkesir Belediyesine ait tesislerin ortak açılış törenine katıldı. Törende yaptığı konuşmada, bu ülkeye inanmaya ve bu ülke için canla başla çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şüphesiz her tarafın güllük gülistanlık olmadığını söyledi. Mazlumun yanındayız Konuşmasında Lübnan’a asker gönderilmesiyle ilgili tartışmalara da değinen Erdoğan, ekranlara Lübnan’da olanlar verildiği zaman insanların içinin kan ağladığını belirtti. Erdoğan, şunları söyledi: “Orada mazlum çocukların öldürülüşünü gördüğümüz zaman içimiz kan ağlıyor. O masum annelerin, kadınların, yaşlı insanların bombalar altında öldürülüşünü gördüğümüz zaman içimiz kan ağlıyor ve diyoruz ki; (niye duruyoruz?) Herkes bunu söylüyor. Bakıyorsunuz bu ülkede sağı da solu da hepsi bunu söylüyor. Aşırılı olan da aşırısız olan da hepsi bunu söylüyor. Peki yapılması gereken ne? Oturduğun yerden yan gelip yatarak gazel atmak mı? Konuşmak mı? Kuru kuru laflar yapmak mı? Yoksa orada verilecek olan bir mücadelede veya oluşturulacak gücün içerisinde yer almak mı? Şu anda hükümet olarak bizim kanaatimiz yer almaktır. Çünkü yer alacağız ki gündem belirleyelim. Yer alacağız ki orada mazlum insanların yanında bulunalım.” Gerekirse askeri çekeriz BM Barış Gücü’nün barışı korumak için gittiğini kaydeden Erdoğan, “Eğer barışı korumak için değil farklı nedenler için olacaksa böyle bir şeyin içerisinde Türkiye olarak biz yer almayız. Eğer herhangi bir grubun Lübnan’da silahsızlandırılması için Türkiye’den görev istenirse biz orada durmayız hemen askerimizi çekeriz. Biz oraya barışın korunması için gideriz’’ dedi. Türkiye’nin Lübnan’da şu anda tamamıyla yıkıma uğramış yolların, hastanelerin, enerji santrallerinin yapımı için elinden geleni yapacağını belirten Erdoğan, DSİ, Karayolları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve diğer kurumlarla Lübnan’a yardımcı olunacağını söyledi. Erdoğan, Lübnan’a sadece askerin değil beyin gücünün de gönderileceğini dile getirdi. Erdoğan, ‘’Unutulmamak, kalıcı olmak, (Bir zamanlar buraya Türkiye askeriyle birlikte geldi) dedirtmek için ve Ortadoğu’da Türkiye’nin varlığını hissettirebilmek için orada olmamızın gerekliliğine inanıyoruz’’ diye konuştu. Erdoğan, Lübnan’a asker göndermeyi hem insani hem tarihi bir sorumluluk hem de medeniyet sorumluluğu olarak gördüklerini vurguladı. Türkiye’nin geleceğinin aydınlık ve yolunun açık olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti. ‘’Bazıları diyor ki; (Siz içerideki teröristlerle uğraşın) Bakın bu ifade çok çirkin bir ifade. Bu ifade bir defa TSK’ya saygısızlıktır. Biz Afganistan’a, Somali’ye, Bosna-Hersek’e, Kosova’ya askerimizi gönderdiğimiz zaman Türkiye’de terör yok muydu? 29 ülkeye biz askerimizi gönderdik, polisimizi gönderdik. Peki o zaman ağzınız açılmadı da şimdi niye açılıyor? Bunlar hep politik yaklaşımlardır. AK Parti hükümeti söylüyor diye böyle bir yaklaşım var. Biz bütün istişarelerimizi yaptık. Biz arkadaşlarımızla bunu konuştuk bütün ilgili birimlerimizle konuştuk ve tezkeremizi de bu doğrultuda hazırladık ve yola da böyle çıkıyoruz. Türkiye bu aydınlık yoldan asla geri adım atmayacaktır.’’ Terörle mücadele sürüyor Terör belasıyla mücadelenin de devam ettiğini belirten Erdoğan şöyle dedi: “Şimdi askerimizle polisimizle buna yönelik olarak bütün mücadelemizi veriyoruz, vereceğiz. Bütün tedbirlerimizi sonuna kadar Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olarak alıyoruz, alıyorlar. Aynı şekilde emniyet teşkilatımız alıyor, el ele, dayanışma içerisinde terörle mücadele veriliyor, bundan sonra da verilecek ama bunun istismarını yapmak gerçekten çok üzücü ve bu istismar olmamalı. Bu istismarı yapanlara da sizler Türk milleti olarak prim vermemelisiniz.” Terör örgütüyle sonuna kadar mücadele vermekte kararlı olan bir hükümet olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, TSK ile emniyet güçleriyle bu mücadelenin verilmeye devam edileceğini dile getirdi. Laf değil icraat lazım Ekonominin temellerini güçlendirdiklerini ve zeminini sağlamlaştırdıklarını belirten Erdoğan, bu sağlam zemin üzerinde geleceğin umutlu ve müreffeh Türkiyesini inşa ettiklerini dile getirdi. Türkiye’nin aydınlık geleceğine adım adım yaklaşıldığını vurgulayan Erdoğan, kriz günlerinin artık geride kaldığını bildirdi. Ziya Paşa’nın, “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözünü hatırlatan Erdoğan, bütün olayın bu olduğunu dile getirdi. Kentsel dönüşüm projeleriyle şehirlerin yeniden yaşanabilir hale getirildiğini belirten Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bunu herkes söylüyor ama söylemek bir şey ifade etmiyor. İcraat lazım icraat... Türkiye Cumhuriyetini tanımlamak lafla olmaz, yaşamakla olur. Bizler istiyoruz ki demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletini hep beraber yaşayalım ve bunun da hazzına ulaşalım” diye konuştu. Fırsatçıya izin yok Toplu konutta atılan adımlarla birlikte inşaat sektöründe demir ve çimento gibi ürünlerin fiyatlarının artırıldığına da değinen Erdoğan, şöyle konuştu: “Bunu fırsata dönüştürmek isteyenler olmadı mı? Maalesef oldu. Bunu fırsata dönüştürmek suretiyle konut satışları arttı, hemen baktık fiyatlar yükseldi. Baktık birdenbire çimento fiyatlarını artırdı, demir fiyatlarını artırdı. Neden? ‘Bu fırsat’ dediler ve bu fırsatı değerlendirdiler. Maalesef bu tür yaklaşımları da, kusura bakmayın insani bulmuyorum, vatansever bulmuyorum. Sadece fırsatçılık olarak görüyorum. Kendileriyle konuştuğumuz zaman ‘Efendim biz fırsat görmedik maliyetimiz ortada, kârımız ortada’... Hepsi hikaye. İstiyoruz ki kimse fırsatçılık yapmasın. Herkes şüphesiz yatırım yapıyor, kazanacak. Kazansın ama bunu bir fırsata dönüştürmesin. Zira kalkınacaksak hep beraber kalkınacağız.” Büyük değişim yaşanıyor Türkiye’nin kalkınma yolunda hızlı adımlarla ilerlemeye devam ettiğini söyledi. Türkiye’de dünya kalitesinde üretim yapıldığını belirten Erdoğan, ‘’Bu ülkede kim taş üstüne taş koyarsa başımızın üstünde yeri var’’ dedi. Erdoğan, şunları kaydetti: ‘’Türkiye’nin çehresinin değiştiğine ve aydınlandığına hep birlikte şahit oluyoruz. Darboğazın, istikrarsızlığın etkileri, artık gerilerde kalıyor. Artık laf üreten değil iş üreten bir iktidar iş başında. Türkiye büyük bir değişim yaşıyor.” “Türkiye’de yatırımlar durdu” diyenlere itibar edilmemesi gerektiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, buna en iyi cevabın bugün Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde verildiğini söyledi. Erdoğan, ‘’Türkiye’de yatırımlar bütün hızıyla sürüyor, rakamlar ortada’’ dedi. Erdoğan, Balıkesir’deki programını tamamladıktan sonra Ankara’ya döndü. > Bandırma’ya enerji santrali BANDIRMA (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin mevcut enerji havzalarıyla dünyada çok farklı bir görüntü ve konuma gelmekte olduğunu, ayrıca bir enerji terminali olması bakımından da kuzeyden güneye, doğudan batıya stratejik bir konuma ulaştığını belirterek, “Buralara kolay gelmedik. Eğer dış politikadaki sıkı, hızlı yarış olmasaydı, bu diplomasi olmasaydı buralara gelemezdik” dedi. Erdoğan, Bilgin Enerji A.Ş. tarafından Balıkesir’in Bandırma ilçesinde yaptırılan “Bandırma Rüzgar Enerji Santralinin (BARES)” açılış töreninde, Türkiye’nin bu alanda en büyük enerji santrali olan Bares’in, Türkiye’nin rüzgardan enerji üretiminde yeni bir aşama, kırılma noktası olduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin zengin doğalgaz ve petrol yataklarının bulunmamasının, enerji açısından yoksul bir ülke olduğu anlamına gelmediğinin altını çizen Erdoğan, Türkiye’nin alternatif enerji kaynakları açısından aslında son derece zengin olduğunu, bu santralin bir kez daha buzenginliği ispatladığını kaydetti. Erdoğan, Bares’in Türkiye’de toplam 20 megavat olan rüzgar enerjisinin gücünü yüzde 150 oranında artırarak 50 megavata çıkaracağını kaydederek, böylesine tesislerin gerek çevre sağlığı gerekse Türkiye’nin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi açısından son derece önem arzettiğini dile getirdi. Bu santralde yılda 120 milyon kilovatsaat enerji üretileceğini belirten Erdoğan, bunun 97 bin nüfuslu Bandırma’nın bütün konutlarındaki elektrik ihtiyacını karşılayabileceğine dikkati çekti. Erdoğan, Türkiye’de 3 yıl içinde 15 milyar kilovatsaat rüzgar enerjisi üretecek santral kurmanın mümkün olduğunu, uzun vadede bunun 3-4 katı kadar elektriğin yalnızca rüzgardan sağlanabileceğini, bunun için sadece kalkınma arzusu ve gelişme iradesinin millete yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi. Erdoğan, açılışın ardından Bilgin Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Bilgin’le birlikte rüzgar türbini kulelerinde inceleme yaptı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT