BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Borçlunun namazını kılmadı!

Borçlunun namazını kılmadı!

Tebük Gazvesine giderken Peygamber efendimiz bir ara Eshâb-ı kirâma; - Yarın su bulamazsanız, susuzluğa uğrayacaksınız, buyurarak ihtiyâtlı olmalarını hatırlattı. Bunun üzerine Eshâb-ı kirâm su aramaya çıktılar. Hz. Ebû Katâde ise Peygamberimizin yanından ayrılmadı. Susuzluğa tahammül ederim, yeter ki Resûlullaha bir zarar gelmesin diye düşündü.



Tebük Gazvesine giderken Peygamber efendimiz bir ara Eshâb-ı kirâma; - Yarın su bulamazsanız, susuzluğa uğrayacaksınız, buyurarak ihtiyâtlı olmalarını hatırlattı. Bunun üzerine Eshâb-ı kirâm su aramaya çıktılar. Hz. Ebû Katâde ise Peygamberimizin yanından ayrılmadı. Susuzluğa tahammül ederim, yeter ki Resûlullaha bir zarar gelmesin diye düşündü. Resûlullah efendimiz gece bir ara develerinin üzerinde uyudular. Bu sırada uyku hâliyle biraz eğilmişlerdi. Ebû Katâde gidip, Resûlullahın mübârek vücudunu doğrulttular. Biraz sonra, mübârek bedenleri tekrar eğilmiş, düşecek bir vaziyet almıştı. Hz. Ebû Katâde tekrar Resûlullahı kaldırdı. Bu defa Resûlullah efendimiz uyandılar. Resûlullah efendimiz Ebû Katâde bu hassasiyetlerinden dolayı Resulullahın şu duasına mazhar oldu: “Yâ Ebâ Katâde! Sen Allahın Resûlünü muhafaza ile meşgul oldun, Allahü teâlâ da seni muhâfaza etsin!” Ebû Katâde, İslâm kardeşliğini, yaşayışı ile bilfiil gösteren bir sahâbîdir. Bir gün bir cenâze getirildi. Peygamber efendimizden namazını kıldırması istendi. Fakat Resûlullah efendimiz, onun borcu olup olmadığını sordu. İki altın borcu olduğu söylenince, Peygamber efendimiz tekrar, borcu için karşılık bırakıp bırakmadığını sordu. Bir şey bırakmadığı bildirildi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz buyurdu ki; - Götürün, namazını siz kılınız! Orada bulunanlardan Ebû Katâde dedi ki: - Yâ Resûlallah! Onun borcunu ödemeyi ben üzerime alıyorum. Resulullah efendimiz sordu: - Bu iki altın borç, senin üzerine oldu mu ve meyyit borçtan kurtuldu mu? Ebû Katâde, “Evet” deyince, Resûlullah efendimiz cenâze namazını kıldırdı. Böylece Ebû Katâde, o zâtın Resûlullah tarafından cenâze namazının kılınmasına ve saâdete kavuşmasına vesîle oldu. Uhud Gazâsında Ebû Katâde’nin bir gözü çıkıp yanağı üzerine düştü. Resûlullaha getirdiler. Mübârek eli ile gözünü yerine koyup buyurdu ki: - Yâ Rabbî! Gözünü güzel eyle! Bunun üzerine gözü, diğerinden güzel oldu. Ondan daha kuvvetli görürdü...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT